Kamu Şefleri Sendikalaşma Kararı Aldı

Kamu kurum ve kuruluşlarında şef unvanlı kadrolarda çalışmakta olan personel, sendikalaşma kararı aldı. Kamu Şefleri Derneği'nden konuya ilişkin açıklama geldi..

Kamu Şefleri Sendikalaşma Kararı Aldı

Kamu kurum ve kuruluşlarında şef unvanlı kadrolarda çalışmakta olan personel, sendikalaşma kararı aldı. Kamu Şefleri Derneği'nden konuya ilişkin açıklama geldi..

Kamuoyuna İlanen Duyurulur

Sendikalar kuruluş gerekçelerinde; üyelerinin ortak hak ve çıkarlarını korumak, sorunlarını çözmek için kurulmuş ekonomik öğeler taşıyan, devlet, siyasi parti, iktidar örgütlenmelerinden bağımsız meslek örgütleri olarak tanımlanmıştır.

     Kamu işveren heyeti ile “Yetkili Sendikalar” arasında 4 üncüsü düzenlenen “toplu sözleşme” sonuçları; gerek yetkili sendika üyeleri ile diğer sendika mensupları, gerekse kamu çalışanları açısından hayal kırıklığına neden olmuş ve büyük tepkilere neden olmuştur. Aslında diğer 3 toplu sözleşme sonuçlarına baktığımızda bu durumu sürpriz olarak görmemek gerekir.  “Toplu Sözleşme” olarak tanımlanan sendikal düzenek, bütçesi önceden belirlenmiş rakamların yetkili sendika tarafından kamu çalışanları arasında paylaştırılmasıdır.

     Bu, kazan kazan düzeninin asıl amacı kendi seçkin mensuplarına kamuda itibar kazandırmaktır. Bu düzenek Üyelerinin çoğulcu gücü sayesinde, itibar kazandırdığı seçkin mensuplarına kamuda işveren (yönetici) pozisyonları sağlama yöntemidir. Kamu hiyerarşisinin seçkin mensuplarınca ele geçirilmesi ve sonrasında o hiyerarşiye karşı sendikacılık yapıldığı iddiasında bulunulmasıdır! Bu düzenekle; kamu çalışanları, seçkin sendika mensuplarının menfaatlerine kurban edilmiş, esir edilmiş ve siyasi partilere siyasetçi yetiştiren sistem haline dönüştürülmüştür. Bu sendikal düzenekte kamuda yüzlerce sendika olmasına rağmen tüm kamu çalışanlarının menfaati maalesef sadece yetkili konfederasyonun insafına bırakılmıştır.

     400.000 üyesi olan sendikanın da, 400 üyesi olan sendikanın da yetki ve etki açısından birbirlerine üstünlüğü bulunmamaktadır. Biz kamu çalışanları mevcut sendikal düzeneği benimsediğimiz sürece yetkili de, sendikalı da olmamız imkânsızdır. Bugün kamu da aynı hizmet kolunda yüzlerce sendika bulunmaktadır. Örneğin; eğitim ve bilim hizmet kolunda başta “yetkili konfederasyon sendikası” olmak üzere diğer konfederasyonlara ait sendikalar ile bağımsız sendikalar bulunmaktadır. Ayrıca eğitim ve bilim hizmet kolunda belirli unvanları temsilen bağımsız sendikalar kurulmuştur. Öğretmen dışındaki çalışanların ötelendiği ve haklarının savunulmadığı gerekçesiyle, en az 6 bağımsız sendika, sadece meslek öğretmenleri tarafından kurulmuş sendika, yine aynı hizmet kolunda görev yapan saymanların hak ve menfaatlerini korumak düşüncesiyle Say-Sen, eğitim müfettişlerinin hak ve menfaatlerini korumak için kurulmuş eğitim müfettişleri sendikası sadece bunlardan bir kaç örnektir. Diğer taraftan kamuda bazı unvanların hak ve menfaatlerini korumak düşüncesiyle dernek çatısı altında mesleki örgütlenmelere gidilmiştir; Yöneticiler Derneği, Şube Müdürleri Derneği, Hemşireler Derneği, Müfettişler Derneği … gibi.

