MOBBİNG Sempozyumu Sonuç Bildirisi

“4-10 Şubat Mobbing Farkındalığı Haftası” etkinlikleri kapsamında; 5-12 Şubat 2020 tarihlerinde  Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu ve Türkiye Barolar Birliği ile ortaklaşa “Kamuda Mobbing İle Mücadele Paneli” ve “Tüm Yönleriyle Mobbing Sempozyumu”nu gerçekleştirdik.

MOBBİNG Sempozyumu Sonuç Bildirisi

Bilim adamları, akademisyenler, hukukçular, sağlık çalışanları, memur, işçi ve işveren konfederasyonlarının başkan ve yöneticileri, kamu temsilcileri,  Uluslararası Çalışma Teşkilatı Türkiye Direktörü ’nün katılımı ile düzenlediğimiz faaliyetlerin sonunda; mobbing vakalarının nedenleri, kapsamı ve sonuçlarıyla ilgili ortaya çıkan görüş ve düşünceler şöyle sıralanmıştır:

  1. çalışma yaşamının en önemli sorunlarından birinin de iş yerinde yaşanan psikolojik taciz yani mobbing olduğu, özellikle kontrol mekanizmasının yetersiz olduğu, liyakat ve adalet ilkelerinin zedelendiği ortamlarda sıkça görülen ve gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun kişilere sistematik olarak baskı uygulaması durumunu ifade eden mobbing bir insanlık suçu olduğu vurgulanmıştır.

Mobbing; çalışma barışını ortadan kaldıran, onurlu çalışma hakkını ayaklar altına alan, bir işyeri kanseridir. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz, çalışanların itibarını ve onurunu zedelemekte, verimliliğini azaltmakta ve mağdurun sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilemektedir.

Mobbing akıl ve ruh sağlımızı tehdit ediyor

Mobbing ile mücadele; İşyerlerinde verimliliği azaltan, insanları çalışmaktan alıkoyan, yalnızlaştıran, mutsuz eden, psikolojik rahatsızlıkları çoğaltan, anti-depresan kullanımını artıran, mutsuzluğunu evine, ailesine taşıyan mağdurlarla; toplumsal bir yaraya, kangrene dönüştüren, evlilikleri sonlandıran; intihar ve cinayetlere neden olabilen; insanların, haklarını hatırlatma, hukuklarını koruma, kollama mücadelesidir.

Bütün bu sorunlar ortadayken ILO’nun Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizle Mücadele Sözleşmesi, ülkemiz için bir umut ışığı olmuştur. İLO tarafından imzalanan 190 sayılı işyerlerinde şiddet ve tacizi önlemeyi amaçlayan uluslar arası sözleşme ve tavsiye kararı,  ülkemiz tarafından onaylanmalı ve etkin bir biçimde uygulanmalıdır.

Sempozyum sonuç bildirgesi:

- Yasama faaliyetlerinin zaman alacağı öngörüldüğünden öncelikle tüm paydaşların katılımı ile ortak akılla karar veren, hızlı ve etkin hareket eden,  Türkiye Mobbing ile Mücadele Platformu kurulmalıdır.

-Platform; işyerlerinde her türlü ayrımcılığın önlenmesi, etik değerlerin benimsenmesi, mobbing farkındalığının artırılması ve toplumda mobbing ile mücadele bilincinin geliştirilmesi, dünya ölçeğindeki iyi uygulama örneklerinin araştırılması, mobbing ile mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi için kamuoyu oluşturulması, STK’lar arasında bilgi alışverişinde bulunularak ortak aklın geliştirilmesi, bilgi ve deneyim paylaşımının sağlanması ve eğitimler verilmesi amacıyla kurgulanmalıdır.

-Ekonomik ve Sosyal Konsey biran önce toplanmalı; Konseyde görüşülecekler arasında sosyal diyalog, sürdürülebilir çalışma barışı, işyerinde psikolojik taciz, İLO 190 sayılı sözleşme konularının da yer alması öngörülmektedir.

-Farkındalık ve bilinçlendirme için kamu ve özel sektör kuruluşlarında çalışan her statüdeki personel ve yöneticinin işe başladıkları tarihten itibaren ilk altı aylık süre içinde mobbing -motivasyon-verimlilik ilişkisi, zaman ve finans maliyeti konularında en az 15 saat eğitime tabi tutulmalıdır.

- Yargı mensupları ve Avukatlar için de Mobbing farkındalık ve Temel Analiz Uzmanlık Eğitimleri düzenlenmelidir.

