19.Yüzyılın başlarında ulus devletlerin ortaya çıkmaya başlamasıyla birlikte bu ülkelerde kitlesel ve zorunlu eğitim de eşanlı olarak gündeme gelmeye başladı. Zamanla, toplumsal kalkınmayla, eğitimin atbaşı gitmeye başladığı görülünce, devletler, eğitime büyük önem vermeye, neredeyse ulusal bütçeden yapılan yatırımların büyük bir kısmını eğitim bütçesine ayırmaya başladı.

Eğitime yapılan kamusal yatırımların büyük çoğunluğunu da öğretim hizmetleri oluşturmaktadır. Neredeyse tüm ülkelerde toplam asgari öğretim sürelerine ve zorunlu derslere ilişkin yasal düzenlemeler bulunmaktadır.

Türkiye, OECD ve AB ülkelerinde ilkokul ve ortaokulda öğretim süreleri şu şekildedir;[i]

İlkokul

Ortaokul

Toplam

Yıl

Zorunlu Öğretim Süresi (Yıllık)

Zorunlu Öğretim Süresi (Toplam)

Yıl

Zorunlu Öğretim Süresi (Yıllık)

Zorunlu Öğretim Süresi (Toplam)

Yıl

Zorunlu Öğretim Süresi (Toplam)

Türkiye

4

720

2.280

4

843

3.371

8

6.251

OECD

6

799

4.620

3

913

2.913

9

7.533

AB

6

775

4.337

3

894

2.913

9

7.250

Tablodan da anlaşılacağı gibi, OECD ülke ve ekonomilerinde ilkokul ve ortaokul kademelerinde asgari zorunlu öğretim süresi ortalama 7 bin 533, AB ortalamasında 7 bin 250 saattir. Türkiye’deki ilkokul ve ortaokulda zorunlu öğretim süresi ise ilkokulda 2 bin 880 ve ortaokulda 3 bin 371 saat olup, toplam zorunlu öğretim süresi 6 bin 251 saattir. Türkiye OECD ortalamasından bin 282, AB ortalamasından ise 999 saat daha az zorunlu ilkokul ve ortaokul süresine sahiptir. Ancak bu noktada, OECD ortalamasında ilkokul ve ortaokul için toplam zorunlu öğretim süresinin 9 yıl, Türkiye’de ise 8 yıl olduğunu belirtmek gerekmektedir.

Öğretim süresinin ne kadarının, hangi derslere ayrıldığı konusunda OECD ülkeleri ile Türkiye arasında belirgin bir fark bulunmamaktadır. Bu anlamda, OECD ülkeleri genelinde, ilkokul öğrencileri zorunlu öğretim süresinin %25’inde okuma, yazma ve edebiyat, %17’sinde matematik dersi görmektedir. Türkiye’de ise okuma, yazma ve edebiyat dersi ilkokul programının %30’unu matematik dersi ise %17’sini oluşturmaktadır. Ortaokulda ise bu oranlar okuma, yazma ve edebiyat dersi için Türkiye’de %16, OECD ortalamasında %14; matematik dersi için Türkiye’de %14, OECD ortalamasında %12 olarak tespit edilmiştir.

Bir başka gösterge de öğrenim kademelerine göre sınıf ve öğretmen başına düşen ortalama öğrenci sayılarıdır. Sınıf başına düşen ortalama öğrenci sayısı devlet okullarında Türkiye için ilkokulda 21, ortaokulda ise 24‘tür. Bu sayılar OECD ortalaması için ilkokulda 21 ve ortaokulda 23; AB ortalaması için ise ilkokulda 20 ve ortaokulda 21’dir.

Türkiye’de, ilkokul kademesinde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 18, ortaokulda ise 15’tir. Genel ortaöğretim için bu oran 11 iken, mesleki eğitim için 14’tür. OECD ortalamasında ilkokuldaki oran 15, ortaokuldaki oran 13, genel ortaöğretimdeki oran 13, mesleki ortaöğretimdeki oran ise 14 olarak tespit edilmiştir. AB ortalaması ilkokulda 14, ortaokulda 11, genel ortaöğretimde 12 ve mesleki ortaöğretimde ise 13’tür.

Bu gösterge açısından da OECD ve AB ülkeleri ile Türkiye karşılaştırıldığında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülecektir.

İncelediğimiz üç göstergeden, öğrenim süreleri konusunda AB ve OECD ülkelerinin gerisinde olduğumuz; öğrenim sürelerinin ne kadarının hangi öğrenme alanlarına ayrıldığı konusunda ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ile sınıf başına düşen öğrenci sayısı konusunda benzer rakamlara sahip olduğumuz görülmektedir.

 

[i] 2018 Eğitim Değerlendirme Raporu. TEDMEM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.