Kur’an Kursu Öğreticileri Ne Zaman “Kur’an Kursu Öğretmeni” Olacak

Kur’an Kursu Öğreticilerinin Kuran Kursu Öğretmeni unvanını alması ile ilgili bu güne kadar hem siyasi irade  hem de Kurumsal anlamda idareden Gerekli yasal düzenleme yapılacağı sözü verilmiş ancak bu güne kadar verilen bu sözler tutulmamıştır.

Kur’an Kursu Öğreticileri Ne Zaman “Kur’an Kursu Öğretmeni” Olacak

Kur’an Kursları, Türkiye’de Kur’an öğretimini sürdüren en önemli kurumların başında gelir. 

Bu kurumların amacı, Başkanlığımız bünyesinde istihdam edilen Kuran Kursu Öğreticilerimiz tarafından Kuran-ı Kerimi okumak, anlamını öğrenmek, hafızlık yapmak ve din eğitimi almak isteyen vatandaşlarımıza ve 4/6 yaş kategorisinde bulunan çocuklarımıza  Din eğitimi verilmesini sağlamaktır.

Yani bu kurumlar, Kutsal Kitabımızın öğrenilmesi, ezberlenmesi gibi önemli bir görevide yerine getirmektedir. 

Esasında Kur’an Kursları da bir eğitim-öğretim kurumudur. 

Diyanet İşleri Başkanlığının mevzuatına göre Kuran Kurslarında eğitim veren hocalarımıza maalesef Kuran Kursu Öğreticisi denmektedir. 

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde, kadrolu, sözleşmeli, ve geçici Kuran kursu öğreticileri olmak üzere toplam 30 bin’e yakın  Diyanet çalışanı Kuran Kursu Öğreticisi kurumda görev yapmaktadır. 

Kur’an Kursu Öğreticilerinin Kuran Kursu Öğretmeni unvanını alması ile ilgili bu güne kadar hem siyasi irade  hem de Kurumsal anlamda idareden Gerekli yasal düzenleme yapılacağı sözü verilmiş ancak bu güne kadar verilen bu sözler tutulmamıştır.

Diyanet Birlik Sen Sendikası başta olmak üzere duyarlı olan sendikalar, sivil toplum örgütleri, ilgili meslek ve medya kuruluşlarınca bu konu gündemde tutulmasına ve birçok kez Bakanlık düzeyinde sorunun çözüleceği sözü verilmiş olmasına rağmen, hala bir arpa boyu yol alınamamış olması da enteresan bir durumdur.

Zamanın Diyanetten sorumlu Başbakan yardımcısı  Bekir BOZDAĞ’ın;
“Kur'an Kursu Öğreticilerini kesinlikle Öğretmen yapacağız, bu konuda talimat verildi. açıklamasının üzerinden ise  tam tamına  8 yıl geçmiştir.

Bekir BOZDAĞ iktidar partisinde hala aktif Siyasetin içinde siyasetine devam ederken Bizim payımıza düşen sıfır elde var sıfır’dır

Bu geçen süre içinde  Kuran Kursu Öğreticilerinin Kuran Kursu Öğretmeni Olması yönünde hükümet tarafından verilen sözler unutulmuş konuyla ilgili Diyanet Camiası kandırılmış bugüne kadar  sonuca yönelik olumlu bir adım atılmamıştır.

Diyanet Birlik Sen Sendikası ve aziz Milletimiz Din görevlisini ve Diyanet camiasını bu milletin olmazsa olmazı olarak görmektedir. 
TBMM de konuyu olumlu karşılıyacak ve çözüme yönelik katkı sağlayacak ittifaklar varken bu konunun çözüme kavuşturulmaması Diyanet camiasını derinden üzmektedir.

Siyasi irade ve hükümet tarafından kadük duruma düşürülen Kuran Kursu Öğreticilerine Öğretmenlik verilmesi şimdi bu dönemde verilmeyecekse  ne zaman verilecek sorusunuda beraberinde getirmektedir.

Birde Ne zaman bu konu gündeme gelse bazı çevreler bilgiç bilgiç saydırmaya başlar; “Öğretmenlik için lisans mezuniyeti, pedagojik formasyon vs. gerekir,” bunlar nasıl öğretmen olacak” itirazlarını yaparlar.

Aynı İlahiyat fakültesinden mezun olan  ve aynı  eğitim- öğretim işini  iki farklı devlet kurumunda ifa eden  Meb-Diyanet iki kişiden birisine “Öğretmen” denirken, diğerine yani Diyanette görev yapan İlahiyat mezununa “sen öğretmen değilsin” demek çok komik ve o kadar da gülünç bir durumdur.

Aynı eğitimi lisans+ pedagojik formasyon ve aynı işi Eğitim-öğretim yapan Devletin memurlarına devletimizin tüm kurumlarında “Öğretmen”  denirken, 
Diyanet İşleri Başkanlığında bu şartlarda görev yapan  hocalarımıza adeta üvey evlat muamelesi uygulanarak hiçbir mantık ve resmi dayanağı olmaksızın “öğretici” denmesine Diyanet Birlik Sen’ olarak gönlümüz razı olmadığı gibi bu haklı itirazı  ve yapılan yanlışı her platformda gündeme taşıyacağız.

Gaye üzüm yemek ise çözüm basittir; 

Öğretmenlik için asgari “Lisans ve pedagojik formasyon  sahibi olmak” şartı getirilerek öncelikle şartları tutanlar, “Kuran Kursu Öğretmeni” yapılabilir.
Daha sonrada hala görevde olan personelin mesleki yeterlilik ve sertifakaları ve  Öğretmenlik  şartlarını tamamladıkça Öğretmenliğe geçişleri sağlanabilir.

Burada görevlilerimizede büyük iş düşüyor.
Başta işin mağdur tarafı olan Kuran Kursu Öğreticilerimiz de boş durmamalı Cimer başta olmak üzere haklı taleplerini iletmelidirler .

İllerin  yerel siyasetçileri ve Milletvekilleriyle konu  paylaşılmalı mağduriyet ifade edilmelidir.

Hocalarımızın üyesi olduğu sendikaları bu ve buna benzer konularda Üyesinin   sıkıntısıyla ilgilenmiyorsa Diyanet Birlik Sen olarak onlarada hizmet edeceğimizi ve bu konunun takipçisi olduğumuzu yinelemek istiyorum.

Diyanet Birlik Sen çözüm bekleyen konuları gündeme taşımaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecek.

Diyanet İşleri Başkanlığımızdan ve Hükümetimizden Kuran Kursu Öğreticilerinin Kuran Kursu Öğretmeni olarak yasal mevzuat düzenlemesinin acilen yapılarak bu haksızlığın devletimiz tarafından bir an önce giderilmesini bekliyoruz. 

Kenan AK
Diyanet Birlik Sen Genel Başkanı

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.