-İş sağlığı ve Güvenliği Kanununda Psikolojik risk faktörlerini en aza indirecek, gerekli önlemlerin alınmasını özendirecek hukuki bir yapı kurgulanmalıdır. Kurum mevzuatlarında psikolojik tacize yol açacak hususlar düzenlenmelidir. Belirli büyüklükteki işletmelerde mobbing konusunda uzmanlaşmış ekipler oluşturulmalıdır.

-Psikolojik taciz konusunda Sağlık Bakanlığınca ihtisaslaşmış klinikler açılmalı, psikolojik tacize maruz kalarak çalışma gücünü, çalışamayacak kadar kaybedenler bu kliniklerde tedavi edilmelidir. Bu tedaviler Sağlık Uygulama Tebliği kapsamına alınmalıdır.

-Adli Tıp Polikliniklerinin kurumsal kapasitesi artırtılmalı, bütün adli tıp polikliniklerinin mobbing vakalarına bakacak şekilde mevzuat alt yapısı geliştirilmeli, bu kliniklerde mobbing konusunda bilgili, birikimli uzman sayısı artırılmalıdır.

-Kamu kurum ve kuruluşlar bünyesinde, psikolojik destek birimleri kurulmalı, bu birimlerde çalışacak sosyal çalışmacı, mobbing uzmanı, psikolog kadroları açılarak, bu alandaki istihdam artırılmalıdır.

- 2011/2 sayılı “İşyerinde Psikolojik Tacizle Mücadele” genelgesi günün koşulları ve bugüne kadar edinilen bilgi birikimi ve tecrübe ile kapsamlı olarak yeniden düzenlenmeli ve yayımlanmalıdır.

- Açılacak tazminat davaları Borçlar Kanununda, sebepsiz zenginleşme hükümleri dışında tutulmalı, hâkim tarafından hükmedilecek tazminat tutarı doğrudan zorbalık yapan kişiye ve önlemekte yetkisi olduğu halde önlemeyenlere ayrı ayrı rucü edilmelidir.

- Psikolojik tacizin açık, net bir tanımı yapılarak Türk Ceza Kanunu kapsamında alt sınırı 2 yıl 6 ay olmak üzere hapis cezası öngörülmelidir. Mobbing suçu işleyenlere ayrıca para cezası verilmelidir. Bu ceza psikolojik taciz yapanları caydırıcı nitelikte olacaktır.

- Zorbalar, mağdur hakkında sudan bahanelerle soruşturma açmakta, mağdura suç uydurulmakta, uydurulan suça disiplin cezaları verilmektedir. Suç isnat eden de, cezayı veren de maalesef idarenin kendisi olmaktadır. Bu mağdurun daha mağdur, zorbanın daha da zorba olmasının yolunu açmaktadır. Soruşturmaların tümüyle kurum dışından konunun uzmanı muhakkikler tarafından yapılması için yasal düzenleme yapılmalıdır.

- Esas olan mobbinge uğrayan çalışanın süreçle mücadele ederken bir kez daha mağdur edilmemesidir. Mobbingi uygulayanın sağlıklı bir şekilde tespit edilerek sürecin durdurulması, cezalandırılması ve mobbing uygulamasına neden olan davranış bozukluklarının tespit edilerek rehabilite edilmesidir.

 

- Bu konuda, işyerlerinde profesyonel düzeyde çalışmaların yapılması, mobbing kapsamındaki şikâyet ve müracaatların objektif bir şekilde inceleneceği bağımsız kurulların kurulması ve bu kurulların adeta bir iç denetim mekanizması olarak çalışması ve yöneticileri acil vakalarda bilgilendirerek gerekli tedbirlerin derhal alınmasını sağlamaları son derece önemlidir.

-Kurumda yaşanan mobbing vakalarının nedenleri, kapsamı ve sonuçları konusunda ciddi ve etkin bir araştırma raporu hazırlanarak, rapor kapsamında önerilen tedbirlerin alınacağı konusunda idarenin güvencesi tam olmalıdır.

Zorbaların tedavisi yasal olarak zorunlu hale getirilmelidir: İşyerinde mağdurdan daha çok zorbanın destek tedavisine ihtiyacı olduğundan hareketle; zorbaların tedavisini zorunlu kılan yasal düzenleme yapılmalıdır.

-Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca istenen bilgi ve belgeler kasten verilmemekte, eksik verilmekte, mağdur durumundaki kişi, bilgisizliğe boğulmaktadır. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca, bilgi ve belgeyi kasıtlı olarak vermeyen kamu görevlilerine ağır disiplin cezası konulmalıdır. Bilgi edinme yasası uyarınca suç işleyenler hakkında kamu davası açılabilmelidir.

- Mobbing; iş kazaları ve meslek hastalığı kapsamına alınmalıdır.

