Milli Eğitim Bakanlığında son yıllarda yaşanan disiplin soruşturmaları ve verilen disiplin cezaları belki de abartısız son 10-15 yılda verilen disiplin cezalarının toplamından fazladır. Durum böyle olunca hepimiz adeta birer soruşturma uzmanı olmuş durumdayız! 

2015 yılında yaşanan 29 Aralık grevi nedeniyle binlerce eğitim emekçisine disiplin cezaları verilmiş ve bu disiplin cezaları hem idare, hem de eğitim emekçileri tarafından idari yargıya taşınmıştı. Hukuki süreç birçok ceza açısından halen devam etmektedir. 

Bu disiplin cezaları kimi illerde okul ve kurum müdürleri, kimi illerde de doğrudan il-ilçe milli eğitim müdürleri tarafından uygulamaya konuldu.  

Disiplin işleriyle ilgili uygulamalarda, kaymakam ilçe, valiler il, bölge müdürleri bölge, belediye başkanları belediye teşkilatındaki diğer disiplin amirlerine göre en üst disiplin amiridirler. 

Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin 4.maddesınde; "Bakanlık kurum ve kuruluşlarındaki disiplin amirleri ve bunların astlık-üstlük sırası yönetmelikte ekli listede belirtilmiştir. Buna göre;  

Listede gösterilen üst disiplin amirleri, sıralamada kendinden önce gelen amire bağlanmış olan bütün personelin aynı zamanda ilk disiplin amiri sıfatına haizdir. Üst disiplin amirleri tarafından ilk disiplin amiri sıfatıyla verilmiş disiplin cezalarına itiraz, varsa bu amirlerin ilk disiplin amiri olan üstüne yoksa ilgili disiplin kuruluna yapılır, hükmüne yer verilmiştir. Bu anlamda, bir ilde veya ilçede yer alan bir okulda görevli öğretmenin 1.disiplin amirinin okul müdürü, 2.disiplin amirinin ise ilçe milli eğitim müdürüdür.  

Yukarıda da söz ettiğimiz gibi 29 Aralık grevi ile ilgili disiplin cezalarının bir bölümü il-ilçe milli eğitim müdürleri tarafından doğrudan verilmiştir.  

Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme  sahiptirler. 

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin disiplin ile ilgili açık hükümleri uyarınca; disipline ilişkin tüm işlemleri yapmak ve disiplin konusu fiilin öğrenilmesinden itibaren belirlenen süre içinde soruşturmayı başlatarak disiplin cezası verme yetkisi disiplin amirlerinin sorumluluğunda olup; disiplin cezasına konu fiilin, personelin sıralı disiplin amirlerinden herhangi birisi tarafından öğrenilmesi üzerine, yine sıralı disiplin amirlerinden herhangi birisinin vereceği olur ile soruşturmaya başlanabileceği ve Yönetmelikle belirlenen  disiplin amirleri tarafından da personele disiplin cezası verilebileceği kuşkusuzdur. 

Disiplin cezaları bir ceza hukuku yaptırımı olmamakla birlikte bir kamu hukuku yaptırımı olması nedeniyle ceza hukukunun genel ilkelerinin disiplin hukukunda da uygulanmasının gerektiği, bu kapsamda ceza verme yetkisinin devredilmezliği ilkesi ile belirlilik ilkesinin disiplin hukukunda da geçerli olduğu, anılan ilkeler uyarınca kimin disiplin amiri olduğu ve disiplin cezası verebileceği hususunun  önceden ve açık bir şekilde mevzuatla belirlenmesi gerekmekte olup; hiyerarşik, mevzuatta belirlenerek, devredilmesine veya herkesin disiplin amiri olmasına yol açacak şekilde Yönetmelik ile kural getirilmesine disiplin cezalarının cezai niteliği gereği olanak bulunmadığı idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. 

Bu nedenle, öğretmenlerin 2.sicil amiri olan il-ilçe milli eğitim müdürlerinin, öğretmenlere disiplin cezası vermesi olası değildir. Üst makam olmanın disiplin cezası verilebilmesi için yeterli olmayacağı, disiplin cezası verme konusunda hangi makamın yetkili kılındığı, yetkinin ancak o makam tarafından kullanılmasının sağlanması ve bu yetkinin devredilemez olduğu akıldan çıkarılmamalı, disiplin uygulamaları hukuka uygun bir şekilde yürütülmelidir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner46