MEB’i Kim Yönetiyor? Dağ Fare Doğurdu

MEB müdür, müdür yardımcılığı için yazılı sınav yapılması kararı ile ilgili bir açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Rize Şube Başkanı Murat Köseoğlu, adeta dağ fare doğurdu, dedi. Sınavın görevde olan tüm idarecileri kapsaması gerektiğini belirten Köseoğlu, zaten köşe başları yandaşlar tarafından tutulmuş. O zaman sayın bakan, adalet ve liyakat esas alacak derken, yine yandaşların haklarının korunacağını mı vurgulamıştır, dedi.

MEB’i Kim Yönetiyor? Dağ Fare Doğurdu

Bu anlayışla Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’un başarılı olma ihtimalinin ortadan kalktığını, hem kendisini hem de Milli Eğitimi sendikal görünümlü bir çeteye teslim ettiğini belirten Köseoğlu, okullardaki yandaş üç-beş müdürü koruma anlayışına bir ülkenin geleceği heba edilemez, diye konuştu.

Konuyla ilgili Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın açıklamalarına da yer veren Köseoğlu, “Genel başkanımız Sayın Talip Geylan aşağıdaki açıklamasıyla vicdanlarda ve zihinlerdeki kokuşmuşluğu, iflah olmaz haysiyet yoksunluğunu çok güzel dile getirmiştir.” dedi.

Konuyla İlgili Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın Açıklaması:

“Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı.

Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi?

Ne yapılmaya çalışılıyor? Eğitim kamuoyu ile dalga mı geçiliyor, yoksa Bakanlık yönetiminin kafası, süreci yönetemeyecek kadar bulanık mı?

Hangi yaptığınız doğru idi; ya da eğitim çalışanları bundan sonra hangi taahhüdünüze itimat edecek?

Bu tutarsızlığın, eğitim kamuoyunda MEB’e karşı uzun yıllardan sonra oluşmuş olan güven duygusunu fütursuzca harcamak olduğunu göremiyor musunuz?

Dün ekşi dediğinize ertesi gün tatlı demeniz, takip eden günde de tekrar ekşi demeniz; “MEB’i kim yönetiyor?” sorusunu haklı çıkarmaz mı?

Gerçekten Bakanlığı kim yönetiyor?

Bakanlığın yeni yönetimi de “Adamlarımıza dokunursanız, aşil tendonlarımızı kesmiş olursunuz” diye rest çeken çetelere teslim mi oldu?

Sayın Ziya Selçuk’un Bakanlık görevine atandığı ilk andan itibaren aylardır “Siz dert etmeyin, Sayın Selçuk siyasetin bir algı operasyonudur, dükkanın patronu hala biziz” diye ahlaksızca propaganda yapan, yönetici atama takvimi geri çekildiğinde de “Rahat olun, o kadar kolay değil, yukarılarla görüştük takvim aynen tekrar yayınlanacak” diye kapı kapı gezen paralel yöneticilerin bir bildiği varmış demek ki!

Sayın Ziya Selçuk ve MEB yönetiminin, şu ciddi gerçeği göremiyor olmasını da anlamak mümkün değil: 2014 yılında binlerce başarılı okul idarecimizin, düzmece komisyonların tasarruflarıyla 75 puanın altında bırakılarak yöneticiliği düşürülmüş idi. Yine 2014-2016 sürecinde benzer düzmece komisyonların sipariş mülakat değerlendirmeleriyle binlerce “yandaş”, okul yöneticisi olarak iş başına getirilmiş idi.

İşte o yıllar, FETÖ melanetinin kamu yönetiminde hala etkin olduğu ve süreci önemli oranda tanzim ettiği dönemdi.

Tabii ki, toptancı bir yaklaşımda ASLA değiliz, ama şu gerçeğe herkes malumdur ki, o dönem mülakat ahlaksızlıklarının sonucu ciddi bir FETÖCÜ yapılanma eğitim yönetimine sirayet etmiş idi.

Hal böyleyken, eğitim kamuoyu, binlerce eğitimcinin kul hakkını yiyenleri ve eğitimde huzuru katledenleri ödüllendirecek bu atama takvimini nasıl hazmedecektir?

Ya da Bakanlık idaresi, dilinde tüy bitercesine aylardır bu gerçeği haykıranların ikazlarına neden kulak tıkadı?

Soruyoruz: Kime gücünüz yetmedi? Kim ya da kimlerden çekiniyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, 23 Ekim 2018 tarihinde Külliye’de yapılan törende “Okul müdürlüğünden MEB üst yönetimine kadar eğitim yönetimini dışarıdan müdahalelere kapalı hale getireceğiz” talimatını ortaya koymuş iken, MEB yönetimi olarak aşamadığınız “irade” neresidir?

