Ücretli öğretmenlerin sorunları ve genel talebi

Onlar MEB’in görünmeyen cefakar, emekçi ve gizli kahraman öğretmenleri olarak değerlendirilmeliler. Yıllarca kendi branşlarına sınırlı sayıda kontenjan verildiği için açıkta kalıp atanamadıkları için ücretli çalışmak zorunda bırakılan öğretmenlerin 2017 ortaları itibariyle büyük bir umutla eski MEB İsmet Yılmaz’ın verdiği müjdeyle atanacakları günü büyük bir umutla bekleyip durdular.

Ücretli öğretmenlerin sorunları ve genel talebi

MEB ZİYA SELÇUK’UN MECLİSTEKİ ÜCRETLİ SORUNUNA YÖNELİK VEKİLLERCE SORULAN SORULARA VERDİĞİ CEVAP SONRASI KONTENJAN SINIRLILIĞINDAN ATANAMAYIP ÜCRETLİ ÇALIŞMAK ZORUNDA KALAN ÖĞRETMENLERİN HALİ NE OLACAK ŞİMDİ?

Tabi Sn. Yılmaz’ın bu ücretli çalışanların değerlendirilmesi için çalışmaların olacağını bir kanun düzenlemesi getirileceğini, KPSS üstünlüğü ve 3katı şartı aranmaksızın mülakata alınacaklarına yönelikti.
Ama ne yazık ki; bu çıkarılan kanun çıkarılma amacıyla uzaktan yakından bağdaşmadı.
Kanunun çıkış amacı yıllarca MEB bünyesindeki okullarda çalışmakta olan eğitim mezunları ve lisans mezuniyeti herhangi bir branşa kaynaklık eden formasyonlu lisans mezunları olan kimselerin KPSS üstünlüğü aranmaksızın tecrübelerine bakılarak mülakata alınacaklarına ve bu şekilde sözleşmeli kadroya alınacaklarına yönelikti.
S. Yılmaz’ın bu açıklamasından sonra aylar süren bir bekleyiş sonrasında nihayet kanun teklifi meclisten geçirildi ve kanun resmi gazetede yayımlandı.
Başvuru için 3 şartı vardı
1. 2017-2018 Eğitim öğretim yılında çalışmış olmak
2. 2017 KPSS ye girmiş olmak (sadece girmiş olmak değil tabi; en az 50 baraj puanına sahip olmak)
3. MEB bünyesinde en az 542 prim gün sayısını doldurmuş olmak.
Tabi bizim ücretli çalışan öğretmenler büyük bir hevesle onca yıl verdikleri emeklerin karşılığı olarak ödüllendirildiklerini ve atanacakları günü beklemekteydi.
Süreç uzatıldıkça eleştiriler her geçen gün artmaktaydı.
Eleştirenlere göre ücretli ataması beleşten atama olacaktı.
Malumunuz 2017 de en az atamanın yapıldığı yıl olarak tarihe geçmiştir 16 yıllık hükümetimiz döneminde.
Haliyle sadece KPSS ile atanmayı bekleyenlerin hedef tahtası haline geldiler ücretli öğretmenler.
AMA NE YAZIK Kİ  BÜYÜK BİR UMUTLA YILLARCA MEB e HİZMET ETMİŞ BRANŞLARINA SINIRLI SAYIDA KONTENJAN AYRILDIĞI İÇİN SIRF KUTSAL MESLEKLERİNİ İCRE ETMEK VE TERK EDİLMİŞ ÜCRE YERLERDEKİ ÇOCUKLARIMIZA EĞİTİMİ ULAŞTIRMAK İÇİN ÜCRETLİ DE OLSA GÖREVLERİNİ İFA ETMİŞ ÇOCUKLARIMIZA NEFER OLMUŞ EMEKTAR ÖĞRETMENLERİN ASIL HAK EDENLERİ HÜSRANA UĞRAMIŞ OLARAK YİNE AÇIKTA KALMIŞ DURUMDALAR. YİRMİ YILA VARAN EMEKLERİ HEBA EDİLDİ. UMUTLARI TUZLA BUZ OLDU.
Yaşayan bilir içine girince anlaşılır. Vardır ya Nasrettin Hocanın bir fıkrası; eşekten düşer her biri bir şey söyler ama Nasrettin Hoca ;benim halimden kimse anlamaz gidin bana eşekten düşen birini getirin o beni anlar diye.
İşte o misal.
MEB’in her türlü açığını kapatan, yeri gelince söküğünü diken, yeri gelince çatlağını yamalayan öğretmenleri.
Kimsenin gitmek istemediği en ücra yerlerdeki okullara gitmekten kaçınmayan, 1/3lük maaşa razı olup giden öğretmenleridir.
Kar kış, kuytu köşelerde kalmış köy mezra her neresi olursa çocuklarımızın eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanmaları için fedakârlık gösterip eğitimi ulaştıran öğretmenleridir.
5 ila 20 yıla ulaşan emekleri heba edilmemeli.
Sırf geçimlerini sağlamak adına değil, aldıkları 1/3lük ek ders karşılığı ücrete bile razı olarak çocuklarımızın öğretmensiz, eğitimsiz kalmasını göze alamayan öğretmenleridir.
Her koşulda her her yere ulaşan öğretmenlerdir onlar.
Çocuklarımızı daha iyi eğitim almaları için kıt kaynaklarla, imkansızlıklarla ellerinden gelenin en iyisini ve fazlasını yaparak döküntü lojmanlarda kalmak zorunda kalan, döküntü okulları adam ederek eğitimi sağlayanlardır onlar.

