Eğitim Bir Sen'de İşler Karıştı! Sendika Baronlarının 26 Kişilik Tiyatrosu! Bu Tiyatroya Geçit Vermeyin!

Profesyonel sendikacıların aldıkları astronomik maaşlar ve üç dönem kuralını kaldırma girişimleri “dava!” söyleminin inandırıcılığına darbe vurmuştur.

EĞİTİM 31.05.2022, 13:56 Editör
Eğitim Bir Sen'de İşler Karıştı! Sendika Baronlarının 26 Kişilik Tiyatrosu! Bu Tiyatroya Geçit Vermeyin!

Kamu çalışanların ekonomik ve özlük hakları iyileştirilmiş olup, çözümlenecek başka sorunlar kalmamış ki geriye sadece görev süresi dolan 23 tane şube başkanının durumu gündemi işgal etmektedir. Ülkemizde yaşanan ağır ekonomik sorunlarla insanlar mücadele verirken, vatan topraklarımızın sınırları emperyalist güçler ve onların piyonlarıyla çevrelemeye çalışırken bizim uğraştığımız şu işe bakın. Ayıptır, yazıktır, günahtır. 

Memur-Sen küçük hesaplar peşinde koşanların değil büyük düşünenlerin sendikasıdır. Memur-Sen, vesayet odaklarının yasaklarını tarihin çöplüğüne atarak yeniden büyük Türkiye’nin dünyada söz sahibi olmasının çimentosudur. Mensubu olduğunuz teşkilatın önemini, kıymetini ve değerini biliniz ve ona göre davranınız.

Görev süresi dolan 23 şube başkanlarından bazılarının delegelerden topladıkları imzalar ile tüzük değişikliği taleplerini karara bağlamak amayla, Sendikamızın tüzük tadil kongresi 11.06.2022 tarihinde, yeterli çoğunluk sağlanamaması halinde 12.06.2022 tarihinde yapılacağı ilanen duyurulmuştur. Kongrede, seçim işleri ve üç dönem kuralı olmak üzere iki ana konuyu görüşülüp karara bağlayacaktır.

Tüzüğümüzün 15. maddesine göre ilk toplantıdadelege tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve kararları salt çoğunlukla alır. İlk toplantıda salt çoğunluğun sağlanamaması halinde ikinci toplantıdabir milyon üye adına sadece 26 tane delegesinin oyu ile tüzük değişikliğiyapılabilmektedir. Zaten kendileri 23 kişi geriye 3 delegeye ihtiyaçları olacak. Bu nedenle yangından mal kaçırırcasına kendi menfaatlerinin devamı için tüzük değişikliği oylamasını ikinci güne bırakmak isteyenlere fırsat verilmemeli. Birinci gün yani 11 Haziran 2022 tarihinde tüm üst kurul delegelerin mutlaka oylamaya katılarak kişisel tüzük değişikliğine hayır demelidir ki, ilkesel sendikacılığa yakışmayan menfaatperestlere ve ileride de benzer davranışlara tevessül edeceklere ibret niteliği taşıyacak tarihi ders verilmiş olsun.

Görev sürelerini ölene kadar uzatmak isteyen 23 şube başkanı 12 yıl boyunca sendikamıza ne kattı? Yapacakları hangi işleri kaldı ki görev sürelerini uzatmak istiyorlar? Bu soylu mücadelenin çatısı altında yüzbinlerce üyede olmayıp da kendilerinde olan farklı ne özellikleri var? Eğer bu soruların cevaplarını verebiliyorlarsa ne ala. Ama ortada memurların lehine yaptıkları kayda değer olumlu bir icraatları bulunmamaktadır Ne hazindir ki kendileri lehine yaptıkları çok icraatları var. Temsil ettikleri memurlar bu ağır ekonomik şartlar altındayoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verirken, kendileri memur maaşından kat ve kat fazla maaşlarıyla, sendika araçları ile il il turistlik geziler, beş yıldızlı otellerde çalıştay adı altında tatiller velhasıl konforlu ve şatafatlı saltanatlarının ebet müddet devamı için uğraşmaları bardağı taşıran son damla olmuştur.

Çıkar ve menfaatlerine dokunulmaması için üyeler üzerinde korku imparatorluğu kurarak susturmaktadırlar. Üyeler; yöneticiliklerinin üzerlerinden alınması, istem dışı tayinler, soruşturmalar gibi endişeler taşıdıkları için doğruları konuşamamaktadır. Bu endişeler yersiz ve anlamsızdır. Görevini layıkıyla ve dost doğru yapan bir kamu görevlisine hiçbir kimse bir şey yapamaz.Dünya lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın sözleriyle bu endişelerin ne kadar yersiz olduğunu belirtmek isterim. Beşerî sistemde devlet otoritesinin üstünde başka hiçbir güç tanımam. Nokta. Var mı bunun daha ötesi?Öyleyse herkes haddini, sınırını, yerini ve yetkisini iyi bilecek.

Temsil ettikleri kitlelerden kopmalarına sebep olan Profesyonel sendikacıların aldıkları astronomik maaşlar ve üç dönem kuralını kaldırma girişimleri “dava!” söyleminin inandırıcılığına darbe vurmuştur. Bu dava nasıl bir dava ki öğretmen maaşıyla yürütülemiyor? Bu dava ağır ekonomik şartlar altında yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi veren emekçinin mi davası? Bu dava masum, mazlum ve ezilenlerin mi davası? Yoksa kendi çıkar ve menfaatlerinin mi davası?İmza toplayan şube başkanları gerçek niyetlerini ortaya koymuşlardır. Davaları para ve rant olmuştur. Bu kadar maaşla bu davanın yükü çekilmez deniliyorsa bu yükü öğretmen maaşıyla yapmaya hazır binlerce üye var.

Tarih tekerrürden ibarettir. Sözü ne kadar doğru bir söz ki yıllar sonra tekrar karşımıza çıktı. Genel Başkan Sayın Ali YALÇIN’ın 2010 yılında söylediği bir sözü bugünkü tartışmaların odağındaki konuyla ilişkilendirerek tercüme ediyor ve delegasyonun takdirine sunuyorum. “12 yıl boyunca görev yapan 23 şube başkanına artık yeter deyin ya da sendikanın tapusunu verin.”

Üç dönem ile ilgili Genel Başkan Sayın Ali YALÇIN’ın: “Ben üç dönem kuralını bilerek seçildim. Üç dönem sonra tekrar seçileyim diye gayretim de böyle bir talebim de olmaz. Kendim için ilkesel duruşumu bozmam” sözleriyle görüşünü ifade etmiştir.Sayın Genel Başkanın dekara ettiği gibi; genel yönetim kurulu üyelerinin, şube başkanlarının, şube yönetim kurulu üyelerinin ve tüm delegelerin de genel kurulda ilkesel duruşun gereğini yapmaları kamuoyu kendilerinden beklemektedir. 

Memur sen sıradan bir sendika değil bir dava hareketidir.  Sizler de sadece bir sendikanın üst kurul delegesi olmaktan öte derdi millet ve ümmet olan erdemliler hareketinin mensuplarısınız. Bu hareket üç beş kişinin çıkar ve menfaatine indirgenerek itibarsızlaştırılamaz. Sendikamızın geleceğinin şekilleneceği tarihi sorumluluk sizlerin omuzlarınızın üzerindedir. Sizlerin görevi 23 şube başkanın saltanatlarının devamı değil, milyonlarca kamu emekçisinin ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi için yeni başarı hikayeleri yazmaktır.Kamuoyunun sizden beklentisi size öğretilen değerlere ve ilkeli sendikaya yakışan davranış göstermenizdir. Kur’an-ı ifade ile davanızı az bir değer karşısında satmayın ve yalnız Allah’tan korkun.

Sendikada üç dönem kuralının kaldırılarak adeta dededen toruna sendika başkanlığı uygulamasına geçilmesine asla rıza gösterilmeyecektir. Sendikamızda nasıl memurlar ve milletimizin hak ve özgürlükleri için 2013 yılında sivil itaatsizlik eylemleri başlattıysak, şimdi ise istisnasız tüm üyeler, başta Genel Başkan Sayın Ali YALÇIN olmak üzere, genel yönetim kurulu üyelerine, şube başkanlarına, şube yönetim kurulu üyelerine ve üst kurul delegelerine tüm iletişim kanalları en etkin kullanılarak, sendikamızın ilkeleriyle bağdaşmayan kişiye özel tüzük değişikliğine üst perdeden hayır diyerek hep birlikte haykıralım. Artık demokratik tepkimizi göstererek eyleme geçme zamanıdır. Kafamızı kuma gömme zamanı değildir. Üç maymunu oynama zamanı değildir. Hele pısırık bir şekilde sessiz kalmanın hiç zamanı değildir. Artık üzerindeki ölü toprağını at ve harekete geç. Sendikalda saltanata dur de!Sendikanın, bir avuç azınlığın emellerinin aracı olmasına dur de. Sendikal gücü üyeler üzerinde despotizme dönüştürenlere dur de. Üyenin derdiyle hemhal olmayıp kendi çıkarının peşinde koşanlara dur de. Sessiz yığınların seslerinin yükselteceği gün işte bugündür. Bugün senin günündür. Yarın geç kalmadan haydi şimdi bir daha. Bir daha bir daha…….
Yıldırım DEMİRCİ 
İst.Pendik İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü 

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar (7)
umut suz 4 hafta önce
bütün sendikalar asıl amaçlarından uzaklaştılar, işin, aşın içine siyaset girmemeli. zamanında sendikalaşmak hak arayınca otoriteye başkaldırmak gibi algılandı, şimdi ise tam tersi yaranmak ,nemalanmak için sendikacılık yapılıyor. bence tümü kapatılmalı
Eski ebs li 4 hafta önce
Ebs davasından uzaklaşmış menfaat çetelerinin ele geçirdiği bir oluşum haline geldi. Kuruluş felsefesinden çok uzaktalar...
trc-neco 4 hafta önce
İyi bir benzetme olmayacak fakat şu hali ile sendikalar artık birer ticarethane olmuş durumdadırlar ve yine ne yazıkki bu ticarethanenin ana sermayesi biz çalışanların emekleri ve yasal talepleridir sonuç mu sendikacılık zamanla sermayeleşir ve bizlerde böyle tezgâhtaki balıklara döner ancak seyrederiz
yiğit adanalı 4 hafta önce
MEVCUT YÖNETİCİLER SALTANAT DÜZENİ DEVAM ETSİN HERKESİN KENDİLERİNE İTAAT ETMESİNİ İSİTİYORLAR EĞİTİM BİR SEN DAVASINA İHANET EDİYORLAR.
yiğit adanalı 4 hafta önce
EĞİTİM BİR SEN İN BAĞIMSIZ DENETMENLER TARAFINDAN ACİLEN BİR MALİ DENETİM GEÇİRİLMESİ GEREKİR
YHS 4 hafta önce
ali yalçın memuru öldurdu bızde sendıkasını bırakalım ,
Ümit Var 4 hafta önce
Bu sendikadaki herkesin (yönetimdekilerin özellikle) şapkasını alıp önüne koyup biraz düşünmesi gerekli. Bir tarafta doğrular ve doğruları söyleyenler, diğer tarafta ise gücün sahipleri ile çıkar ilişkisi kuran üye ve yöneticiler... Bir sendika, iktidarın gücü ile güçlendiginde bir gün iktidarı veya iktidar desteğini bununla birlikte hızla üye sayısını kaybettiğinde kendisini sendika yapan gerçek üye profilinin yüzüne nasıl bakacaktır, bunu düşünmeli. Sendika içi muhalefet olmadan kimse doğruyu bu kadar iyi göremez . Yıldırım Bey, anlayana iyi bir ayna tutmuş. Belki birileri mesajı alır. Ümit hep vardır.
20
açık