- Mobbing mağdurlarının en çok zorlandıkları konu yasal yollara veya şikâyete başvurma konusunda seçime zorlanmalarıdır. Yasal süreç çok uzun sürmekte, yasal yola başvurulduğu için de mağdura daha farklı taktiklerle taciz katlanarak artmaktadır. Şikâyet ve müracaat ettiği için cezalandırılan mağdur için koruyucu yasal düzenleme yapılmalıdır.

- Mobbing mağduru savcılığa başvurduğunda savcı; kamu davası açabilmek için ilgilinin bir üst amirinden lüzumu muhakeme talep etmekte, ancak zorbanın ve işbirlikçilerinin üst amirleri; meni muhakeme kararı vererek zorbayı ve yandaşlarını korumaktadır.

- Toplu iş sözleşmelerine ve memur sendikaları ile yapılan toplu sözleşmelere mobbinge karşı alınacak önlemler konulmalıdır. Mobbing ile mücadele kapsamında mutlaka hizmet içi eğitimler verilmesi karara bağlanmalıdır.

- Tüm yöneticiler önce en az 15 saat mobbing verimlilik ilişkisi, mobbing -motivasyon ilişkisi konusunda eğitim almalıdır. Bu eğitimi alanlar sertifikalandırılmalıdır. Kamu ve özel sektörde on ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, psikolojik tacizi önleyici tedbirler getirilmelidir.

- Emniyet teşkilatında psikolojik tacize maruz kalanların şikâyetlerini mobbing konusunda ihtisaslaşmış en az üç kişiden oluşan (bu sayı artırılabilir), mülkiye müfettişleri kurulunun incelemesi gerektiği kanaatindeyiz. Emniyet teşkilatında psikolojik tacize maruz kalanların, şikâyetten sonra zarar görmemeleri için gerekli tedbirler alınmalıdır.

- Bürokraside atanma, görev değişimi, açık ve net kurallara bağlanmalıdır. Belirli bir seviyeden sonra bir kişinin o makamda kalacağı süre yasalarla belirlenmelidir. Bürokraside en çok yargı kararlarının uygulanmaması için mobbing yapılmaktadır. Bu duruma hukuk devleti çerçevesinde kesin kalıcı çözümler bulunmalıdır.

- Bir dönem mağdur olanlar genellikle, bir sonraki dönem için kin ve nefretle dolmaktadır. Gücü ele geçirdiğinde genellikle; kendisine yapılan hukuksuzlukları ötekileştirdiği ve düşman olarak gördüğü farklı siyasi, dini görüşlere sahip olan kişilere veya bölge ya da ırk farklılığı olan insanlara karşı uygulamaktadır.

- Dünyadaki iyi uygulama örnekleri, ülkemizin sosyal ve kültürel birikimleri ve de bu güne kadar mağdur olmuş kişilerinin deneyimleri ve yaşadıklarını da dikkate alarak, kapsamlı bir çalışma ile ülkemize has müstakil bir MOBBİNG KANUNU çıkarılmalıdır.

- Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu aktif bir şekilde çalıştırılmalı, kurulda ilgili STK’ların yer alması için düzenleme yapılmalıdır. Kurul; mobbingi önleyici politikalar

geliştirmeli, tüm mobbing başvuru sonuçları bu kurul bünyesinde toplanmalıdır. Kurul faaliyetlerini hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkesi gereği web sayfası aracılığıyla kamuoyu ile paylaşmalıdır.

- Alo 170 Kurumsal kapasitesi geliştirilmeli, destek veren psikolog sayısı artırılmalı, hizmet ağı genişletilmelidir.  Alo 170 istatistikleri, kamuoyu ile paylaşılmalı, araştırma yapacak akademisyenlerin kullanımına açılmalıdır.

- Çocuklar, engelliler ve kadın çalışanlar için ayrıca önlemler alınmalı, gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılmalıdır.  İşveren veya amir konumundaki kadınların, diğer işveren veya amir konumundaki erkekler tarafından Mobbinge uğramasının önüne geçecek önlemler alınmalı, toplumsal cinsiyet ve fırsat eşitliği sağlanmalıdır.

- İftira ve karalama amaçlı olarak kendisine mobbing yapıldığını iddia eden, ancak iddiasının gerçek dışı olduğu açıkça ortaya çıkan kişilere de cezai yaptırım getirilmelidir.

-Her yıl Şubat ayının ilk Haftası Mobbing ile Mücadele Haftası olarak tüm yurtta çeşitli etkinliklerle kutlanacak şekilde resmi düzenleme yapılmalı, bu hafta Resmi günler ve Haftalar Takvimine alınmalıdır.

Kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz. 14.02.2020                                                                                               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.