Sayın Cumhurbaşkanı’nın onayı ile okul yöneticilerinin merkezi yazılı sınavla atanacağı hususu Vizyon Belgesi ile taahhüt edilmişken ve bizzat Sayın Ziya Selçuk tarafından ÖSYM tarafından sınav yapılacağı duyurulmuş iken kul hakkı yiyenleri bir kez daha ödüllendirecek bu takvimin yayınlanması “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu yemektir?!”

MEB, sayın Cumhurbaşkanı’nın defalarca dile getirdiği, eğitimdeki başarısızlığın müsebbibi olan liyakatsiz yandaş yöneticilere “dokunmayacak” ve yıllardır başarılı eğitimcileri eleyerek eğitim kurumlarını işgal etmiş olan hak gaspçısı çetelerden hesap sormayacak mıdır? Bakanlık, bu cesaretten yoksun mudur?

Bu dirayeti ortaya koymak için, eğitim kamuoyunun aylardır verdiği güçlü destekten ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın 23 Ekim’de ortaya koyduğu tutumdan daha büyük başka nasıl bir dayanağa ihtiyaç duyulmaktadır? Ki, “aşil tendonlarına” dokunulamamaktadır?

28 Şubat Postmodern Darbesi’nin yıldönümünde yayınlanan yönetici atama takvimiyle adeta MEB’de LİYAKAT DARBESİ gerçekleştirilmiştir.

Sayın Bakan ve MEB üst yönetiminin şunu bilmesini isterim ki; yıllardır bizzat yönetenler tarafından eğitime büyük tahribatlar verilmiştir. Ama emin olun ki, şu an en az bundan öncekiler kadar büyük bir tahribatla karşı karşıyayız: Çok uzun süreden sonra eğitim çalışanlarında oluşan geleceğe dair ümit ve eğitim yönetimine karşı hayat bulmuş olan güven duygusu rencide edilmiştir.

Buna kimsenin hele ki Milli Eğitim Bakanlığı’nı yönetme sorumluluğunu taşıyanların hakkı yoktur!

Öte yandan başta MEB yönetimi olmak üzere ülkemizi idare edenler, kuru gürültüsü çok çıkan menfaat çetelerinin hesapları üzerinde değil, memleketimizin gelişmesi ve ülkemizin huzuru için heyecan duyan milletimizle ittifak etmelidir.

Türk Eğitim-Sen olarak, Bakanlık yönetimine çağrıda bulunuyoruz: Gelin eğitim çalışanlarının ümit ve heyecanını heder etmeyin. Milli Eğitim Bakanlığı’nın iradesine ipotek koyan, adeta paralel bir yönetim ihdas edenleri bir kez daha ödüllendirmeyin. Hatadan dönerek, eğitim çalışanlarının beklentilerini ve eğitimin gerçek ihtiyaçlarını karşılayan bir yönetici atama sistemini ihdas edelim. Liyakat ve ehliyet esasına dayalı bir düzenle tartışmaları bitirerek, Milli Eğitim Bakanlığı’nı adeta Yönetici Atama Bakanlığı olarak anılmaktan kurtaralım.

Aksi halde yazık olacak, çok yazık olacak!

Öte yandan, şunun da bilinmesini özellikle isteriz ki; Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının hak ve haysiyetini korumak için her türlü hukuki ve demokratik mücadelesini tavizsizce ve kararlılıkla sürdürecektir.”

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Y.hizmetli 7 ay önce

Milli eğitim bakanlığı yardımcı hizmetler sınıfını sınava tabi tutuyorlar müdürleri dikey geçiş yapıyorlar hangisi adaletli bizleri de geçirsinler dikey geçiş yapsınlar hakkımı helal etmiyorum.

Misafir Avatar
zaza 7 ay önce @Y.hizmetli

sen hangi haktan bahsediyorsun önce işini yap girdin mi sınava 20 puanla nereye gidiyorsun

Beğenmedim! (0)
Avatar
Yiğit 7 ay önce

Meb'i, şu anda milli bir irade ile tabiiki meb Bakanı ve yöneticileri yönetiyor, eskiden öyle değildi, mebi de diğer kurumları da kimin yönettiği pek belli değildi. Zira halkla kan uyuşmazlığı bulunan birçok uygulama yapılmıştı.

Avatar
zaza 7 ay önce

bu camia dan bir cacık olmaz