KESK ve Birleşik Kamu İş'ten enflasyon açıklaması

2019 yılı memur ve emeklilerin maaşlarındaki zammı etkileyen ve TUİK tarafından açıklanan Aralık 2018 enflasyon rakamlarına ilişkin Birleşik Kamu İş ve KESK'ten açıklama geldi.

KESK ve Birleşik Kamu İş'ten enflasyon açıklaması

BASKILAR ENFLASYONU GİZLEYEMEDİ

Ülkedeki tüm çalışanlar; çarşıda, pazarda, marketlerde ve alışverişin yapıldığı tüm noktalarda enflasyonu ağır şekilde yaşamaktadır.
TÜİK Aralık ayında bir önceki aya göre enflasyonun %0,40 düştüğünü, bir önceki yılın Aralık ayına göre ise %20,30 arttığını açıklamıştır.
TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına göre; İşçi ve Bağ-Kur emeklilerine %10,19, memur ve memur emeklisine ise %10,69 zam yapılması gündeme gelmiştir. Memura yapılacak zammın %4’lük kısmı toplu sözleşmeden kaynaklanırken %6,9’luk kısmı enflasyon farkı olarak verilecektir.
2019 yılı enflasyon hedefi ise yüzde 15,9 olarak açıklanmıştır.
Yüzde 10,69 zam alacak olan çalışanlar ve yüzde 10,19 zam alacak olan emekliler hem önceki yılın gerçekleşen enflasyonu hem bu yılın beklenen enflasyonu altında bir daha ezdirilmektedir.
Ayrıca, TÜİK açıklamasına göre aralık ayında genel enflasyon oranı % 0,4 oranında düşerken, gıda enflasyonu %1,08, arttı ve yıllık bazda % 25’i geçti. Ev eşyası grubunda ise yıllık artış %31,36 oldu.
TÜİK resmi enflasyon rakamlarını hükümetin hedefine uydurmak için çaba göstermiştir.
Yeni yıla vergi, otoyol, köprü ve daha birçok zamla giren memura verilecek %10,69’luk zammın büyük bir kısmı verilmeden eridi, kalan kısmı ise ocak şubat aylarında yükselecek olan enflasyonla birlikte eriyecek.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak temel gıda maddelerini esas alarak yaptığımız gıda enflasyonu araştırmamıza göre yıllık gıda harcamalarındaki artış %48,84 olarak gerçekleşti. Tüm kamu çalışanlarının gerçek enflasyonu gıda da yaşanan artış oranıdır.
TÜİK’in açıkladığı %20,30’luk enflasyon rakamı, parasının büyük bölümünü gıdaya ayıran ücretliler, emekliler, dar ve sabit gelirliler için gerçekçi değildir. Kamu çalışanlarının gerçekte yaşadığı enflasyon TÜİK’in, hükümetin enflasyon tahminine uydurmak için çaba gösterdiği anlaşılan enflasyonun çok çok üzerindedir. 
TÜİK’in yıllık enflasyonu %20,30 olarak açıklamasını gerçekçi bulmuyoruz, TÜİK üzerindeki baskı kalktığı zaman bu rakam daha da artacağından kuşku duymuyoruz. Memura yeni yılda %10,69 zam verilmesi gerçekçi enflasyon rakamlarıyla bağdaşmamaktadır. 
Ülkede 3.2 milyon memur ile 1.9 milyon memur emeklisinin 2019 yılında yapılacak toplu sözleşme masasında enflasyon altında ezilmemesi için en az %25 zam yapılmasını bekliyoruz.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; toplumun tüm kesimlerini oluşturan işçi, memur, emekli, esnaf ve emeğiyle geçinenlerin ortak talebi TÜİK tarafından gerçekçi enflasyonun açıklanmasıdır ve AKP iktidarından da gerçekçi enflasyon oranında zam yapmasını istiyoruz. 
BİRLEŞİK KAMU-İŞ
MERKEZ YÖNETİM KURULU

Halkın %99’unun Enflasyonu Artarken TÜİK’in Resmi Enflasyonu Nasıl Düşer?

“Bu Ne Acayip Bilmece”:

 HALKIN %99’UNUN YAŞADIĞI GERÇEK ENFLASYON ARTARKEN

TÜİK’İN RESMİ ENFLASYONU DÜŞER Mİ?