     Bütün bu unvansal örgütlenmeler mevcut sendikal düzeneğin artık defolu hale gelmesi ve kamu çalışanlarının ihtiyaçlarını karşılamamasının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 666 SKHK farklı kurumlarda aynı unvanda çalışanların ücretlerinin eşitlenmesi düşüncesi ile çıkarılmıştır. Bu düzenleme esasen hizmet kollarına göre faaliyet gösteren sendikal sistemi işlevsiz hale getirmiştir. Ayrıca; 657 SDMK’da yapılması düşünülen değişikle 12 hizmet sınıfının sadeleştirilerek sayısının azaltılacağı bilinmektedir. Bütün bu düzenlemeler 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda da değişikliğe gidilmesini zorunlu kılmaktadır. (Hizmet Koluna göre faaliyet gösteren sendikaların oluşumunda ve sayısında düzenlemeler yapılması gibi)

     Bu sendikal düzeneğin, Şeflerin kamuda üstlendiği misyonu anlatmaktan çok uzak olduğunu, her geçen gün kaybolan itibarımızın yeniden tesis edilmesi, nimet ve külfet dengesindeki eşitsizliğin örgütsel ve demokratik yollarla siyasi erklere anlatılması, hak ve menfaatlerimizin korunması düşüncesiyle 18 Haziran 2013 tarihinde Ankara merkezli Kamu Şefleri Derneği kurulmuştur.

     Kamuda görev yapan şeflerimizin sorunlarını yönetim kurulumuzla birlikte, kişisel bir menfaat beklentisi içerisinde olmadan ekstra bir performans ve fedakârlıkla her ortamda anlatılmıştır. Kısmen de olsa kamuoyu oluşturarak Şeflerimizin sorunlarının “Toplu Sözleşme” masasına taşınmasını sağladık.

     Değerli arkadaşlar sorunlarımızı ve çözüm yollarını biliyoruz. Öncelikle finansal ve mali yapısı güçlü bir örgütlenme, arkasından kamuda üstlendiğimiz stratejik önemi anlatacak dirayetli bir ekip ve proje çalışmalarıdır. Dernek yönetimi olarak sorunlarımızın anlatılması noktasında yapmak istediğimiz her şeyi yapabilmiş değiliz. Dernek olmamız nedeniyle finansal ve mali bir takım güçlük ve çıkmazlardan dolayı Kamuoyu oluşturacak ve şefleri gündeme taşıyacak olan projelerimizi gerçekleştiremedik. Devlet büyüklerimizin dikkatini çekecek dolayısı ile sorunlarımızın çözümü için düşünülmüş projelerimizi hayata geçirebilmek için bazı sendikalardan destek istedik ancak; maliyet gerektirdiği için elini taşın altına koyan sendika olmadı.

     Değerli arkadaşlar;  Kamu Şefleri Derneğimizi daha etkin ve güçlü kılmak için mutlaka finansal destek sağlamalıyız. Sendikalar Finansal noktada sorun yaşamayan tek örgütlenme sistemleridir. Çünkü üyelerinin aidatı devlet tarafından karşılanır,  düzenli olarak üye aidatları da her ay otomatik olarak sendika hesabına yatırılır. Dernekler de ise üye aidatları, üyeler tarafından yatırılır ve üye, 5 TL'lik bir aidatı dernek hesabına yatırmak istediğinde bankaya 20 TL gibi bir masraf yatırmak zorunda kalıyor. Bu sebeptendir ki üyelerimizin çoğunluğu aidatlarını ya yatırmamakta, ya da yatırmayı unutmaktadırlar. Derneğimizin daha aktif ve etkili olması, finansal ve mali yapılanmasının güçlendirilmesi için üyelerimizce çok sayıda yönetimimize öneriler gelmektedir. Bu önerilerden birisi de her iş kolunda yönetimi ağırlıklı olarak şeflerden oluşacak şef ağırlıklı ve diğer unvanları da ötelemeyen, siyasi ve ideolojik etkilere mesafeli yeni bir sendikal oluşumdur.

     İl temsilcilerimizin, üyelerimizin veya üyemiz olmayan tüm kamu şefleri ile diğer unvandaki kamu çalışanlarının katılımı ile konuya ilişkin taleplerin değerlendirilerek karara bağlanması için 23.09.2017 Cumartesi günü Ankara’da Ormancılar Lokalinde saat 13.00 Yönetim Kurulumuzca toplantı düzenlenecektir.

          Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

          Kamu Şefleri Derneği Yönetim Kurulu

YENİ FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
soner aksu 3 ay önce

güzel bir karar ancak sayı olarak yetersiz kalınca, diğerleri gibi etkisiz olunmayacak mı?

Avatar
Hamit 3 ay önce

Geç bile kalındı şimdiden hayırlı olsun yakasını

Avatar
İbrahim SARI 3 ay önce

Metninizi okudum, gerçekten sorunlarımız ile ilgili çok güzel konulara deginmişsiniz. Hatta aynı zihniyetler, bizleri yönetici olarak bile görmek işlerine gelmiyor. Biz şefleri, başmemur gibi bir yere koyuyorlar... Gelelim Sendikalaşma meselesine; Tüm Kamu Şeflerinin bile bir araya toplasak, çok küçük bir azınlık olarak kalacağız ve hiçbir söz hakkımız ve yaptırım gücümüz olmayacak... Bu nedenle; her zaman her konumdaki memurların yanında olan TEÇSEN çatısı altında toplanarak, güç birliği yapılmasının biz şefleri ve tüm memur arkadaşları daha verimli sonuçlara ulaştıracağını düşünmekteyim... Tabii bu benim şahsi düşüncemdir... Tabii asl olan çoğunluğun kararıdır ve buna da saygı göstermek gerekir... Selâmlar...

Avatar
Aykut Karataş 3 ay önce

Arkadaşlar bende 1.dereceli kadroda şefim fakat halen memur olarak riyaset makamı tarafından görevlendirilmiyorum bizim dernek ve ya il temsilciliklerinin şefler Hakkı'nda bir çalıştırma başlatması bizlerin Hakkı'nı savunması lazım biz kendi kurumuzdan saygı göremiyoruz diğer taraflar ne yapsın liyakatın olmadığı yerde şef olsak ne olmasak ne.

Avatar
Metin 2 ay önce

Sizinde belirttiğiniz gibi tek gaye dernege nasil finasman kaynagi saglanir


Ara...

Ana Sayfa
Galeri
Video
Yazarlar
Kategoriler
BAĞLANTILAR
Künye
İletişim
Masaüstü Görünümü
© 2017 - TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

TAKIP EDIN
Facebook
Twitter
Google Plus
© 2017 - TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
Kamubiz

Paylaş (0) Paylaş


Kamu Şefleri Sendikalaşma Kararı Aldı



Tarih: 2017-09-09 21:25:02

Kamu kurum ve kuruluşlarında şef unvanlı kadrolarda çalışmakta olan personel, sendikalaşma kararı aldı. Kamu Şefleri Derneği'nden konuya ilişkin açıklama geldi..
Kamu kurum ve kuruluşlarında şef unvanlı kadrolarda çalışmakta olan personel, sendikalaşma kararı aldı. Kamu Şefleri Derneği'nden konuya ilişkin açıklama geldi..
Kamuoyuna İlanen Duyurulur
Sendikalar kuruluş gerekçelerinde; üyelerinin ortak hak ve çıkarlarını korumak, sorunlarını çözmek için kurulmuş ekonomik öğeler taşıyan, devlet, siyasi parti, iktidar örgütlenmelerinden bağımsız meslek örgütleri olarak tanımlanmıştır.

Kamu işveren heyeti ile “Yetkili Sendikalar” arasında 4 üncüsü düzenlenen “toplu sözleşme” sonuçları; gerek yetkili sendika üyeleri ile diğer sendika mensupları, gerekse kamu çalışanları açısından hayal kırıklığına neden olmuş ve büyük tepkilere neden olmuştur. Aslında diğer 3 toplu sözleşme sonuçlarına baktığımızda bu durumu sürpriz olarak görmemek gerekir. “Toplu Sözleşme” olarak tanımlanan sendikal düzenek, bütçesi önceden belirlenmiş rakamların yetkili sendika tarafından kamu çalışanları arasında paylaştırılmasıdır.

Bu, kazan kazan düzeninin asıl amacı kendi seçkin mensuplarına kamuda itibar kazandırmaktır. Bu düzenek Üyelerinin çoğulcu gücü sayesinde, itibar kazandırdığı seçkin mensuplarına kamuda işveren (yönetici) pozisyonları sağlama yöntemidir. Kamu hiyerarşisinin seçkin mensuplarınca ele geçirilmesi ve sonrasında o hiyerarşiye karşı sendikacılık yapıldığı iddiasında bulunulmasıdır! Bu düzenekle; kamu çalışanları, seçkin sendika mensuplarının menfaatlerine kurban edilmiş, esir edilmiş ve siyasi partilere siyasetçi yetiştiren sistem haline dönüştürülmüştür. Bu sendikal düzenekte kamuda yüzlerce sendika olmasına rağmen tüm kamu çalışanlarının menfaati maalesef sadece yetkili konfederasyonun insafına bırakılmıştır.

400.000 üyesi olan sendikanın da, 400 üyesi olan sendikanın da yetki ve etki açısından birbirlerine üstünlüğü bulunmamaktadır. Biz kamu çalışanları mevcut sendikal düzeneği benimsediğimiz sürece yetkili de, sendikalı da olmamız imkânsızdır. Bugün kamu da aynı hizmet kolunda yüzlerce sendika bulunmaktadır. Örneğin; eğitim ve bilim hizmet kolunda başta “yetkili konfederasyon sendikası” olmak üzere diğer konfederasyonlara ait sendikalar ile bağımsız sendikalar bulunmaktadır. Ayrıca eğitim ve bilim hizmet kolunda belirli unvanları temsilen bağımsız sendikalar kurulmuştur. Öğretmen dışındaki çalışanların ötelendiği ve haklarının savunulmadığı gerekçesiyle, en az 6 bağımsız sendika, sadece meslek öğretmenleri tarafından kurulmuş sendika, yine aynı hizmet kolunda görev yapan saymanların hak ve menfaatlerini korumak düşüncesiyle Say-Sen, eğitim müfettişlerinin hak ve menfaatlerini korumak için kurulmuş eğitim müfettişleri sendikası sadece bunlardan bir kaç örnektir. Diğer taraftan kamuda bazı unvanların hak ve menfaatlerini korumak düşüncesiyle dernek çatısı altında mesleki örgütlenmelere gidilmiştir; Yöneticiler Derneği, Şube Müdürleri Derneği, Hemşireler Derneği, Müfettişler Derneği … gibi.

