Bakan Mahmut Özer'in çözmesi gereken sorunlar neler? (23 madde)

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'i hangi sorunları çözmeli? İşte MEB'de Bakan Özeri bekleyen sorunlar...

Bakan Mahmut Özer'in çözmesi gereken sorunlar neler? (23 madde)

Mühendis kökenli olduğu için eleştiriliyor olsa da daha önceki bakanların tümü de Ziya Selçuk gibi “öğretmen” değildi.

Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü döneminden bu yana tanıdığım Özer’in ÖSYM Başkanlığı döneminde YKS başta olmak üzere sınavlarla ilgili rapor hazırlaması ve bunları yayımlaması önemliydi. “Başarısızlığı göstermek mi istiyorsun?” diye o dönemde eleştirilmiş olsa da “Bu öğrenciyi değil, eğitimin durumunu gösteriyor” diyerek, bu raporları Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bakan yardımcısı olarak geçtiğinde de LGS başta olmak üzere yayımlamaya devam etti.

Raporlu da raporsuz da hali ortada olan eğitimin sorunları pandemi ile birlikte devleşerek karşımızda duruyor. Özer, ilk açıklamasında “İlk önceliğim gerekli tüm tedbirleri alarak, okulları tıpkı pandemi öncesinde olduğu gibi yüz yüze eğitime hazır hale getirmektir. Artık okulları kapalı tutma gibi bir lüksümüz yoktur” dedi ve “fırsat eşitliğine” vurgu yaptı.

Bu sözler 6 Eylül’de okulların açılacağı şeklinde yorumlandı. Umarız bu gerçekleşir ve 1.5 yıldır kaybeden çocuklar için tam zamanlı yüz yüze eğitim başlar.

HANGİ TALEPLER VE SORUNLAR VAR?
Ancak Bakan Özer’in önünde çözülmesi gereken sorunlar ve talepler var. Peki bunlar nedir diye bakacak olursak şöyle sıralayabiliriz:

-LGS nakil uygulaması son buldu. Sınavlı ya da sınavsız bir yere yerleşemeyen öğrencilerin adresi açık lise olacak. Açık lise istemeyene alternatif ise meslek ya da imam hatip lisesi. Bu seçeneklerin dışında velilerin karşısında tek seçenek özel okul oluyor.

KENDİ ÇOCUĞUN İÇİN İSTEMEDİĞİNİ
-Meslek lisesi ya da imam hatip lisesi dayatması yerine keşke bir dönemin sınavsız alan klasik liselerine geri dönülebilse. Eğitimle ilgili düzenleme yapılırken unutulmaması gereken, “Kendi çocuğun ve sevdiklerin için istemediğin, göndermediğin okul türünü başkalarının çocukları için istemek” olmalı.

TAM ZAMANLI VE YÜZ YÜZE AÇILMA
-6 Eylül’de okullar tam zamanlı yüz yüze açılmalı. Okulları AVM ile açıp, AVM’ler ile kapatmaktan vazgeçilmeli. Bunu ülkeler başarıyor, en son okullarını kapatıyor, ilk okullarını açıyor. “Çocukların sağlığı” bahanesiyle onları eğitimsiz bırakmak tıpkı Türk Tabipleri Birliği raporunda olduğu gibi onların eğitimlerine değer vermediğimizin göstergesi, bu kaynak ya da imkan sorunu değil, bir tercih. Okullarını en fazla açık tutan ülkelere bir kez daha bakalım, nasıl başarmışlar.

MÜFREDAT SEYRELTİLECEK Mİ?
-Uzaktan eğitime de geçilebileceği dikkate alınarak, yüz yüze eğitimde bile başarılı olamayan bu müfredat aynen devam edecek mi? Müfredatta sadeleşme yapılacak mı? Müfredat konu değil problem tabanlı olabilecek mi?

-İlköğretimde çocukların bilgi yığınına maruz kalmaları yerine temel becerileri kazanmaları ve öz yeterliliklerini geliştirmeleri gerekir. Bu nasıl sağlanacak?

TEMİZLİK VELİNİN SORUMLULUĞU MU?

-Okulların açılması için ne hazırlık yapılıyor? Birçok okulda temizlik görevlisi velilerin gönüllü girişimiyle sağlanıyor, oysa bu devlet girişimiyle olmalı. Ekonomik durumu iyi olan bölgelerde veliler bağış yaparak, bunu karşılıyor ama gelir düzeyi düşük bölgelerdeki okullarda temizlik yok. Bir temizlik görevlisinin maliyetinin ortalama 4 bin TL olduğunu söyleyen eğitimciler “Temizlik veli ya da öğretmenin görevi değil” diyor. Bu nedenle okulun temizliği için görevli bulunması velilerin üzerine yük olmamalı.

-Okulların ihtiyacı kadar temizlik görevlisi gerekirse İşKur’dan sağlanmalı ve bu görevliler de okullar açılmadan en az bir hafta önce işe başlayıp, okullarda hijyeni sağlamalı.

