Pek tabi ki de hiçbir hukuk sorununa ve hatta meslek etiği sorununa da neden olmadan; hukuk, etik, ahlak çerçevesi içerisinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hukuk devleti olması güvencesine binaen, kolluk kuvvetleri mensupları kolluk görevinin yanında uzlaştırmacılık görevi de üstlenebilir. Türkiye Barolar Birliği Başkanı sayın Metin FEYZİOĞLU’nun yaklaşık iki ay önceki ‘’ Ceza Hukukunda Uzlaştırma Çalıştayı’’ndaki açıklamaları, mevzu bahis duruma bu kadar şüphesiz ve iddialı şekilde değinmek zorunda kalmamıza sebep oldu. Sayın Metin FEYZİOĞLU’nun açıklamaları şu minvaldedir:

‘’ Meslektaşlarımızla ve barolarımızla bu konuda yaptığımız değerlendirmelere göre;

1.Ceza yargılaması kurumu olan uzlaştırmanın avukatlar tarafından yapılması gerekiyor. Çünkü neyin uzlaştırmaya tabii olduğunu veya olmadığını bilebilmek için ceza hukuku bilmek şart.

2.Devlet memurlarının ücretli bir iş olan uzlaştırmacılık yapması 657 Sayılı Kanuna açıkça aykırıdır. Oysa yönetmelik, kanuna aykırı olamaz.’’

Ayrıca şu linkten ulaşabileceğiniz konuşmasında ( https://www.facebook.com/metin.feyzioglu.79/videos/762687894118030/?v=762687894118030 ) ’’Hele hele kolluk görevlilerine bu yetki verildiğinde ‘ uzlaşsan senin için daha iyi olur arkadaş!‘ cümlesi uzlaşmayı, gönüllü uzlaşmadan çıkartıp korkularak yapılan bir işe dönüştürüyor ki, amaç bu olmasa gerek…’’

Türkiye Barolar Birliği Başkanı sayın Metin FEYZİOĞLU çok önemli bir hukukçudur, saygıdeğer bir şahısdır ve de bulunduğu konum itibariyle Türkiye’de avukatlık mesleğinin sözcüsü ve haklarının savunucusudur. Sayın Metin FEYZİOĞLU’nun ve de diğer avukatların mesleklerine; mesleklerinin ve meslektaşlarının haklarına tutkunlukları zaten başlı başına saygıdeğer bir durumdur. Bunu buraya not etmekle birlikte Türkiye Barolar Birliğinin uzlaştırmacılık müessesi hakkındaki bu düşüncesinin hatalı olduğunu belirtmek elzemdir. Çünkü uzlaştırmacılık müessesi; devletimize ve insanımıza en az şekilde maddi ve manevi enerji harcatarak onları en kısa sürede adalete ulaştırmayı amaçlarken; mağdur veya suçtan zarar gören ile şüpheli veya sanığın en az zarar görmesini ve devlet kurumlarının en az şekilde meşgul olmasını amaçlar. Binaenaleyh memurundan, emeklisine; esnafından, avukatına ve de öğrencisine tüm Türk vatandaşlarının bu kamu yararına olan bu çalışmaya; ülke insanının birlik ve bütünlüğü, millet olma motivasyonu için ve de kamunun yüksek yararı adına bu müessesede çalışabilme hakkına sahip olması gerekmektedir. Bu hakka, şartları taşıyan her Türk vatandaşının sahip olabilmesi; sanayi devrimini kaçırmış toplumumuzun birlik, bütünlük, katma değer, gelişim ve kalkınma motivasyonu açısından ayrı önem kazandığı ortadadır. Çünkü bu müessesenin, bahsedildiği üzere; on milyonlarca Türk vatandaşı içerisinden uzlaştırmacılar ile uzlaşanlar arasındaki işbirliği ile adaletin tesisini en kısa sürede en kârlı şekilde sağlayarak kamu yararına katkıda bulunma hazzını ve motivasyonunu sağladığı ve dolayısıyla millet olma harcını kardığı ortadadır. Durum böyle iken bu mesleğin memurlar tarafından da yapılabilmesi devlet ile vatandaşı kaynaştırması açısından elzemdir.