Bütün bu unvansal örgütlenmeler mevcut sendikal düzeneğin artık defolu hale gelmesi ve kamu çalışanlarının ihtiyaçlarını karşılamamasının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 666 SKHK farklı kurumlarda aynı unvanda çalışanların ücretlerinin eşitlenmesi düşüncesi ile çıkarılmıştır. Bu düzenleme esasen hizmet kollarına göre faaliyet gösteren sendikal sistemi işlevsiz hale getirmiştir. Ayrıca; 657 SDMK’da yapılması düşünülen değişikle 12 hizmet sınıfının sadeleştirilerek sayısının azaltılacağı bilinmektedir. Bütün bu düzenlemeler 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda da değişikliğe gidilmesini zorunlu kılmaktadır. (Hizmet Koluna göre faaliyet gösteren sendikaların oluşumunda ve sayısında düzenlemeler yapılması gibi)

Bu sendikal düzeneğin, Şeflerin kamuda üstlendiği misyonu anlatmaktan çok uzak olduğunu, her geçen gün kaybolan itibarımızın yeniden tesis edilmesi, nimet ve külfet dengesindeki eşitsizliğin örgütsel ve demokratik yollarla siyasi erklere anlatılması, hak ve menfaatlerimizin korunması düşüncesiyle 18 Haziran 2013 tarihinde Ankara merkezli Kamu Şefleri Derneği kurulmuştur.

Kamuda görev yapan şeflerimizin sorunlarını yönetim kurulumuzla birlikte, kişisel bir menfaat beklentisi içerisinde olmadan ekstra bir performans ve fedakârlıkla her ortamda anlatılmıştır. Kısmen de olsa kamuoyu oluşturarak Şeflerimizin sorunlarının “Toplu Sözleşme” masasına taşınmasını sağladık.

Değerli arkadaşlar sorunlarımızı ve çözüm yollarını biliyoruz. Öncelikle finansal ve mali yapısı güçlü bir örgütlenme, arkasından kamuda üstlendiğimiz stratejik önemi anlatacak dirayetli bir ekip ve proje çalışmalarıdır. Dernek yönetimi olarak sorunlarımızın anlatılması noktasında yapmak istediğimiz her şeyi yapabilmiş değiliz. Dernek olmamız nedeniyle finansal ve mali bir takım güçlük ve çıkmazlardan dolayı Kamuoyu oluşturacak ve şefleri gündeme taşıyacak olan projelerimizi gerçekleştiremedik. Devlet büyüklerimizin dikkatini çekecek dolayısı ile sorunlarımızın çözümü için düşünülmüş projelerimizi hayata geçirebilmek için bazı sendikalardan destek istedik ancak; maliyet gerektirdiği için elini taşın altına koyan sendika olmadı.

Değerli arkadaşlar; Kamu Şefleri Derneğimizi daha etkin ve güçlü kılmak için mutlaka finansal destek sağlamalıyız. Sendikalar Finansal noktada sorun yaşamayan tek örgütlenme sistemleridir. Çünkü üyelerinin aidatı devlet tarafından karşılanır, düzenli olarak üye aidatları da her ay otomatik olarak sendika hesabına yatırılır. Dernekler de ise üye aidatları, üyeler tarafından yatırılır ve üye, 5 TL'lik bir aidatı dernek hesabına yatırmak istediğinde bankaya 20 TL gibi bir masraf yatırmak zorunda kalıyor. Bu sebeptendir ki üyelerimizin çoğunluğu aidatlarını ya yatırmamakta, ya da yatırmayı unutmaktadırlar. Derneğimizin daha aktif ve etkili olması, finansal ve mali yapılanmasının güçlendirilmesi için üyelerimizce çok sayıda yönetimimize öneriler gelmektedir. Bu önerilerden birisi de her iş kolunda yönetimi ağırlıklı olarak şeflerden oluşacak şef ağırlıklı ve diğer unvanları da ötelemeyen, siyasi ve ideolojik etkilere mesafeli yeni bir sendikal oluşumdur.