ENFLASYONU DÜŞEN VAR MI?

Milyonlarca kamu emekçisinin, emeklisinin, işçinin merakla beklediği enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK tarafından bugün açıkladığı resmi enflasyon rakamlarına göre Aralık ayı enflasyonu (TÜFE) bir önceki aya göre   %0.40 düşmüş,   2018 yılı enflasyonu ise % 20.30 olmuştur.   Yıllık enflasyon çeşitli mal ve hizmetlerde % 28.80, gıda ve alkolsüz içecekler %25.11 ve konutta  %23.73  arttı.

Temmuz- Aralık dönemini kapsayan 6 aylık enflasyon ise %10,20 olmuştur. Buna göre söz konusu dönemde malum yandaş konfederasyon yönetimi ile hükümet arasında sergilenen danışıklı dövüş ile maaşlarında %3,5 artış yapılan kamu emekçileri ve emeklilerine   %6,7 oranında enflasyon farkı yansıtılacaktır.  Kamu emekçilerinin ve emeklilerinin 2019 Ocak maaşlarına bu oran yansıtıldıktan sonra  %4 oranında ‘toplu sözleşme’ artışı ilave edilecektir.

Her şeyden önce bugün açıklanan veriler; KESK olarak en başından beri dikkat çektiğimiz üzere, enflasyonu düşürmekle değil,  kamu emekçilerinin, emeklilerin alacağı enflasyon farkını  işçilerin toplu iş sözleşmesi artışlarını düşük tutmak için  “topyekûn mücadele” edenlerin çabasının sonuç verdiğini göstermektedir.  Ancak bu sonuç  ülkede sokağa çıkan, alış veriş yapan, faizden ranttan beslenmeyip ücreti ile alın teri ile yaşam mücadelesi veren halkın %99’u için bir karşılığı olmayan,  buza yazılmış rakamlardan ibarettir.

Çünkü söz konusu resmi enflasyon rakamları, peş peşe gelen zamların,  mutfakta, çarşıda, pazarda büyüyen yangının sadece bir kısmını yansıtmaktadır. Masa başında, Ali Cengiz oyunları ile  belirlenen bu rakamların her geçen gün yoksullaşan milyonlarca emekçi ailesinin yaşadığı ve giderek derinleşen geçim krizini açıklamak için yeterli olmadığı ortadadır.

Dolayısıyla TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon ile halkın yaşadığı gerçek enflasyon arasındaki uçurum ekonomi verilerine takla attırılarak,  “bakınız burası çok önemli” tiratları atılarak kapatılamayacak kadar büyümüştür. 

İğneden ipliğe tüm temel tüketim maddelerine, temel girdiler olan elektrik ve doğalgaza ardı ardına yapılan zamlarla yaşanan gerçek enflasyonun %50’leri aştığı koşullarda, “Enflasyonla Topyekun Mücadele” adı altında enflasyon sepetindeki 407 maddeden sadece 56’sını kapsayan ‘İndirim Kampanyasının’, kuru soğan üreticilerinin depolarına yapılan baskınların, marketlerdeki zabıta denetimlerinin enflasyonu düşürdüğüne inanmak için ya Mart ayında yapılan görev değişikliği ile TÜİK Müdür Yardımcılığı koltuğuna oturan bir ‘bürokrat’  ya onu bu göreve getiren bir hükümet yetkilisi ya da  ‘işçi, memur ve emekliye enflasyon zammı müjdesi’ manşetleri atan iktidarın denetimindeki medyada patron olmak gerekmektedir.

Öte yandan hükümet  emekçilere kaşıkla verdiği enflasyon farkını ve maaş zammını   adaletsiz gelir vergisi tarifesi üzerinden kepçeyle geri almaktadır. 31 Aralık 2018 tarihinde açıklanan Gelir Vergisi tarifesi  çalışanların dilim dilim soyulmasına devam  edileceğini ispatlamaktadır.

Maaşları her yıl hedeflenen Tüketici Enflasyonuna (TÜFE)  göre artırılan kamu emekçilerinin maaşlarından kaynakta peşin gelir vergisi kesilirken ise Üretici Enflasyonu (ÜFE)  dikkate alınmaktadır. Üstelik 2019 yılı vergi dilimi artışı %23.73 olarak açıklanan Yeniden Değerleme Oranına  göre (Ekim 2018 – Ekim 2017  arası dönemi kapsayan 12 aylık ortalama ÜFE oranı) artırılması gerekirken 14,800 TL olan birinci vergi dilimi %21 oranında arttırılarak 18,000 TL’ye, ikinci vergi dilimi 34,000 TL’den %17 arttırılarak 40,000 TL’ye yükseltilmiştir.

Bu verilere göre  başta gelir vergisi matrahından nerdeyse hiçbir indirim yapılmayan 399 sayılı KHK’ya tabi olarak çalışan sözleşmeli personel olmak üzere kamu emekçilerinin çok büyük bir bölümü yılın dördüncü, beşinci ayından itibaren%20’lik ikinci vergi dilimine girecektir. Önemli bir bölümü de sekizinci aydan itibaren yüzde 27’lik üçüncü vergi dilimine girecektir. Dolayısıyla enflasyon farkı ve maaş zammı daha cebine girmeden vergiye gidecektir.

Bu vesile ile kamu emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının dayanılmaz hale geldiği, emekçilerin ek iş yapmak zorunda bırakıldığı, kredi ve borç batağına saplandığı koşullarda, iktidarın ekonomik krizden etkilenen yüzde 99 yerine, yüzde 1’i oluşturanların talepleri doğrultusunda hareket etmesinin kabul edilemez olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz.

Yıllardır yaşadığımız kayıplarımızın giderilmesi için:

2017 yılında yandaş konfederasyon yönetimi ile hükümet arasında varılan mutabakata göre kamu emekçilerinin ve emeklilerinin maaşlarında  2019 yılının ilk altı aylık dönemi için  %4 ikinci altı aylık dönemi için  %5 artış yapılması kararlaştırılmıştır. Oysa Eylül ayında açıklanan Yeni Ekonomi Programına göre 2019 yılı enflasyon hedefinin %15.9 olduğu açıklanmıştır. Dolayısıyla 5 milyon kamu emekçisinin ve emeklisinin gerçekleşen enflasyonla daha fazla ezilmesine son verilmesi için  hükmünü çoktan yitiren söz konusu  toplu sözleşme derhal yenilenmelidir.
Maaşlarımızda hedeflenen enflasyon oranında değil, yaşanan gerçek enflasyon oranında, satın alma gücümüzdeki azalma ve ekonomik büyüme oranları dikkate alınarak artış yapılmalıdır.
Elektrik, doğalgaz, su, akaryakıt, ekmek, toplu taşıma gibi temel ihtiyaçlara yapılan zamlar tamamen geri alınmalı, temel tüketim ürünlerine hiçbir şekilde zam yapılmamalıdır.
Tüm yükü emekçilerin sırtına yıkan vergi adaletsizliğine ve vergi dilimi soygununa son verilmelidir.
Kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü güvencesiz istihdam tipine ve esnek çalışma, performans gibi güvencesiz istihdam uygulamasına son verilmelidir.
Kariyer ve liyakati yok edip torpilin kapısını sonuna kadar açan mülakat, sözlü sınav ve güvenlik araştırması-arşiv kaydına son verilmeli, herkese güvenceli iş ve güvenli gelecek sağlanmalıdır.
Tüm kamu emekçilerini kapsayan, adil bir ek gösterge sistemi hayata geçirilmelidir.
KESK olarak ekonomide yaşanan krizde hiçbir sorumluluk ya da payımız olmadığı halde, krizin faturasının ısrarla bizlere ödetilmek istenmesine karşı tüm kamu emekçilerini bu ortak talepler etrafında birlikte mücadeleye davet ediyoruz.

KESK Yürütme Kurulu

Anahtar Kelimeler:
KeskBirleşik Kamu İş
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tüik 3 ay önce

tüik rakamları artık gerçeği yansıtmayacak gerçeği yansıtan başkan yard.alındı görevinden artık hesaplama sıfır arabaya göre hesaplanacak uyan memur uyan işçi uyan köylü uyan uyan.