Bu geniş anlamdaki yaklaşımdan sonra bir de Türkiye Barolar Birliğinin bu yaklaşımının bir de teknik yanlışlarına değinelim:      

Devletimizin tanımladığı mevzuata göre, uzlaştırmacılık mesleğini; belli eğitim şartlarını sağlayan ve Adalet Bakanlığı’nın yaptırılmasını sağladığı yazılı sınavdan başarılı olan ve diğer adli sicil şartlarını taşıyan bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yapabilir. Bu mevzuatla sağlanan hukuk güvencesinin takip görevi, uzlaştırmadan sorumlu Cumhuriyet başsavcılarımız ve Cumhuriyet savcılarımızdadır. Bu meslek onların gözetim ve denetiminde ve de emir ve talimatları doğrultusunda icra edilir. İlgili mevzuata göre uzlaştırma süresi boyunca kişilerin hür iradelerini kullanmalarının teminatı, devletimizin kamu hukukunu koruyan, kamuyu savunan ve kamu adına karar veren yargı bürokrasidir. Vatandaşlarımızın devletimizin yargı ve adalet organına ulaşma güvencesi ise Dilekçe Kanunu ile ve de ek olarak devletimizin yüce kurumları olan TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Valilikler ve Kaymakamlıklar  gibi dolaylı iletişim kanalları ile teminat altındadır. Ondan ziyade tüm devlet kurumlarımızda olduğu gibi Cumhuriyet başsavcılıklarımızın kapıları vatandaşlarımıza sonuna kadar açıktır. Durum böyle iken kolluk kuvvetinde görev yapan memurlarımızın uzlaştırma konusunda vatandaşlarımıza baskı yapabilmesi mümkün değildir. Aksi takdirdeki durumlar zaten adli ve idari soruşturma kapsamında olacaktır ve de yukarıda da bahsedildiği gibi bu uzlaştırma geçersiz olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kolluk görevlileri de her daim vatandaşının yanında olmuştur. Devletimizin yaptırım gücü olan kolluk kuvvetlerimiz, zor kullanma yetkisini sadece asayişi sağlamak ve insanımıza hizmet adına kullanır. Fazla fazla çalışan, mesai ücreti alamayan, vatan hizmetini severek ve hazla icra eden kolluk görevlilerimizden vatandaşa baskı beklemek eşyanın tabiatına aykırı bir durumdur. Eğer ki buna rağmen bir şüphe duyuluyorsa bu şüphe yasakçı zihniyetle değil, meslek etiği ve eğitimini önceleyen ve kamuda denetimi öne çıkaran bir anlayışla ortadan kaldırılabilir. Bahsi geçen yanlış yaklaşıma göre kolluk kuvvetlerimiz adalete yardımcı olurken, esas görevini icra ederken de ‘’ baskı kuracağı ‘’ düşünülebilir. Bu mantıktan şöyle bir yanlış varsayım bile ortaya çıkabilir: ‘’ o vakit kolluk kuvvetlerimizin asayiş yapması da sakıncalıdır.’’ Mamafih uzlaştırmacılık mesleğinde ‘’ kolluk kuvveti mensubu‘’ çekincesi büyük yanlıştır. Tekrar belirtmek gerekirse ilgili yönetmeliğe göre:

‘’ MADDE 35 –

(2) Uzlaştırma müzakerelerinin adliye binalarında gerçekleştirilmesi hâlinde toplantı odalarının düzenlenmesi, gerekirse güvenliğinin sağlanması, uzlaştırma toplantıları için tahsis sıra ve saatlerinin belirlenmesi Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir.’’ Tüm devlet güçleri vatandaşa hizmet ve adalet götürme çabasında iken bu çekincenin hiç gereği yoktur.

Şimdi de sayın Metin FEYZİOĞLU’nun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki değindiği kısmı inceleyelim, dolaylı da olsa mevzuat bütünü memurların uzlaştırmacılık yapabileceğini işaret ediyor, uzlaştırmacılığa özel kanun çıktığında açıkça memurların durumuna da değinilmesi zihinlerdeki sorgulamaları çözecektir. Öncelikle kanunda ne yazıyor bir bakalım:

‘’ Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı:

(1) Madde 28 – (Değişik: 30/5/1974 - KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.) Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç). (Ek cümle: 8/8/2011 - KHK-650/38 md.; İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113, K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; (…)(1) Yeniden düzenleme son cümle: 2/1/2014 - 6514/9 md.) Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz. (Değişik ikinci fıkra: 8/8/2011 - KHK-650/38 md.; İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile(1) ; Yeniden düzenleme: 2/1/2014 - 6514/9 md.) Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır.(2) Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler’’

Görüldüğü üzere Devlet Memurları Kanununda ‘’ ticaret yasağı’’ ön plandadır ve de şu ifade çok dikkat çekicidir: ‘’ özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır.‘’ Uzlaştırmacılığa dair özel kanun ise Ceza Muhakemesi Kanunudur. Ceza muhakemesi Kanunu’nda ne yazdığına bakmak gerekirse:

‘’CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Madde 253 –

(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. ‘’

Şimdi ise yönetmeliğe bakaca olursak:

‘’ CEZA MUHAKEMESİNDE UZLAŞTIRMA YÖNETMELİĞİ

Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları

MADDE 48 –

(3) Uzlaştırmacı siciline kaydedilebilmek için;

a) Türk vatandaşı olmak,

b) Tam ehliyetli olmak,

c) Avukatlar yönünden baroya kayıtlı olmak,

ç) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak,

d) Kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak,

e) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak,

f) Uzlaştırmacı eğitimini tamamlamak ve yazılı sınavda başarılı olmak,

g) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da geçici olarak yasaklanmamış olmak,

gerekir.

(4) Sicile kayıt için başvuruda bulunacak kişinin fiilen yürütmekte olduğu asıl mesleğinin ilgili mevzuatında, uzlaştırma faaliyetini yürütmesine engel bir hüküm bulunmamalıdır.

Görüldüğü üzere mevzuat bütünü yani Devlet Memurları Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırmacı Yönetmeliği dolaylı olarak devlet memurlarının bu mesleği icra edebileceğini göstermektedir. Pek tabi ki de bu dolaylı anlatıma bir netlik kazandırılması daha sağlıklı olacağı görülmektedir.

Son iddiayı da cevaplandıracak olursak, ‘’ neyin uzlaştırma kapsamında olup, neyin olmadığını bilmek’’ için hukuk fakültesi okumanın gereği yoktur. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. , 254. ve 255. Maddeleri ile Ceza Muhakemesinde Uzlaştırmacı Yönetmeliği’ne hakim olmak uzlaştırmanın kapsamına vakıf olmak demektir. Uzlaştırmacılık mesleği hukuk ağırlıklı değil müzakere ağırlıklıdır. Adalet Bakanlığı’nın sağladığı eğitim imkanları sayesinde, ülkemizin yetiştirdiği akademisyenler ile ülkemize uzlaştırmacı olarak hizmet etmek, yararlı olmak isteyen Türk vatandaşları bu mesleğin sağlıklı şekilde kurumsallaşmasını tamamlamasına yardımcı olmaya devam etmektedir.

Anlaşılacağı üzere toplumsal barış; gelişim, kalkınma, birlik, bütünlük adına herhangi bir grup ya da meslek hatta hiçbir Türk vatandaşı bu müesseseden dışlanmamalıdır…

Aşağıda ise uzlaştırılan tarafların hür iradelerinin teminatı olan mevzuat maddeleri tek tek yazmaktadır:

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun tarafları devlet güvencesi-hukuku ile koruyan ilgili maddesi, 253. Md. ‘‘(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.’’ 

Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin tarafları devlet güvencesi-hukuku ile sağlama alan ve direkt olarak koruyan ilgili maddeleri:

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/08/20170805-4.htm

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253, 254 ve 255 inci maddelerinde düzenlenen uzlaştırmanın uygulama alanı, uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, uymak zorunda oldukları etik ilkeler, uzlaştırmacı eğitimi verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri, uzlaştırmacı sicilinin düzenlenmesi, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin oluşturulması, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaşma teklifi ile müzakere usulü, uzlaşma belgesi ve uzlaştırma raporunda yer alacak konular, uygulamaya dair diğer hususlar ile Alternatif Çözümler Daire Başkanlığının çalışma usul ve esaslarını kapsar.

MADDE 4

(1) Bu Yönetmelikte geçen;

… j) Uzlaşma: Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak anlaşmış olmalarını, (etiğe göre uzlaşırlar)

l) Uzlaştırmacı: Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten, Cumhuriyet savcısının onayıyla görevlendirilen avukat veya hukuk öğrenimi görmüş kişiyi,

Temel ilkeler

MADDE 5 – (1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile kabul etmeleri ve karar vermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler.

(2) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması esası gözetilerek yürütülür.

(3) Uzlaştırmaya katılan şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören ile kanunî temsilcileri müzakereler sırasında, Kanunun tanıdığı temel güvencelere sahiptir.

(5) Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları, uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî sonuçları hakkında bilgilendirilir.

(7) Uzlaştırmacı görevi sebebiyle kendisine verilen bilgi ve belgelerin gizliliğini korur. Taraflardan birinin verdiği gizli bilgi ve belgeleri verenin iznini almadan veya kanunen zorunlu olmadıkça diğer tarafa açıklayamaz. Gizliliği koruma yükümlülüğü uzlaştırmacının görevi sona erdikten sonra da devam eder.

(8) Uzlaştırmacı müzakerelere başlamadan önce taraflara; uzlaştırmanın temel ilkelerini, kendisinin tarafsızlığını, uzlaştırma süreci ve sonuçlarını, uzlaştırmacı ile tarafların uzlaştırmadaki işlevlerini, gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve onların süreci anlamalarını sağlar.

(9) Uzlaştırmacı tarafların, hüküm ve sonuçlarını bilerek ve özgür iradeleriyle uzlaşmalarını sağlayacak uygun tedbirleri alır.

Etik ilkeler

MADDE 6 – (1) Uzlaştırmacı görevini aşağıdaki etik ilkelere uygun olarak yerine getirmek zorundadır:

a) Görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız ve tarafsız olarak yerine getirir, tarafların ortak yararlarını gözetir, tarafların müzakerelerde yeterli ve eşit fırsatlara sahip olmasına özen gösterir

c) Görevini yerine getirirken taraflara nazik ve saygılı davranır. Tarafların birbirlerine saygılı davranmaları ve müzakerelere iyi niyetle katılmaları konusunda tarafları bilgilendirir.

ç) Masumiyet karinesi gereğince şüpheli ya da sanığın suçluluğu hakkında ön yargılı olamaz, şüpheli ya da sanığa karşı bir tavır takınamaz.

d) Görevini yerine getirirken taraflar arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapamaz, itibar ve güveni sarsıcı davranışlarda bulunamaz.

e) Taraflardan biriyle herhangi bir kişisel veya iş ilişkisinin bulunması, uzlaştırmanın sonucuna yönelik doğrudan veya dolaylı, malî veya diğer menfaatinin bulunması ya da taraflardan biri için uzlaştırma dışında bir yetkiyle görev yapması gibi bağımsızlığı veya taraflarla arasındaki menfaat çatışmasını etkileyebilecek ya da bu izlenimi verebilecek durumları açıklamadan görev yapamaz veya göreve devam edemez.

g) Tarafsızlığından kuşku duyulmasına yol açacak şekilde kendisine veya bir başkasına doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir menfaat temin edemez.

ğ) Görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü davranıştan kaçınır.