-Okullara yerel yönetimlerden destek sağlanmalı.

SINIFLAR BÖLÜNECEK Mİ?
-Okullar açılınca sınıflar bölünecek mi? Her gün okula gidilecek mi?

-Seyreltilmiş sınıflar için öğretmen ihtiyacının bir ordu haline gelen ataması yapılmayan öğretmenlerden sağlanmasının yolu bulunamaz mı?

EBA’NIN TIKLANMASI YETERLİ Mİ?
-Uzaktan eğitimin EBA’ya video çekmek olmadığını artık Milli Eğitim anlayacak mı? Tıklanma sayıları ile eğitimin kalitesinin ölçülmesinden vazgeçilmeyecek mi?

-Eğitimde kalite okul öncesinden ve temel eğitimden başlar. Sınav sonuçları ortada, bu sonuçlar öğrencinin değil, eğitim sisteminin performansını gösteriyor. Nitelikli bir eğitim için hangi adımlar atılacak?

DEZAVANTAJLI ÇOCUKLAR NE OLACAK?
-1.5 yıldır internet erişimi olmayan yaklaşık 5 milyon çocuk tekrar uzaktan eğitime geçilmek zorunda kalırsa ne olacak? Birçok çocuk okuldan koptu, özellikle dezavantajlı aileler gıda ihtiyacını karşılamakta zorlanırken bu çocuklar da “işçi” oldu. Fırsat eşitsizliği derinleşti. Ne yapılacak? Bu çocukları okula nasıl döndüreceğiz?

-Bu yıl da okula devam velinin isteğine mi bırakılacak? Bu her bireye eğitim verme sorumluluğunu velinin üzerine bırakarak, sorumluluktan kaçmak değil mi?

Bakan Mahmut Özer,hangi sorunları çözmeli?
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'den neler bekleniyor, hangi sorunlar çözülmeli?

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Özer’in Ziya Selçuk’un yerine Milli Eğitim Bakanı olarak göreve atanmasıyla birlikte hem beklentiler hem de sorunlar sıralanmaya başlandı.

Mühendis kökenli olduğu için eleştiriliyor olsa da daha önceki bakanların tümü de Ziya Selçuk gibi “öğretmen” değildi.

Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü döneminden bu yana tanıdığım Özer’in ÖSYM Başkanlığı döneminde YKS başta olmak üzere sınavlarla ilgili rapor hazırlaması ve bunları yayımlaması önemliydi. “Başarısızlığı göstermek mi istiyorsun?” diye o dönemde eleştirilmiş olsa da “Bu öğrenciyi değil, eğitimin durumunu gösteriyor” diyerek, bu raporları Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bakan yardımcısı olarak geçtiğinde de LGS başta olmak üzere yayımlamaya devam etti.

Raporlu da raporsuz da hali ortada olan eğitimin sorunları pandemi ile birlikte devleşerek karşımızda duruyor. Özer, ilk açıklamasında “İlk önceliğim gerekli tüm tedbirleri alarak, okulları tıpkı pandemi öncesinde olduğu gibi yüz yüze eğitime hazır hale getirmektir. Artık okulları kapalı tutma gibi bir lüksümüz yoktur” dedi ve “fırsat eşitliğine” vurgu yaptı.

Bu sözler 6 Eylül’de okulların açılacağı şeklinde yorumlandı. Umarız bu gerçekleşir ve 1.5 yıldır kaybeden çocuklar için tam zamanlı yüz yüze eğitim başlar.

HANGİ TALEPLER VE SORUNLAR VAR?
Ancak Bakan Özer’in önünde çözülmesi gereken sorunlar ve talepler var. Peki bunlar nedir diye bakacak olursak şöyle sıralayabiliriz:

-LGS nakil uygulaması son buldu. Sınavlı ya da sınavsız bir yere yerleşemeyen öğrencilerin adresi açık lise olacak. Açık lise istemeyene alternatif ise meslek ya da imam hatip lisesi. Bu seçeneklerin dışında velilerin karşısında tek seçenek özel okul oluyor.

KENDİ ÇOCUĞUN İÇİN İSTEMEDİĞİNİ
-Meslek lisesi ya da imam hatip lisesi dayatması yerine keşke bir dönemin sınavsız alan klasik liselerine geri dönülebilse. Eğitimle ilgili düzenleme yapılırken unutulmaması gereken, “Kendi çocuğun ve sevdiklerin için istemediğin, göndermediğin okul türünü başkalarının çocukları için istemek” olmalı.

