Mekke'nin müşriklerinden Ümeyye'nin kölesi idi. O zamanlar Arabistan'da kumar, zina, hırsızlık gibi korkunç bir cahiliyet vardı. Zulüm, ahlaksızlığın en beterleri bulunuyordu. Mekke'nin tek gelir kaynağı ticaretti. Bundan dolayı böyle korkunç olaylar gerçekleşiyordu. Bilal-i Habeşi'nin sesi güzel olduğu için Mekkeliler düğünlere, şenliklere çağırıyordu.

Hz. Ebu Bekir Bilal-i Habeşi hazretlerine Müslüman olmasını söyledi. Bilal-i Habeşi hazretleri de bunun üzerine, Kelime-i şehadeti getirip Müslüman oldu. Bilal-i Habeşi, Müslüman olduktan sonra hayatında bambaşka şeyler oldu. Hak yolundan gitmek ve batıl olan inançları ayırt edebilmek için azimli ve çetin bir mücadelenin ardından gitti, mücahidi oldu.

Zalim Umeyye, Bilal'in Müslüman olduğunu öğrenince İslamiyetten geri çevirmek için eziyet ve işkenceler yapmıştı. Bir öğle vakti güneşin bir yanardağ gibi sıcak olduğu vakit Umeyye, Bilal'i aldı ve kızgın kumların üzerine yatırdı, sırtına bir taş koydu ve dedi ki: "Muhammed'e küfret, Lat ve Uzza'ya iman et. Yoksa onlara iman edene dek bu durumda kalacaksın."

Bilal'i Habeşi onun yaptıklarına boyun eğmez, her zaman ağzından "Allahu Ahad, Allahu Ahad" sözleri kesilmezdi. Müşrikleri hayrete düşürürdü.

Ebu Bekir sonra gelir ve benim elimde daha güçlü köle var. Bilal'i bırak bu köleye sana vereyim der. Umeyye'de Bilal'i Ebu Bekir'e teslim eder ve diğer köleyi alır. Bilal daha sonra Medine'ye hicret eder.

Resulullah'ın vefatından sonrab cihadı, ezana tercih eden Hz. Bilal olmuştur. Bilal'in ezanını dinleyen herkes hüngür hüngür ağlamıştır. Hz Bilal doğruluktan ayrılmıyor, tatiller olduğunda bile ezanını okuyor tatil yapmıyordu. O İslam devletinin ileri gelenlerinden olmuştu, söz sahibiydi.

Hz. Bilal uzun boylu, koyu esmer tenli biriydi. Ömrünün geride kalanlarını o güzel sesiyle ezan okuyarak harcadı ve ömrünün sonlarına doğru saçları beyazladı.

Bilal-i Habeşi 641 yılında vefat etti. Şam'daki Ehl-i Beyt mezarı olarak bilinen Dımaşk'ın, Bab'üs Sağir mezarlığına defnedilmiştir.

Bu anlatılanları da dinlediniz işte. Hz. Bilal böyle biriydi. O sadece Resulullah gibi doğru yolda gitmeye çalıştı. Müşrikler ona zorla İslamiyetten vaz geçmesini söylesede onun için de öyle bir iman sevgisi vardı ki dürüstlükten, inancından vaz geçmedi, korudu. Ağzından düşmedi "ALLAH" kelimesi.

O ezanı en güzel seslendirendi. Onun kadar kimse seslendirebiliyor mu? Ezanı kulağa hoş getiren bir dille hitap ediyordu. Bilal-i Habeşi o güzel insan...

2017 yılında bir animasyon sinema filmi doğuyor. "Özgürlüğün Sesi: Bilal-i Habeşi" adında. Gitmenizi tavsiye ederim. Belki onun hayatında daha iyi şeyler öğrenirsiniz. Aralarımızda belki Bilal-i Habeşi'yi bilmeyenler bile vardır. Gelecekte doğan çocuklarımız da öğrensin böyle güzel bir insanı. Bilal-i Habeşi'nin ezan okurken sesini duyupta İslamiyet inancına Müslüman olanlarda oldu eski yıllarda ve aralarımızdan.

Engin Altan Düzyatan'ın seslendirdiği bu animasyon filmi birçok emeklerle hazırlanmış ve aradan o kadar yıllar geçse de Bilal-i Habeşi'yi unutturmamak akıllara kazandırmak için yapılmış yararlı amaçlı olmuştur. Ülkemiz tekrar tekrar ezanı kulağanda duydukça aklına Bilal-i Habeşi gelsin...

Bilal-i Habeşi ilahi sözlerinden;

candan bağlı idi o hak Resule

Bilali Habeşi garip bir köle

öyküsü dolaşır dillerden dile

Bilali Habeşi o büyük insan

yatırdıkar onu kızgın kumlara

vücudunu boyadıkar kanlara

canım kurban Bilal gibi canlara

Bilali Habeşi o büyük insan

vura vura vücudunu soydular

üzerine büyük taşlar koydular

Bilalin el hak deyişin duydular

Bilali Habeşi o büyük insan…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.