ABD Temsilciler Meclisi Kararı Sözde Müttefikin(!) Örtülü Savaş İlanıdır

Bağımsız Yerel Hizmet Sendikası İl Başkanlığı olarak; ABD Temsilciler Meclisinde 1915 olaylarının “soykırım” olarak kabul edilmesi ve Türkiye’ye karşı yaptırım uygulanmasına ilişkin kararların kabul edilemez olduğunu belirterek bunun örtülü bir savaş ilanıdır.

ABD Temsilciler Meclisi Kararı Sözde Müttefikin(!) Örtülü Savaş İlanıdır

BASINA VE KAMUOYUNA 
ABD TEMSİLCİLER MECLİSİ KARARI SÖZDE MÜTTEFİKİN (!) ÖRTÜLÜ SAVAŞ İLANIDIR

Bağımsız Yerel Hizmet Sendikası olarak;
“Sözde müttefikimiz olan ABD’nin Temsilciler  Meclisi’nde  alınan 1915 olaylarının soykırım olarak kabul edilmesi ve ardından ekonomik yaptırım kararları Türkiye’ye karşı örtülü bir savaş ilanıdır.
Müttefiklik ahlakına uymayan ve tarihi siyasete alet eden ABD’nın bu kararı yok hükmündedir.
Türkiye, kendi tarihlerindeki ve toplumlarındaki utanç sahnelerini örtbas etmek isteyen ABD’nin yeni taktiklerine boyun eğmeyecektir.
Başka hiçbir konuda bir araya gelemeyen Temsilciler Meclisinin neredeyse tüm milletvekillerinin 1915 olayları konusunda oy birliği ile karar almaları sadece alçakça bir iftira ve sözde müttefik ülkenin ihanetinden de öte, örtülü bir savaş ilanı olarak anlaşılmalıdır.
Ne yazık ki oylamanın yapıldığı ABD, Türkiye’nin müttefiki(!)dir.
Onlarca imparatorluk ve devlet kuran milletimizin tarihinde utanç duyacağımız hiç bir olay yaşanmadığı gibi 1915 tehcirine ilişkin tarihi gerçekleri hatırlatarak kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.
Tehcir kararının alındığı 27 Mayıs 1915 tarihinde, Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşının içindedir. 8 cephede Rusya, İngiltere, Fransa ve bunların yandaşı ülkelerle savaşmaktadır.
Başta gençler olmak üzere eli silah tutan tüm erkekleri cephededir. Doğu Anadolu’da uzun bir cephede Ruslarla devam eden savaşta, Rusların yanında gönüllü Ermeni alayları, Osmanlı ordusunun gerisinde ise köyleri basan, insanları kadın-çocuk, genç-yaşlı demeden öldüren, camilere doldurup yakan, ordunun ikmal yollarını kesen Ermeni çeteleri faaliyet halindedir. Çanakkale’de deniz savaşlarından sonra başlayan kara savaşları acımasızca sürmektedir.
İşte bu ortamda Doğudaki Ermeni komitacılar, 14 Nisan 1915’te başlattıkları isyanda Van ilini ele geçirerek asırlarca komşuluk ettikleri 30 bin silahsız ve savunmasız Türk’ü katletmişlerdir.
Taşnak ve Hınçak adlı Ermeni terör örgütleri Bitlis, Muş ve Diyarbakır’da onbinlerce savunmasız insanı katletmekle kalmayıp Ruslarla savaşan Osmanlı ordusunun ikmal yollarını kesmek ve arkadan vurmaktan da geri durmamıştır.
TEHCİR KARARI VATAN SAVUNMASINDAN İBARETTİR
Osmanlı Hükümetince; Cephe gerisinin Ermeni terör örgütlerince isyan alanı haline getirilmesi üzerine, savaşan ordularının arka emniyetini sağlamak; erkekleri cephede olan kadın, yaşlı ve çocuklardan müteşekkil şehir ve köyleri korumak için haklı olarak tehcir kararı alınmıştır.
Balkan savaşları nedeniyle yerlerinden kovulan 9 milyonluk nüfusunun 3 milyonunun yollarda Balkan çetelerince imha edilmesi, birkaç milyonunun hastalık ve açlıktan ölmesi ve geri kalanların sefalet içinde İstanbul ve Anadolu’ya sığınmasından sonra Osmanlının aldığı tehcir kararı yeni bir Balkan Faciası yaşanmasının önüne geçilmesini amaçlamıştır. Bu nedenlerle tehcir kararı açıkça zaten bir çok cephede savaşan bir devlet ve millet için vatan savunmasından ibarettir.