Genel hükümler

MADDE 7 –

(10) Şüpheli, sanık, mağdur ya da suçtan zarar görene Cumhuriyet savcısının onayı ile görevlendirilen uzlaştırmacı uzlaşma teklifinde bulunur.

Delillerin toplanması

MADDE 9 – (1) Soruşturmasına başlanılan ve uzlaştırma kapsamında kalan suçlara ilişkin gerekli araştırma ve soruşturma işlemleri, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.

(2) Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı Kanunun 160 ve devamı maddeleri uyarınca toplanması gereken tüm delilleri toplar.

(3) Çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı, soruşturma sırasında gerekli gördüğünde çocuk hakkında 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını çocuk hâkiminden isteyebilir.

Uzlaştırmacı görevlendirilmesi

MADDE 12 – (1) Uzlaştırma bürosuna gönderilen dosyanın uzlaştırmadan sorumlu Cumhuriyet savcısı tarafından incelenmesi sonucunda, gönderme kararına esas suçun uzlaştırma kapsamında kaldığının anlaşılması hâlinde uzlaştırmacı görevlendirmesi, Daire Başkanlığı tarafından belirlenen listeye göre ilgili Cumhuriyet savcısının onayıyla yapılır.

Uzlaştırma raporu

MADDE 18 –

 (4) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka ve ahlaka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına almak suretiyle onaylar, soruşturma dosyasında muhafaza eder.

(5) Cumhuriyet savcısı raporu veya belgeyi, uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayanmaması, edimin hukuka ve ahlaka uygun olmaması nedeniyle onaylamadığı takdirde gerekçesini rapora yazar. Edimin hukuka ve ahlaka uygun olmaması nedeniyle raporu onaylamaması durumunda bu Yönetmeliğin 17 nci maddesindeki süreye uyulması koşuluyla edimin değiştirilmesini uzlaştırmacıdan isteyebilir.

Uzlaşma belgesi

MADDE 19 – (1) Uzlaştırmacı görevlendirilmeden önce veya uzlaşma teklifinin reddedilmesinden sonra, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin aralarında uzlaşmaları hâlinde; taraflarca niteliğine uygun düştüğü ölçüde Ek-3’te yer alan Uzlaştırma Raporu Örneği'ne uygun bir uzlaşma belgesi düzenlenir. Cumhuriyet savcısı, bu belgeyi 18 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen kıstaslara göre inceler ve değerlendirir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Kovuşturma Evresinde Uzlaştırma

Uzlaştırma raporu

MADDE 25 –

(5) Mahkeme, raporu veya belgeyi, uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayanmaması, edimin hukuka ve ahlaka uygun olmaması nedeniyle onaylamadığı takdirde gerekçesini rapora yazar. Edimin hukuka ve ahlaka uygun olmaması nedeniyle raporu onaylamaması durumunda bu Yönetmeliğin 24 üncü maddesindeki süreye uyulması koşuluyla edimin değiştirilmesi için dosyayı büroya gönderebilir.

Uzlaşma belgesi

MADDE 26 – (1) Kovuşturma evresinde uzlaştırmanın uygulanabileceği hâllerde, yapılan uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen hüküm verilinceye kadar sanık ile mağdur, katılan veya suçtan zarar görenin aralarında uzlaşmaları halinde; taraflarca niteliğine uygun düştüğü ölçüde Ek-3’te yer alan Uzlaştırma Raporu Örneği'ne uygun bir uzlaşma belgesi düzenlenir ve mahkemeye sunulursa, hâkim bu belgeyi 25 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen kıstaslara göre inceler ve değerlendirir.

Uzlaştırma müzakereleri

MADDE 31 –(2) Uzlaşma sağlanabilmesi için birden fazla müzakere yapılabilir. Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya uzlaştırma müzakerelerinin kanuna uygun yürütülmesi amacıyla talimat verebilir.

Uzlaştırmanın yapılacağı yer ve zaman

MADDE 35 –

(2) Uzlaştırma müzakerelerinin adliye binalarında gerçekleştirilmesi hâlinde toplantı odalarının düzenlenmesi, gerekirse güvenliğinin sağlanması, uzlaştırma toplantıları için tahsis sıra ve saatlerinin belirlenmesi Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir.

