Üniversite mezunu işçilerin sorunları hakkında önerge (22 Ekim 2019)

Üniversiteli işçiler; kamu kurumlarında, belediyelerde ve KİT'lerde 4857 sayılı yasaya tabi “sürekli işçi' statüsünde, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu olup vasıfsız kadroda/işlerde çalışan işçilerdir. Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırı olan bu durumun ortadan kaldırılarak, kamu kurumlarında, belediyelerde ve KİT'lerde 4857 sayılı yasaya tabii, sürekli işçi statüsünde çalışan üniversite mezunu işçilerin diplomalarına, mesleki bilgi ve becerilerine uygun statüde çalışmaya devam etmeleri ve yukarıda sıralanan haklı taleplerinin yerine getirilmesi için hangi çalışmalar yürütülmektedir?

Üniversite mezunu işçilerin sorunları hakkında önerge (22 Ekim 2019)

Üniversite mezunu olup kamu kurumlarında işçi statüsünde çalışan personelin sorunlarına ilişkin soru önergesi 22 Ekim 2019'da TBMM'ye sunuldu

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 

Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98 ve TBMM İçtüzüğü'nün 96.maddeleri gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt SELÇUK tarafından yanıtlanması. konusunda gereğini arz ederim. Saygılarımla, 
Murat BAKAN /İzmir Milletvekili 

Üniversiteli işçiler; kamu kurumlarında, belediyelerde ve KİT'lerde 4857 sayılı yasaya tabi “sürekli işçi' statüsünde, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu olup vasıfsız kadroda/işlerde çalışan işçilerdir. 

KPSS, iş beceri değerlendirmesi ve mülakat elemelerinden geçirilerek kamuda işe başlatılan üniversiteli işçiler, 2015 yılında imzalanan kamu görevlilerine ilişkin üçüncü dönem toplu iş sözleşmenin 36/1 maddesindeki “Kamu kurum ve kuruluşlarının fabrika, şantiye, atölye, çiftlik ve arazi gibi işçi istihdamının zorunlu olduğu yerlerde istihdam edilen işçiler hariç olmak üzere, ilgili yer ve birimlerinde memur veya sözleşmeli personel eliyle yürütülmesi gereken işlerde sürekli işçi kadrolarında çalışmakta olanların KİT'lerde sözleşmeli personel pozisyonlarına, diğer idarelerde ise memur kadrolarına geçirilebilmeleri konusunda çalışma yapılacaktır” ifadeleriyle umutlanmış ancak aradan dört yıla rağmen bir gelişme olmamıştır. Üniversiteli işçiler taleplerini şu şekilde dile getirmektedir: “Kurumlarımızda yan yana çalıştığımız memur ve sözleşmeli arkadaşlarımızla aynı üniversitelerin aynı bölümlerinden mezun olmamıza ve şu an aynı işleri yapmamıza rağmen statümüz farklıdır. Yani eşit işe eşit haklar noktasından uzağız. Lisansüstü mezunu olmamıza rağmen işçi statüsünde olduğumuzdan çalıştığımız kurum bizi istediği yerde ve pozisyonda çalıştırmakta bununla birlikte memur arkadaşlarımız ise unvanlarını kullanmakta ve görevde yükselebilmekte şef, müdür yardımcısı, müdürlük gibi makamlara kadar yükselebilmektedirler. Buna karşın işçi statüsünde değerlendirilen biz yüksek lisans ve doktora yapmış olsak da statü gereği görevde yükselme gibi özlük haklarından faydalanamamaktayız. Üniversite ve lisansüstü mezunu işçiler olarak tayin, nakil, görevde yükselme ve imza yetkisi gibi özlük haklarından faydalanamadığımız gibi mesleğimiz konusundaki toplantılara, seminerlere, eğitimlere de katılamamaktayız.” Aynı odada, aynı üniversitelerin aynı bölümlerinden mezun iki kişiden biri işçi olarak, diğeri memur veya sözleşmeli olarak çalışmakta; memur veya sözleşmeli olan şef, müdür gibi pozisyonlara yükselebilirken, diğerleri işçi olarak kalmaya devam etmektedir. Ayrıca aynı işyerinde çalışıp aynı işleri yapan personel arasında statü farkı ve bu statü farkından kaynaklanan maddi, manevi kayıpların söz konusu olması hem iş barışını hem de iş verimini olumsuz yönde etkilenmektedir.

Örneğin; sosyoloji mezunu, manevi destek ve danışmanlık yüksek lisans mezunu, atanamamış felsefe grubu öğretmeni ve özel eğitim öğretmenliği, bilgisayar işletmenliği, pedagojik formasyon, aile psikolojisi alanlarda eğitim sertifikalarına sahip bir kişi bir üniversitede güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Bir başka kişi ise, karayolları bölge müdürlüğünde taşeron firmaya bağlı ‘elektrik mühendisi' olarak çalışırken, “sürekli işçi' kadrosuna geçirilmiş, herkesin önce düz işçi pozisyonunda alınacağı ardından pozisyon sınavları ile pozisyonlarının geri verileceği ifade edilmiş, sonra ‘elektrik mühendisliği' diye bir pozisyon olmadığı ortaya çıkmış ve şu an "elektrik ustası' olarak kadroya geçirilmeden önceki maaşından çok düşük bir ücrete çalışmaktadır. 

Bu bağlamda; 

Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırı olan bu durumun ortadan kaldırılarak, kamu kurumlarında, belediyelerde ve KİT'lerde 4857 sayılı yasaya tabii, sürekli işçi statüsünde çalışan üniversite mezunu işçilerin diplomalarına, mesleki bilgi ve becerilerine uygun statüde çalışmaya devam etmeleri ve yukarıda sıralanan haklı taleplerinin yerine getirilmesi için hangi çalışmalar yürütülmektedir? 

Kamubiz.com ÖZEL/ ANKARA

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.