1916 yılı ortalarına kadar Tehcir esnasında işlenen suçlar ile ilgili olarak Osmanlı Devleti tarafından, aralarında mülki ve askeri bürokrasiden kişilerin de yer aldığı 67 kişinin idam cezasına, 524 kişinin hapis cezasına ve 68 kişinin diğer cezalara çarptırılması, 1915 olaylarının soykırım olarak nitelendirilemeyeceğinin delilidir.
O dönem Osmanlı İmparatorluğu merkezinde hatta İstanbul dahil işgal bölgelerinde görev yapan yabancı diplomatlar ve askeri yetkililer ile yabancı gözlemcilerin kendi ülkelerine gönderdikleri raporlar, soykırım mağdurlarının Ermeniler değil Türkler olduğunu açıkça göstermektedir.
ABD’NİN  KONUŞMAYA HAKKI YOKTUR
ABD özellikle 19. yüzyılda Kızılderililere karşı bilinçli olarak yürüttüğü etnik katliam ve etnik temizliğin hesabını vermelidir.
ABD, Kızılderilileri yaşadıkları coğrafyadan koparıp yaşamayacakları coğrafyalarda yaşamaya zorladığı Kızılderili tehcirinin hesabını vermelidir.
ABD, Kızılderilileri belirli yerlere kapatılması şeklinde uyguladığı Kızılderili Rezervasyonunun hesabını vermelidir.
ABD, Kızılderililerin sayılarını azaltmak ve çoğalmalarını engellemek için uyguladığı zorla kısırlaştırmaların hesabını vermelidir.
ABD, Hristiyan misyonerlerce  ailelerinden zorla alınarak Kanada ve ABD’nin yatılı okullarında eğitime alınan, anadilleri ve  kültürleri unutturularak asimile edilen çocukların hesabını vermelidir.
ABD, yüzyıllarca uyguladığı köle ticareti ve köle uygulamalarının hesabını vermelidir..
ABD, Hiroşima ve Nagazaki’de atom bombaları ile katledilen onbinlerce yaşlı, kadın, ve çocuğun hesabını vermelidir.
ABD İslam coğrafyasında; Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de işlediği katliamların hesabını vermelidir.
Tüm bu olaylardan sorumlu  ABD’nin, bu katliam ve uygulamaların hesabını vermeden konuşmaya hakkı yoktur.
Tehcir kararı kendi tarihi şartları içinde, siyasetçiler tarafından değil tarihçiler tarafından araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Temsilciler Meclisi, ayrıca ekonomik yaptırımlar için de karar almıştır. Hedef Türk ekonomisidir.
Bütün bu gerçekler ortada iken ABD Temsilciler Meclisi’nde alınan kararlar tamamıyla siyasi ve ekonomik niteliklidir.
Kararların; 2020 yılında  yapılacak seçimler öncesinde alınmış olması, yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın seçim malzemesi olarak kullanılacağını göstermektedir.
Sonuç olarak, karar örtülü bir savaş ilanı niteliğindedir.
Şu andan itibaren ABD’de yaşayan Türkler ABD ırkçıları için açık bir hedeftir.
Yaşanacak her acı olayın sorumlusu ABD Temsilciler  Meclisi ve ABD Hükümeti olacaktır.
Türkiye ABD ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmelidir. Ekonomik yaptırımlara misliyle cevap verilmelidir.
Türkiye’deki ABD üsleri kapatılmalıdır.
İzmir Bağımsız Yerel Hizmet Sendikası olarak  olarak; ABD’yi, Temsilciler Meclisi  ve kapsamda ile bu kapsamda ve hortlatılmak istenen haçlı zihniyetini şiddetle telin ediyoruz.
TBMM ve Hükumet tarafından alınacak karar ve eylemleri destekleyeceğimizi ilan ediyoruz.
Tehcir ve Ermeni katliamlarında hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz.”
İZMİR BAĞIMSIZ YEREL HİZMET-SEN İL BAŞKANI REŞAT BOZAT 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.