TAM ZAMANLI VE YÜZ YÜZE AÇILMA
-6 Eylül’de okullar tam zamanlı yüz yüze açılmalı. Okulları AVM ile açıp, AVM’ler ile kapatmaktan vazgeçilmeli. Bunu ülkeler başarıyor, en son okullarını kapatıyor, ilk okullarını açıyor. “Çocukların sağlığı” bahanesiyle onları eğitimsiz bırakmak tıpkı Türk Tabipleri Birliği raporunda olduğu gibi onların eğitimlerine değer vermediğimizin göstergesi, bu kaynak ya da imkan sorunu değil, bir tercih. Okullarını en fazla açık tutan ülkelere bir kez daha bakalım, nasıl başarmışlar.

MÜFREDAT SEYRELTİLECEK Mİ?
-Uzaktan eğitime de geçilebileceği dikkate alınarak, yüz yüze eğitimde bile başarılı olamayan bu müfredat aynen devam edecek mi? Müfredatta sadeleşme yapılacak mı? Müfredat konu değil problem tabanlı olabilecek mi?

-İlköğretimde çocukların bilgi yığınına maruz kalmaları yerine temel becerileri kazanmaları ve öz yeterliliklerini geliştirmeleri gerekir. Bu nasıl sağlanacak?

TEMİZLİK VELİNİN SORUMLULUĞU MU?

-Okulların açılması için ne hazırlık yapılıyor? Birçok okulda temizlik görevlisi velilerin gönüllü girişimiyle sağlanıyor, oysa bu devlet girişimiyle olmalı. Ekonomik durumu iyi olan bölgelerde veliler bağış yaparak, bunu karşılıyor ama gelir düzeyi düşük bölgelerdeki okullarda temizlik yok. Bir temizlik görevlisinin maliyetinin ortalama 4 bin TL olduğunu söyleyen eğitimciler “Temizlik veli ya da öğretmenin görevi değil” diyor. Bu nedenle okulun temizliği için görevli bulunması velilerin üzerine yük olmamalı.

-Okulların ihtiyacı kadar temizlik görevlisi gerekirse İşKur’dan sağlanmalı ve bu görevliler de okullar açılmadan en az bir hafta önce işe başlayıp, okullarda hijyeni sağlamalı.

-Okullara yerel yönetimlerden destek sağlanmalı.

SINIFLAR BÖLÜNECEK Mİ?
-Okullar açılınca sınıflar bölünecek mi? Her gün okula gidilecek mi?

-Seyreltilmiş sınıflar için öğretmen ihtiyacının bir ordu haline gelen ataması yapılmayan öğretmenlerden sağlanmasının yolu bulunamaz mı?

EBA’NIN TIKLANMASI YETERLİ Mİ?
-Uzaktan eğitimin EBA’ya video çekmek olmadığını artık Milli Eğitim anlayacak mı? Tıklanma sayıları ile eğitimin kalitesinin ölçülmesinden vazgeçilmeyecek mi?

-Eğitimde kalite okul öncesinden ve temel eğitimden başlar. Sınav sonuçları ortada, bu sonuçlar öğrencinin değil, eğitim sisteminin performansını gösteriyor. Nitelikli bir eğitim için hangi adımlar atılacak?

DEZAVANTAJLI ÇOCUKLAR NE OLACAK?
-1.5 yıldır internet erişimi olmayan yaklaşık 5 milyon çocuk tekrar uzaktan eğitime geçilmek zorunda kalırsa ne olacak? Birçok çocuk okuldan koptu, özellikle dezavantajlı aileler gıda ihtiyacını karşılamakta zorlanırken bu çocuklar da “işçi” oldu. Fırsat eşitsizliği derinleşti. Ne yapılacak? Bu çocukları okula nasıl döndüreceğiz?

-Bu yıl da okula devam velinin isteğine mi bırakılacak? Bu her bireye eğitim verme sorumluluğunu velinin üzerine bırakarak, sorumluluktan kaçmak değil mi?

-Okullar gözlem ve deney odaklı eğitime hazır hale nasıl getirilmeli?

-Bazı öğretmenler okullar açılsa bile rapor alıp gitmeyeceğini söylüyor. Böyle bir durum yaşanırsa ne olacak?

-Öğretmene aşı zorunluluğu mu gelecek?

-1.5 yılın telafisi nasıl olacak?

-Ara tatil yapılacak mı?

PEDAGOJİK FORMASYON VE ATAMALAR
-Pedagojik formasyon kaldırıldı peki bundan sonra ne olacak? Bununla ilgili herhangi bir gelişme yok. Tezsiz yüksek lisans denildi. Ama bugüne kadar ne yapıldı?

-Öğretmen ataması en çok talep edilen konu. Bir gelişme olacak mı?

-Öğretmenlik meslek kanunu ne oldu?

-Öğretmen açığının ücretli öğretmenle karşılanmasından vazgeçilecek mi?

Pervin Kaplan

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
RABİA 1 ay önce

MEMUR ÖĞRETMENLERE 2012 YILINDA BİR GÜNDE KALDIRILAN MEMURLUKTAN ÖĞRETMENLİĞE GEÇMEK İÇİN %3 DİLİMLİK HAKKIMIZIN GERİ VERİLMESİNİ İSTİYORUZ.