Büronun kurulması

MADDE 39 – (1) Her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile personel görevlendirilir.

(2) Büro iş ve işlemleri Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısının denetimi altında yazı işleri müdürünün yönetiminde zabıt kâtibi ve diğer görevliler tarafından yürütülür.

Denetim ve performans kaydı

MADDE 45 – (1) Uzlaştırmacılar hakkında Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısı tarafından yapılacak denetim ve performans değerlendirmeleri ile sonuçlarının tutulduğu kayıttır.

(2) Bu kayıt; dosyanın uzlaştırmacıda kaldığı süre, uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun sonucu, etik ve temel ilkelere uyma, uzlaştırma raporunun eksiksiz düzenlenmesi, müzakerelerin gizliliğine riayet edilmesi, raporun süresi içinde verilmesi ile düşünceler sütunundan oluşur.

Uzlaştırmacı sicilinden ve listeden çıkarılma

MADDE 49 – (1) Uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden ya da uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunan, Kanunun öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan, etik ilkelere aykırı davranan, yenileme eğitimini tamamlamayan uzlaştırmacı Daire Başkanlığınca sicilden ve listeden çıkarılır.

(2) Etik ilkelere aykırı hareket edilmesi halinde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir.

Denetim usulü

MADDE 65

(2) Uzlaştırmacılar; görev yaptıkları yerin Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya görevlendirilen Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.

(3) Eğitim izni verilen kuruluşların ve uzlaştırmacıların denetimi her yıl yapılır.

(4) İhbar veya şikâyet üzerine uzlaştırmacılar ve eğitim izni verilen kuruluşlar her zaman denetlenebilir.

Denetimin kapsamı

MADDE 67 –

(2) Uzlaştırmacılar;

a) Yönetmelikte belirtilen temel ve etik ilkelere uygun hareket edilmesi,

b) Uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun usulüne uygun düzenlenmesi,

c) Uzlaştırma işlemlerinin süresi içinde tamamlanması,

ç) Uzlaştırma müzakerelerinin gizliliğine riayet edilmesi,

d) Kanun ve bu Yönetmeliğin öngördüğü yükümlülüklere uygun hareket edilmesi,

yönlerinden denetlenir.

Denetim sonucunun izlenmesi

MADDE 68 – (1) Denetim sonucunda eğitim kuruluşları yönünden denetim görevlileri, uzlaştırmacılar yönünden ise ilgili Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısı tarafından bir rapor düzenlenir.

(2) Düzenlenen raporun bir sureti denetlenen kuruluşun veya ilgili Cumhuriyet başsavcılığının arşivinde muhafaza edilir, diğer sureti de Daire Başkanlığına sunulur.

(4) Suç işlediği tespit edilen uzlaştırmacı veya eğitim kuruluşları hakkında bu Yönetmeliğin 49 ve 54 üncü maddeleri uyarınca işlem yapılır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mevlüt 4 hafta önce

Mukayyitlik, asayiş hizmetleri, grup amirliği, karakom amirliğiyapan her polis ünlü hukukçulardan daha iyi uzlaştırmacıdır. Çünkü tarafların psikolojisinden tutunda olayların akış şeklini en iyi bilendir. Mesleği gereği zaten hukukun icrası yönünde fiilen sıralı amirleri tarafından denetlenerek çalışmaktadır.

Avatar
Ali 4 hafta önce

Buradaki amaç pastayı bolmeden sadece avukatlara ikram etmek olmuş. Yoksa bu iş için gerekli eğitim veriliyor polislerinde geneli hukuk bilgisi olan kişiler zaten.

Avatar
erol güven 4 hafta önce

Burda kaygının hukuk dan zıyade maddı olduğu aşikar yoksa kolluk adalete gıden yolun ılk kapısıdır ve görevlerı boyunca binlerce uzlaştırmaya zaten yapar zemın hazırlar ve bu işi para almadan yapar