Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının kaldırılması için kanun teklifi

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının kaldırılması TBMM gündeminde. CHP Zonguldak Milletvekili Ünal DEMİRTAŞ tarafından verilen kanun teklifi ile sözleşmeli öğretmen atanmasına olanak tanıyan kanun hükmünde kararname hükmünün yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir. 22 Mayıs 2019'da TBMM Başkanlığınına sunulan kanun teklifi 31 Mayıs 2019 tarihinde Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonuna havale edildi.

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının kaldırılması için kanun teklifi

652 Sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklikk Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifi. Teklifin Özeti: Teklif ile; sözleşmeli öğretmen atanmasına olanak tanıyan kanun hükmünde kararname hükmünün yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 

652 Sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar Ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifim ekte gerekçesi ile birlikte sunulmuştur. Gereğini saygılarımla arz ederim. 
Ünal DEMİRTAŞ /Zonguldak Milletvekili 

GENEL GEREKÇE : Milli Eğitim Bakanlığı, bir ülkenin gelişim ve ilerlemesinde temelde yer alan Bakanlıklardan birisidir. Bu nedenle eğitim politikaları en fazla dikkat edilmesi gereken alanların başında gelmektedir. Ancak AKP'nin iktidarlarda olduğu 17 yıl boyunca eğitim, en fazla yanlışın yapıldığı alan olmuştur. Milli Eğitim, sürekli bakan değiştirilen, müfredatı tartışmalı, bilimsel eğitimden uzaklaşan, bu nedenle de başarının bir türlü yakalanamadığı sorunlar yumağı bir alan haline gelmiştir. Bu durum da var olan sorunları çözmediği gibi onları daha da büyütmüş hatta yeni yeni sorunların da ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yanlış ve tutarsız eğitim politikaları sonucunda, bugün Türkiye eğitimde, pek çok ülkeye göre geri sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle yıllar içinde, eğitim hayatı, artan sorunlar, düşen başarı oranları ve zorlaşan çalışma koşulları ile gündeme gelmiştir. Eğitimde başarının yakalanabilmesi için eğitimin en önemli unsuru olan öğretmenlerin sorunlarinin çözülmesi gerekmektedir. 

AKP, her alanda ayrımcılık yaptığı gibi öğretmenleri de ayrıştırmış, eğitim hayatına sözleşmeli, ücretli öğretmen gibi yeni kavramlar ekleyerek, öğretmenleri bölmüştür. Aynı işi, aynı şekilde yapan çalışanlar arasında yarattığı ücret, sosyal güvenlik, iş güvencesi açısından uçurumlar yaratan taşeron sistemi eğitim alanına da, bu kavramlarla girmiştir. 

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre: Nisan 2019 tarihli itibariyle Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi eğitim kurumlarında alanlar bazında görev yapan kadrolu öğretmen sayısı 770 bin 427,sözlşemeli öğretmen sayısı 83 bin 366,yaklaşık 80 bin de ücretli öğretmen çalışmaktadır. Ataması yapılmayan öğretmen sayısı ise yaklaşık 500 bindir. Net öğretmen ihtiyacı ise yine Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 92 bin 165 olarak açıklanmıştır. 

Görevleri çocuklarımıza nitelikli bir eğitim vermek olan ve sözleşmeli ve ücretli olarak ayrıştırılan öğretmenlerimizin, onların sosyal ve ekonomik hayatlarını temelden etkileyecek büyüklükte sorunları vardır, 

Öncelikle; sözleşmeli öğretmenlerin 6 yıl boyunca eş ve özür durumuna bağlı olarak tayin hakları yoktur. Sözleşmeleri her yıl yenilendiği için iş güvenceleri yoktur. Rapor süreleri, evlilik, babalık ve ölüm izinleri kadrolulara göre daha kısadır. Kıdem ve kademe ilerlemeleri 4 yıl sonra kadrolu atamaları yapıldığında mümkün olabilmektedir. Tüm bunlar aslında bir öğretmenin verimli ve aktif çalışmasını teşvik etmekten daha çok mesleği bırakmaya yönlendirecek uygulamalardır. 

Ücretli öğretmenlerin ise iş güvenceleri yoktur. Okul idareleri tarafından görevlerine son verilebilmektedir. Yaz tatilinde, yarıyıl tatilinde, bayram tatillerinde ve hava şartları nedeniyle yapılan tatillerde ücret ve sigorta kesilmekte, sigorta primleri ise aylık toplam ders saat sayısına göre ödenmektedir. Buna göre ücretli öğretmenler, ayda en fazla 16-17 gün sigortalı olabilmektedir. Hiçbir tazminat hakları bulunmayan ücretli öğretmenlere hazırlık ödeneği, promosyon gibi ödemeler de yapılmamaktadır. Maaş alamayan ücretli öğretmenlere, girdikleri ders saati başına ücret ödenmektedir. Ücretli öğretmenlerin çoğu, asgari iegtin altında 1.500-2.000 TL aylık ücret almaktadırlar. Geleceğimiz olan çocuklarımı y emaneta, ettiğimiz öğretmenlerimizin bir kölelik düzeni içinde 1.500-2.000 TL ücrete mahkum Anayasa'ya açıkça aykırıdır. 2019 yılı için belirlenen 2 bin 20 liralık asgari ücretin bile, açlık sinirinin-Nisan ayı açlık sınırı 2 bin 106 TL- altında kaldığı bu dönemde, üniversite mezunu bir eğitimcinin taşeron işçisinden daha kötü koşularda çalıştırılması ve bu düzenin devam etmesinde israrcı olunması insanlık dışıdır. 

