KHK ile taşeron şirketten belediye şirketine aktarılan mağdurlar

elediyelerde çalışan taşeron işçilere kadro hakkı verilmemiştir. 696 sayılı KHK ile kamu kurumları arasında ayrımcılık yapılarak belediyelerde çalışan taşeron işçiler kadro olarak bilinen 657 sayılı Kanunun 4-D statüsüne (kadrolu sürekli kamu işçisi) geçirilmek yerine belediye şirketlerine aktarıldı. Eğer kadroya aktarılmış olsalardı işçilerin belediye şirketlerinde değil belediyelerde istihdam edilmesi gerekirdi. Dolayısıyla belediyelerde çalışan taşeron işçilerden tek bir işçinin bile kadroya geçirilmediğini söylemek gerekir.

KHK ile taşeron şirketten belediye şirketine aktarılan mağdurlar

Büyük bir çılgınlık yaptık diyerek müjdeli manşetlerle verilen taşerondan kadroya geçiş düzenlemesi tamamlanalı yaklaşık dört ay oldu. 2 Nisan itibariyle eski Çalışma Bakanının açıklamasına göre 900 bin işçi bu haktan yararlandı. 

Fakat Belediyelerde çalışan taşeron işçilere kadro hakkı verilmemiştir. 696 sayılı KHK ile kamu kurumları arasında ayrımcılık yapılarak belediyelerde çalışan taşeron işçiler kadro olarak bilinen 657 sayılı Kanunun 4-D statüsüne (kadrolu sürekli kamu işçisi) geçirilmek yerine belediye şirketlerine aktarıldı. Eğer kadroya aktarılmış olsalardı işçilerin belediye şirketlerinde değil belediyelerde istihdam edilmesi gerekirdi. Dolayısıyla belediyelerde çalışan taşeron işçilerden tek bir işçinin bile kadroya geçirilmediğini söylemek gerekir.

Yüzde ellisinden fazlası belediyelere yani kamuya ait olan bu şirketler esasında kamu şirketi olup yapılan işler de kamu hizmetidir. Burada çalışan işçiler de yaptıkları iş itibariyle bize göre kamu işçileridir. Ancak pratikte durum farklıdır. Belediye şirketlerinde çalışan işçiler belediyelerde çalışan işçiler ile aynı haklara sahip değildir. Örneğin belediyelerde ve diğer kamu kurumlarında çalışan işçiler (merkezi idarelere geçişleri yapılan taşeron işçileri dahil) kanunun tanıdığı 52 günlük ikramiye (ilave tediye) hakkından yararlanırken belediye şirket işçileri bu haktan yararlanamamaktadır. Ayrıca belediye şirketleri ile belediyeler arasında halen doğrudan temin usulü ile bile olsa bir ihale ilişkisi devam etmekte, kamu ihale mevzuatının sınır ve denetimleri devam etmektedir.

696 sayılı KHK ile getirilen düzenleme özü itibariyle taşeronluk sistemini halen devam ettirmektedir. Kararname ile taşeron şirketler aradan çıkarılmıştır ancak işçiler aynı koşullarda çalışmaya devam etmektedir. Geçiş süreci olarak ifade edilen düzenlemelere göre; belediye ve il özel idarelerinde çalışan işçiler ise 30 Haziran 2020 tarihine kadar Yüksek Hakem Kurulu tarafından alt işveren işçileri için belirlenmiş ücret, mali ve sosyal haklarla çalışmaya devam edecektir. 12 Nisan tarihinde ÇSGB tarafından ilan edilen duyuruya göre işçiler yalnızca altışar aylık dilimler halinde yüzde 4 ücret zammı, yılda 10 günlük ikramiye, aylık bazda ise 30 TL(brüt) yakacak yardımı, 25 TL(brüt) ise çocuk yardımı alabilecektir. Asgari ücretle çalışan bir işçi tüm haklar uygulandığında sadece aylık 150 TL’yi geçmeyen bir fark.

ENFLASYON

Belediye şirketlerine aktarılan işçilerin maaşlarına 31 haziran 2020 tarihine kadar yılda iki kez yüzde 4 oranında zam yapıldı.Haziran ayı enflasyon rakamları açıklandı. 2018 yılı 6 aylı TÜFE oranı yüzde 9.17, yıllık enflasyon oranı ise yüzde 15.39 olarak belirlendi.  Bu durumda, neredeyse asgari ücret alan taşeron işçiler maaşlarında, enflasyon karşısında ciddi miktarda erime oldu. Zaten pek çok sosyal haktan da mahrum bırakılan bu işçiler, yüksek enflasyonun altında ezilmektedir.

 
SENDİKALAR YETKİSİZ İŞÇİLER TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİZ

Belediyelerin büyük bir çoğunluğu yeni kurdukları belediye şirketlerine işçileri aktardıkları için bu şirketlerde çalışan işçilerin tamamı KHK kapsamında geçişleri yapılan işçilerden oluşmaktadır. Sendikalar işçilerin tamamını da örgütlemiş olsalar Bakanlık bu işyerleri için yetki taleplerini geçiş dönemi tamamlanıncaya kadar olumsuz yanıtlamaktadır.

DÜZENLEMELER ANAYASA VE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE AYKIRIDIR

Çok açık ki getirilen bu yeni düzenlemeler hali hazırda yürürlükte olan Sendikalar ve Toplu Sözleşme Kanununa da aykırıdır. KHK ile 6356 sayılı Kanuna geçici madde eklenerek kanundaki düzenlemeler ile KHK düzenlemelerinin çelişmesi durumunda geçiş yapılan işyerleri ile ilgili olarak kanundaki düzenlemelerin uygulanmayacağı belirtilerek yasal kılıf uydurulmaya çalışılmıştır. Ancak bu düzenlemenin yapılmış olması getirilen düzenlemelerin ve idarenin uygulamalarının hukuki olduğu anlamına gelmiyor.

Her şeyden önce sendika ve toplu iş sözleşmesi hakları temel haklardan olup anayasal ve uluslararası sözleşmelerin güvencesine sahiptir. Temel haklar, doğrudan ya da dolaylı olarak bir hakkın tümden kullanımını engelleyecek şekilde sınırlandırılamaz.  Şu andaki durum “sendikalaşma ve toplu sözleşme” haklarının doğrudan ve dolaylı olarak tümden ortadan kaldırılmasından başkaca bir şey değildir. Bakanlık KHK hükümlerini gerekçe göstererek toplusözleşme yetkisi vermeyerek doğrudan bu hakları ortadan kaldırmaktadır. Öte yandan geçiş yapan işçilerin ekonomik ve sosyal haklarına yönelik getirilmiş olan üst sınır ve bu sınırın toplusözleşmeler eliyle de aşılamayacağına dönük düzenlemeler, dolaylı olarak yine bu hakkın özünü ortadan kaldırmaktadır. Özgür toplu sözleşme hakkı ortadan kaldırılmakta, toplu sözleşmenin “özerklik ilkesi” ve “sözleşme serbestisi ilkesi” ihlal edilmektedir. Devlet doğrudan toplu sözleşmenin taraflarına ait olan, çalışma koşulları ile ekonomik ve sosyal hakların serbestçe belirlenmesi iradesine müdahale etmektedir.

En erken 2020 yılının ortasına kadar olan bu geçiş döneminin bitmesiyle artık serbestçe toplu sözleşmeler yapabileceğimizi düşünmek ise bugünden bakıldığında aşırı iyimser bir yorum olacaktır.

Yerel yönetimlerde yapılacak idari değişikliklerle ise belediye işçi ve emekçilerini bekleyen başkaca birçok tehlike bulunuyor. Bu açıdan bakıldığında “Olsun 2 yıl dişimizi sıkalım, ili yıl sonra istediğimiz hakları alırız” demenin herkes açısından güzel bir hayal olmasından öte bir anlamı olmadığını söylemek zorundayız. Tabi ki eğer bugünden itibarenen bir şeyler yapmaz isek!. Yine yıllık izinler başta olmak üzere kimi sosyal haklar da bu Bakanlık duyurusunda ilan edilmiştir. Yüksek Hakem Kurulu’nun kamuda çalışan alt işveren işçileri için 2 yılı aşkın bir süredir uygulaya geldiği bu hakların üzerinde işçilere herhangi hak ve ödeme verilemeyeceği de KHK ile açıkça düzenlenmiştir.

SONUÇ VE TALEP OLARAK

Kamu kurumlarında eski kadrolu işçiler ile taşerondan belediye şirketine geçen işçiler arasında mali ve sosyal haklar bakımında çok büyük farklar mevcut Enflasyon karşısındaki kayıpların yanı sıra toplu iş sözleşmesi  yapamayan bu işçiler, kamu kurumlarında eşit iş yaptığı eski kadrolu işçiler ile eşit ücret almamaktadır. 


Tam kadro
Eşit işe eşit ücret
Toplu sözleşme
Çalışma koşullarinin iyileştirilmesi
İş güvencesi
Diğer sosyal haklar

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner46