'Taşeron işçilere kadro değil, vaat gördük'

'On beş yıllık iktidarınızda taşeron işçi sayısı astronomik olarak artmıştır. Yüzde 500 oranında taşeron işçiliğin arttığını görüyoruz on beş yıllık iktidarınızda. Ve bu iktidarlar döneminde asla ve kata taşeron işçiliğin düzeltilmesine, iyileştirilmesine, ortadan kaldırılmasına ve bu işçilerimize kadro verilmesine dönük hiçbir eyleminizi görmedik. Ama neyi gördük? Her seçimden önce yaptığınız vaatlerinizi gördük.' Hükümete yönelik bu eleştiriler Ankara Milletvekili Murat Emir'den geldi. Milletvekili Emir'in taşeron işçilere yönelik Meclis kürsüsünden yaptığı konuşma şu şekilde:

'Taşeron işçilere kadro değil, vaat gördük'

'On beş yıllık iktidarınızda taşeron işçi sayısı astronomik olarak artmıştır. Yüzde 500 oranında taşeron işçiliğin arttığını görüyoruz on beş yıllık iktidarınızda. Ve bu iktidarlar döneminde asla ve kata taşeron işçiliğin düzeltilmesine, iyileştirilmesine, ortadan kaldırılmasına ve bu işçilerimize kadro verilmesine dönük hiçbir eyleminizi görmedik. Ama neyi gördük? Her seçimden önce yaptığınız vaatlerinizi gördük.'  Hükümete yönelik bu eleştiriler Ankara Milletvekili Murat Emir'den geldi. Milletvekili Emir'in taşeron işçilere yönelik Meclis kürsüsünden yaptığı konuşma şu şekilde:

'Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün ülkemizdeki en yakıcı sorunlardan birini konuşuyoruz, taşeron işçiliği konuşuyoruz. Bu, kamudaki 810 bin işçinin üzerindeki işçiyi ilgilendiriyor. Türkiye’de 2,5 milyonun üzerinde işçi taşeron olarak çalıştırılıyor ve aileleriyle birlikte düşündüğümüz zaman da neredeyse 10 milyonun üzerindeki vatandaşımız taşeron işçilikten musdariptir ve bunun mağdurudur. Dolayısıyla bu sorunu, bu konuyu ciddiyetle ve -Sayın Başkan, uyarırsanız- en azından yerimizde oturarak ve sessizce dinlememiz gerektiğini düşünüyorum. Hafif veya basit bir konuyu konuşmuyoruz.

Değerli arkadaşlar, on beş yıllık iktidarınızda taşeron işçi sayısı astronomik olarak artmıştır. Yüzde 500 oranında taşeron işçiliğin arttığını görüyoruz on beş yıllık iktidarınızda. Ve bu iktidarlar döneminde asla ve kata taşeron işçiliğin düzeltilmesine, iyileştirilmesine, ortadan kaldırılmasına ve bu işçilerimize kadro verilmesine dönük hiçbir eyleminizi görmedik. Ama neyi gördük? Her seçimden önce yaptığınız vaatlerinizi gördük.

Bakın, çok kısa anımsatacağım size: Seçimlerden önce, haziran seçimlerinden önce 3 Mayısta Sayın Erdoğan “Kadro istiyoruz.” diyen bir taşeron işçiye “Nankörlük yapmayın.” diyor. Devamında “Bir işin var zaten, o yüzden nankörlük yapma.” diyor. Oysa değerli arkadaşlar, iş talep etmek, kadro talep etmek bu ülkede yaşayan ve  çalışan herkesin temel hakkıdır ve anayasal hakkıdır. Bir şekliyle taşeron işçi olarak dahi iş buldu diye kimseye minnet etmesi gerekmiyor, susması gerekmiyor; susmayınca da nankör olmuyor değerli arkadaşlar. Peki ne oldu siz böyle yaptıktan sonra? 7 Haziran hezimetini yaşadınız. Anladınız ki o işler öyle değil. Onu anlayınca ne yaptınız? Bakın, işte, taşeron Başbakanınız vardı ya bir tane -bakın, ona da bakın- o ne demiş? “Dışarıda kalan tek bir taşeron işçisi olmayacak. Biz söz verdik mi böyle söz verir, icraat yaptık mı böyle yaparız.” Siz böyle mi yapıyorsunuz? Bakın, bu söz verildikten sonra iki yıl geçti üstünden, hâlâ düşünüyorsunuz, taşınıyorsunuz, hesap yapıyorsunuz. Neyi hesap ediyorsunuz?

Siz seçimlerden önce tuğla kalınlığında seçim beyannamesi yayınladınız, gösterdiniz, “Kadro vereceğiz.” dediniz. Nerede o hesaplar? Her seçimden önce gösteriyorsunuz, “Yapacağız.” diyorsunuz ve insanların yoksulluğunu ve işsizliğini sömürüyorsunuz; işin özü budur. Yoksulluğu ve işsizliği sömürerek de sürekli olarak iktidarınızı pekiştirme arayışı içerisindesiniz. Bakın, hâlâ Sayın Başbakan diyor ki: “Bu iş bu yıl sonunda bitecek.” Peki, bitecek mi? Göreceğiz ama biz gördüklerimizden, okuduklarımızdan anlıyoruz ki bu sorunu bitirmeyeceksiniz, sadece ismini değiştireceksiniz. 

“Sözleşmeli personel” diyecekmişsiniz, on iki aydan daha uzun süreli sözleşmelilere kadro verecekmişsiniz, belirli şartlara bağlayacakmışsınız, daha önceki kıdem haklarından vazgeçmesini, dava haklarından vazgeçmesini isteyecekmişsiniz. Bunu yapacaksanız değerli arkadaşlar, bu sömürü düzenine, bu emek hırsızlığına devam edecekseniz hiç bunlara yeltenmeyin çünkü artık on beş yılda deşifre olmuş, her yönüyle anlaşılmış bir siyasi iktidarsınız.

Taşeron işçilik değerli arkadaşlar, emeğin sömürüsüdür, ucuz işçiliktir, modern köleliktir, emeğin değersizleştirilmesidir, sendikasızlaştırmadır; grev hakkının, toplu sözleşme hakkının yok edilmesidir. Şimdi, bunlar ortadayken ve insanlarımızın en temel hakkıyken kadro istemek, siz bunu engellemek üzere her türlü mücadeleyi veriyorsunuz.

Bakın, özellikle kamuda 810 binin üzerinde taşeron işçi var, en çok da sağlık alanında. Mesela, Numune Hastanesinin dâhil olduğu birinci bölge Kamu Hastaneleri Birliğinde. Biliyor musunuz, özellikle kamu, sözleşmeleri üç ila altı aylık yapıyor. Bakın, bu, aslında bir Sağlık Bakanının da, bir Hükûmetin de utanacağı bir şeydir. Üç ila altı aylık arasında niye yapıyor? Çünkü üç ayda bir, altı ayda bir işe girdi-çıktı yaptırıyor ve kıdem tazminatını, iş hakkını dahi ödemek istemiyor ve Numune Hastanesinde çalışan işçilerin kendilerinin, çocuklarının sağlık hakkı, sigorta hakkı olmadığını biliyor muydunuz sadece bu yüzden?
Dolayısıyla değerli arkadaşlar, bu sadece bir iş meselesi değil, bu bir aş meselesi değil, bize göre bir insanlık suçudur. İnsanları böylesine yoksulluğa ve güvencesiz çalışmaya mahkûm etmekten bir an evvel vazgeçin diyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.'

Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Hükümete Taşeron İşçilere yönelik aşağıdaki soruları sordu:
Sayın Bakan, Hükûmetin iki yıl önce üç ay içinde kadro sözü verdiği taşeron işçiler, aradan geçen zamana rağmen, hâlâ beklentilerini sürdürmektedir. Hükûmet tarafından yapılan en son açıklamada bu yıl bitmeden taşeron işçilerin kadroya alınacağı ifade edildi ancak içeriğiyle ilgili net bir açıklama yapılmadı. “Hangi statüdeki işçiler kadroya alınacak?” “Kadroya alınacak olan taşeron işçi sayısı ne kadar?” “Hükûmetin ‘kadro’ diye açıkladığı sistemin içeriği nedir?” gibi sorular kamuoyunda merak konusudur.
Diğer bir yandan, kamuda taşeron firmada senede dokuz ay, on ay çalışan işçiler tedirgin. Özellikle, Millî Eğitim Bakanlığında bağlı okullarda görev yapan bu kapsamdaki taşeron işçilerin kadroya alınmayacağı söyleniyor, bu doğru mudur? Bu konuda kamuoyunda merak edilen soruların yanıt bulması, en azından tedirginlik yaşayan taşeron işçilerin merakının giderilmesi için açıklamanız olacak mıdır?

Kamubiz.com Özel Haber / ANKARA

YENİ FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.