Nice Pir Sultanları, Ahmet Arifleri, M.Kemal’leri, Aşık Veyselleri, Aziz Sancarları yetiştiren ve yetiştireceklerdir onlar.
Zaten öğretmen açığını yıllardır bu kontenjan sınırlılığından atanamayıp ücretli çalışmak zorunda bırakılanlarla sağlanmıyor mu? Aynı şekilde o açığı yine onlarla ve bu tecrübeli öğretmenlerin hak ettikleri statüye kavuşturularak giderilmelerini sağlamaktan daha doğal başka bir şey olabilir mi?
Bu cefakâr ve vefakar öğretmenlerimizi MEB in gizli kahramanlarını artık hak etikleri statüye kavuşturmak Tüm yetkililerin boynunun borcudur.
Bu fedakar öğretmenlerimizin Yetkililere iletilmesini istediği: ”Bizler Ek ders ücretinin artışında değiliz, bizler atanmak istiyoruz. STATÜMÜZE KAVUŞMAK kutsal mesleğimizin ünvanıyla anılmak, öğretmenlerin sahip olduğu haklarımıza kavuşmak istiyoruz. Bizler ücretli çalıştırılmak zorunda bırakılan öğretmenleriz. Bizler sıradan ücretli çalışmışlar değiliz. Sanılıyor ki her ücretliyi kapsayıcı talepte bulunuyoruz.
Bizler eğitim mezunları ya da mezuniyeti formasyonla belli branşlara kaynaklık eden öğretmenleriz, eğitimciyiz.

Geçici yarın devam eder miyim endişesiyle çalışmak ya da bir yandan da KPSS ye hazırlanmak zorunda olarak kendi branşlarımızın çalıştığımız okullarda ders olarak verildiği halde başkası bizim derse biz de başka branşta görevlendirilmek istemiyoruz.
Ücretli öğretmenlik ya tamamen kaldırılarak öğretmen açığı kadar kontenjanla atamalar gerçekleştirilsin yok ücretli çalıştırmazsak olmaz deniliyorsa MEM lere ücretli öğretmen görevlendirmesin için gereken yeterlilikler konusu güncelleştirilsin ona göre görevlendirmeler yapılsın ve kademeli olarak ücretliler kadrolaştırılsın.”
aylardır twit etkinlikleri ile, bazı sosyal paylaşım ağlarıyla, tüm partilerin vekilleriyle gerek yüz yüze gerekse sosyal ağlardan ulaşıp mağduriyetlerini belirtmekten vazgeçmediler en son 20.12.2018 de Fox Ana Haber bülteninde ve Artı Tv de Emek ve Hayat programında seslerini duyurmaya çalışan ücretli öğretmenlerimizin emekleri artık sömürülmeden HAK ETTİKLERİ STATÜLERE KAVUŞTURULMASI gerektiğini kamoyunun da desteğiyle meclisteki önergelerin sonuçsuz bırakılmaması sayın ME Bakanı Ziya Selçuk’un, MEB Eğitim Komisyonunun ve TBMM Genel kurulunun bütçe planlama komisyonu görüşmelerinde  bu fedakar öğretmenlerin atanmasını sağlayıcı somut adımlar atması için gereken bütçeyi de ayırması gerekmektedir. 
Yetkililer artık bu feryatları duyup, görüp bir çözüme kavuşturmalılar.
Ya yeterince Kontenjan ayırılıp atanamayan öğretmenlerin ücretli çalıştırılması bitirilmeli
Ya da ücretli çalışmak zorunda bırakılan öğretmenlik mezunlarını artık kademeli atamalı.
Ücretli meselesi artık bir çözüme kavuşturularak sonlandırılmalıdır.

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet 2 hafta önce

Aynen öyle 15 çalıştim en ücra yerlerde üstelik egitim fakültesi mezunuyum böyle mi olmalıydı bu atama?

Avatar
Atanmayan Edebiyatçı 2 gün önce

10 yıl ücretli öğretmenlik yaptık tüm şartların tütmasına rağmen kontenjan yetersizliğinden nedeniyle yine atanamadık Sayın devlet yetkililerimiz umarım bizi de görür hepimiz sadece 1200 civarıyız
..

Avatar
Emek 2 gün önce

Bızım magdurıyetımızı cok guzel anlatmıssınız haykırısımızı artık devlet buyuklerımızın de duyması en bıyuk arzumuzdur

Avatar
Nurgül Çakıcı 2 gün önce

15 .yılımdayım.kül olan umutlarımızı kendileri yeşertti.sonra yeşeren umutlarımızı da yine kendileri ezdi,tepeledi.kul hakkıdır bu.diyecek , anlatacak çok şey var ama duyan olmayınca olmuyor.Ne bakan var ne duyan.buraya sayfalarca yazsam ne olurki

Avatar
Resimci seyda 23 saat önce

Yillarca devletimize hizmet verdik her defasinda magdur olduk artik magduriyetimizin giderilmesini umutla bekliyoruz..KADRO BIZ UCRETLI OGRETMENLERIN OLMALI.HAKETTIGIMIZ YERDE OLMALIYIZ.