Bir eğitim öğretim yılını daha geride bıraktık. Ülkemizde yaklaşık 18 milyon öğrencimiz karne aldı. Nicelik bakımından hemen hemen orta ölçekli bir Avrupa ülkesi  nüfusu kadar öğrencimiz….

Bu sene Liselere Geçiş Sınavı ve Bursluluk sınavının da haziran ayının ilk günlerinde yapılması, okula devamsızlık yapılmasının önüne geçemedi. İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde bir eğitim öğretim yılının 180 iş günü olduğu açıkça belirtilmiştir. Lakin okullarımızda 2-3 haftadan beri doğru düzgün ders işlenmemekte. Öğretmenlerin bir çoğu yazılı sınavları erken bitirmiş, Ramazan ayının da etkisiyle okullarda öğrenciler devamsızlık yapmaktadır. Kimi öğrenci konular bittiği için kimi öğrenci merkezi sınavlara evde daha iyi hazırlanacağını düşündüğü için, bazıları da devamsızlığı hak olarak gördüğü için okula gelmemekte. Birçok dersliklerde öğretmenler, öğrenci sayısının çok az olduğu sınıflara ders anlatmaktadır.

Öğrencilerin çoğunluğu, okulun son haftaları sağlık raporu alarak okula gelmediler. Bu rapor alma alışkanlığı bir bulaşıcı hastalık gibi, öğrenciler birbirlerine çok çabuk sirayet ettirerek alt sınıflara kadar indi. Sağlık kurumları öğrencilere çok kolay rapor verdiler. Maalesef kişilik ve karakterlerinin şekillendiği bu dönem de öğrencilerimizi etik olmayan bir şekilde sahte rapor almaya teşvik ediyoruz ya da sahte rapor almalarını sağlıyoruz. Kişilik ve karakter oluşumuna darbe vura vura öğrenciyi yetiştiriyoruz. Sonra da eğitim sisteminin çıktısı olarak iyi insan, etik insan niçin yetişmiyor diye kendimizi sorguluyoruz. Değerler eğitimini okullarımızda maalesef tam anlamıyla veremiyoruz. Salt ve didaktik bir şekilde ,üst perdeden,üçgenin iç açılarını anlatır gibi anlatıyoruz.Oysa değerler eğitimini öğrencinin davranışa dönüştürerek,içselleştirerek yaşamında uygulaması için çareler üretmeliyiz.Roosvelt’’Eğer bir insanı akıl yönünden eğitip de ahlak yönünden yetiştiremiyorsanız toplumun başına bir bela yetiştiriyorsunuz ‘’demektedir.

Okullarda eğitim öğretim yılı son ayında yapılan devamsızlığın önüne geçmek için Milli Eğitim Bakanlığına önerimdir. Özellikle son haftalarda yapılan devamsızlığın önüne 2 şekilde geçileceğini düşünüyorum.

1- Ülke genelinde yapılan Liselere Geçiş Sınavı ve Bursluluk sınavları okulların kapandığı hafta sonu yapılması okullarda yapılan devamsızlığın önüne geçecektir. En azından konular bitse bile sınavlara hazırlık yapılacağından hedefi olan öğrenciler okula gelmeye devam edecektir.

2- Okulların kapanmasından önceki haftanın yani 35.haftanın sınav haftası olması, öğretmenlerin son yazılı sınavları bu haftada yapması, öğrencileri okulda tutacaktır. Yoksa yıl içindeki 180 iş günü 165-170 iş gününe düşmektedir ki bu duruma acilen önlem alınmalıdır

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
misafir 6 ay önce

hocam kalemine sağlık