Tüm bu sorunları yaşayan, iş güvencesi, geçim kaygisi ve aile bütünlüğünü sağlamak gibi ciddi sorunlarla boğuşmak zorunda bırakılan öğretmenlerin, mesleklerinde yüksek bir performans sergilemelerini beklemek, çocuklarımıza yeterli eğitimi ve öğretimi verdiğini düşünmek hayalcilik olur. 

Bunun yanında, ülkemizdeki öğretmenlerin yaşadığı bu durumun hem uluslararası hem de ulusal mevzuattaki düzenlemelere de açıkça aykırılık teşkil etmektedir. 

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 23.maddesinde:“Çalışan herkesin, kendisine ve ailesine insanlık onuruna yaraşır bir yaşam sağlayan ve gerektiğinde her türlü sosyal koruma yolları ile de desteklenen adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır” denirken, Avrupa Sosyal Şarti'nin, İkinci Bölümünün "Adil Bir Ücret Hakkı” başlıklı 4'üncü maddesinde; “Tüm çalışanların, kendileri ve ailelerine iyi bir yaşam düzeyi sağlamak için yeterli adil bir ücret alma hakki vardır” düzenlemesi getirilmiştir. Ayrıca öğretmenler arasındaki ayrimlar, Türkiye'nin de imzaladığı Uluslararası Çalışma Örgütü'nün temel sözleşmelerindeki çalışma koşulları ile asgari ücrete ilişkin yaklaşım ve düzenlemelere de aykırıdır. 
İç hukuk açısından da en temel düzenleme Anayasa'nın "Ücrette Adalet Sağlanması” başlığı altında, madde 55'te yapılmıştır. Buna göre “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır” düzenlemesi getirilmiştir. 

Bugün ülkemizde, normal ve makul bir uygulama gibi ücretli öğretmenliğe israrla devam ettirilmesi İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Avrupa Sosyal Şartı'na ve Anayasa'ya açık bir aykırılık teşkil etmektedir. Kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmen olarak ayrılan, görevleri insan yetiştirmek olan öğretmenlerimiz, 21. yüzyılda sosyal ve özlük hakları bakımından kölelik düzeninden farksız bir sistemin içinde sorunlarla boğuşmaktadır. MEB, eğitim fakültelerindeki artışı övünç kaynağı olarak ifade ederken, öğretmen olarak atanmayı amaçlayanların sayısının 1 milyonu aştığını söylemekte ancak tek bir somut çözüm önerisi getirmemektedir 

Sunulan teklifle; Öğretmenler arasında yaratılan bu ayrımın ortadan kaldırılması, tüm öğretmenlerin kadrolu olarak atamalarının yapılması, eğitim hayatının temel unsuru olan öğretmenlerimizin çalışma koşulları, özlük hakları açısından eşit koşullarda olması ve eğitim hayatındaki taşeronlaşma ve kayıt dışılığın önlenmesi amaçlanmıştır.

Kamubiz.com ÖZEL /ANKARA

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
KAMUDA GEÇİÇİ ÇALIŞMAYI KALDIRILSIN MEVCUT ÇALIŞANLAR MADUR EDİLMESİN 3 ay önce

KAMUDA 4C Lİ 4 B Lİ VEKİL EBE Mİ OLUR VEKİL İMAMMI VEKİL MÜEZZİNMİ OLUR VEKİL HEMŞİREMİ OLUR VEKİL ÖGRETMEN Mİ OLUR BU KİŞİLER 657 TABİ ŞARTLAR TAŞİYANLARDAN KPSS VE HANGİ KURUMSA O KURUMA AŞT BİR YETERLİLİK SIBAVI ONUDA ÖSYM YAPIYOR SONRA ORDAN VELLİ PUAN KPSS GİBİ O İKİSİ SONRA HANGŞ KURUMA GİRECEKSE ORA NIN AÇTIĞI SINAVA GİRİP MÜLAKATI GEÇMEN GEREKŞYOR SONRA KADROLU YERİNE VEKALETEN ASKERİ ÜCRET ÜZERİNDEN HİÇ BİR İZİN HAKKINIZ YOK HAFTA SONU BİLE KAMU HAKKI İZİN HAKKARIN ELİNDEN ALINMIŞ BÜTÜN SOSYAL ADAKET HAKHUKUK OLMADAN ZULUM GÖZ YAŞİ İÇİNDE İŞİNE SON VERİLİYOR TAZMİNATSİZ İŞSZLİK MASŞİ BİKE. YOK İŞ GÜVENCE YOK KADROSUZ. GELECEĞİ OLMADAN BUNU TÜRKİYE MŞLLET MECLİSİ YAPMAZ İNSANLIKTAN YOKSUN BİR SİYASET İKTŞDAR BULADSR ZULUM YAPAMAZ KULLNMAZ PEŞKEŞ ÇEKEMEZ YAZIKLAR OLSUN BİR İMAM HATİP Lİ OLARSK BİZİ DİNSİZLİGE ZULUME GÖZ YAŞİ̇NA MAHKUM ETTİLER. BU YAPSA YAPSA. VATAN HAİNİ FETOVU TERÖR ÖRHÜT YANDAŞ SİYASETÇİLERİ. YAPAR

Avatar
Sözleşmeli öğretmen 3 ay önce

Sözleşmeli öğretmen eş tayın hakkı 2 +1 yıla indirilmeli. Bu konuda yardım istiyoruz