Sağlıkta dönüşüm programının gerçekleşmesinde en büyük payı olan ve sağlığın her alanında görev yapan sağlık çalışanları için, paydaş olmanın gereğini yerine getirilmeli ve mesleki risklerin ortadan kaldırılması yönünde ciddi adımlar atılmalıdır. Her yıl, radyasyonla çalışan birçok sağlıkçıyı kanserden ve meslek hastalıklarından kaybediyoruz. Birçok sağlık çalışanı da radyasyona maruz kalma nedeniyle çeşitli hastalıklardan dolayı tedavi görmekte, yaşamlarını bu hastalıklarla mücadele ile sürdürmeye çalışmaktadır. 

Sağlık Bakanlığı’nın 2017 yılı verilerine göre Türkiye’de her 1000 kişiden 174 kişiye MR, her 1000 kişiden 205 kişiye BT çekilmektedir. MR çekimlerinde Dünya 1.'si BT çekimlerinde ise Dünya 2.'siyiz. Performans sisteminin de etkisiyle MR ve BT çok gereksiz ve bilinçsizce kullanılmakta az sayıdaki teknisyen ve radyolog hekimlerin iş yükünü sürekli artmaktadır. Öte yandan gereksiz yere tomografi çekilen hastalar(özellikle çocuklar) kanser riski ile karşı karşıya kalıyor. Bir Akciğer tomografisinde alınan radyasyon dozu yaklaşık 300 Akciğer röntgen filmine eşittir.


MR VE TOMOGRAFİ‘DE DÜNYA LİDERİ OLMAK ÖVÜNÜLECEK BİR DURUM DEĞİLDİR.
Yapılan araştırmalar yakın gelecekte görüntüleme işlemlerinden kaynaklanan kanserler tüm kanserlerin %2’ini oluşturacaktır. Özellikle BT gibi yüksek radyasyon yayan sistemlerin kullanımında çok dikkatli olunması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı araştırma radyolojik tetkiklerinin ⅓ standartlara uygun çekilmediğini ve tekrar edildiğini ortaya koymuştur.  Gereksiz tetkikler ve standartlara uygun olmayan tetkikler hastaların defalarca radyasyona maruz kalmasına sebep olmakta ve kansere davetiye çıkarmaktadır.
YETERSİZ İSTİHDAM EN ÖNCELİKLİ SORUNDUR!
 
AB ülkeleri ile ülkemizdeki radyoloji teknisyenlerini kıyasladığımız İngiltere’de 3048 kişiye 1 radyoloji teknisyeni, Hollanda 1/3303Almanya 1/2711, Fransa 1/2850 iken Türkiye’de 5650 kişiye 1 radyoloji teknisyeni düşmektedir. AB ülkelerinde bir radyoloji teknisyeni günlük mesaisinde ortalama 30 hastaya işlem yaparken ülkemizde bu sayı en küçük hastanede bile 80—85 civarındadır. AB ülkelerinde ortalama her 100 bin kişiye 12 radyolog düşerken ülkemizde bu rakam 5 civarındadır. Bizler Avrupa’daki meslektaşlarımızın 2-3 kat daha fazla işlem yapmaktayız. Az sayıda büyük bir özveri ile çalışan meslektaşlarımız sağlıksız ve ağır çalışma koşulları nedeniyle kansere yakalanıyor.
 KANSER OLMAK KADERİMİZ DEĞİLDİR!
Radyoloji mesleği tıpkı maden ocağında çalışanlar gibi ağır ve tehlikeli meslekler sınıfındadır. Mesleğin çalışma usul ve esasları, alınması gereken güvenlik önlemleri kanun ile belirlenmiştir. Ama ne yazık ki maden ocaklarında çalışanlar gibi radyolojide de tüm birimler özelleştirilmiş, taşeron eliyle yürütülmektedir. Güvenlik önlemlerinden yoksun, esnek çalışma, kuralsız çalışma, ehliyetsiz eleman çalıştırma, sosyal ve özlük haklardan yoksun çalışma ve bunun sonucunda radyasyondan dolayı sağlığını kaybetme, kanser olma devletimizin eliyle bu mesleğin fıtratı haline getirilmiştir.
Her yıl onlarca meslektaşımıza Kanser teşhisi konuluyor. 
KAMU SAĞLIK-SEN olarak;İnsanca çalışma koşullarının sağlanmasını,
-Mevcut kanunların uygulanmasında keyfiyete son verilmesini,
-Özlük ve ekonomik haklarımızın iyileştirilmesini,
-Fiili hizmet (yıpranma) önündeki engellerin kaldırılmasını,
-Lisans tamamlama ve yükseköğrenim hakkımızın verilmesini,
-Ehliyetsiz eleman çalıştırmaya son verilmesini istiyoruz. 
Tüm radyoloji çalışanlarının  8 Kasım Dünya Radyoloji Günü kutlu olsun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.