Öğretmene Sınav Değil Değer Verin

Bilindiği gibi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 13 Ağustos 2005 tarihinde yayımlanan “Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliği”ne dayanarak 2006 yılında bir sınav yapılmış, adaylık döneminden sonra “Öğretmen”, “Uzman Öğretmen’’, “Başöğretmen” olmak üzere üç kariyer basamağı oluşturulmuştu. Bu unvan ayrımı; branşları, haftalık ders yükleri ve hizmet yılları denk öğretmenlerin farklı ücretler almalarına yol açmış ve bu durum, eğitim camiasında yıllardan beri sorgulanır olmuştur. Maaş noktasında ayrışmaya sebebiyet veren bu uygulama, ilgili sınavın yapıldığı 2006 yılından bu yana eğitim camiamızda hatalı olarak nitelendirilmiştir.

EĞİTİM 12.08.2022, 21:47 Editör
Öğretmene Sınav Değil Değer Verin

Bu eksikliğin giderilmesi için getirildiği tahmin edilen ve 14 Şubat 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak kanunlaşan Öğretmenlik Meslek Kanunu ile “Tarih tekerrürden ibarettir” sözü yeniden hatırlara geldi.

İlgili Kanun’da teklif edilen uygulama, öğretmenlik mesleğine yeni bir statü ve itibar kazandırmayacak; Kariyer Basamakları Sınavı da farklı ihtisas alanları oluşturmayacaktır. Her öğretmen, öğrenim gördüğü lisans programında alan eğitimini ve pedagojik formasyon bilgisini tamamlayarak branşında uzman bir öğretmen olarak mezun olur. Eğitimcilerimizi sınava tabi tutarak başarılı-başarısız eğitimci diye ayrıştırma hatasına düşülmemelidir. Kaldı ki, yapılması planlanan sınavda öğretmenlerin branşlarına göre soru sorulmayacaktır.

Eğitimcileri sınava tabi tutmak yerine 10 yıllık hizmet süresini dolduran tüm eğitimcilerimize “uzman öğretmen”, 20 yıllık hizmeti olanlara da “başöğretmenlik” unvanları verilebilir. Bu süreleri öne çekme yahut uzatma hakkını Milli Eğitim Bakanlığımız değerlendirebilir. Aynı zamanda başöğretmenlik unvanı verilen eğitimcilere zorunlu 21 saatlik dersin dışında hiçbir şekilde ders verilmeden tam ek ders ücreti ödenmesi sağlanabilir, eğitim kurumlarında eğitim görevi tanınarak “öğretmen, uzman öğretmen” statüsünde olan öğretmenlere rehberlik etme görevi de tanımlanabilir. Bu sayede, tüm eğitim camiası tarafından 10 hizmet yılı tamamlandığında uzman öğretmen, 20 hizmet yılı sonunda ise başöğretmen olunacağı bilinir. Aynı zamanda, başöğretmen olan eğitimcilerin engin tecrübelerini genç öğretmenlere aktarmasının da önü açılabilir. Böylesine önemli bilgi ve tecrübeye sahip eğitimcilere aday öğretmenlerin yetiştirilmesinde görev ve sorumluluk verilmesi, eğitim camiasının bütün paydaşlarına yarar sağlayacaktır. Yönetici atamalarında hizmet puanı fazla olsa dahi “başöğretmen” veya “uzman öğretmen” unvanına sahip olanlara öncelik tanınabilir. Böylelikle “başöğretmen, uzman öğretmen” unvanları da anlamlandırılmış olur

 Öğretmenler, Kariyer Basamakları Sınavı’ndan sonra da yine kendilerine verilen müfredata bağlı olarak aynı işi yapmaya devam edeceklerdir.  “Sınavla verildikleri takdirde” söz konusu unvanlar, sınavda başarı sağlayanlara ekonomik getiri sağlamanın haricinde eğitime hiçbir katkı sunmayacaktır. İş barışını bozacak Kariyer Basamakları Sınavı’nın mutlaka iptal edilmesi gereklidir.

Milli Eğitim Bakanlığının sınav uygulamasından vazgeçerek “uzman öğretmenlik, başöğretmenlik” unvanlarını hizmet yıllarına göre vermesini talep ediyoruz. Başöğretmen unvanı verilen eğitimcilerimize de mutlaka aldıkları ücretin karşılığında ders dışında görev tanımlaması eğitim camiamıza yarar sağlayacaktır. Eğitimde getirilen statüler ayrıştırmaya sebebiyet vermemeli, eğitime ve eğitimciye yarar sağlamalıdır.  Öğretmenlik, en kutsal meslek olmasının yanında zaten bir uzmanlık kadrosudur. Geleceğimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin ekonomik kaygılardan uzak tutularak eğitime odaklanmalarını sağlamak, Hükûmetimizin ve Bakanlığımızın en önemli görevlerinden olmalıdır.

2006 yılında yetki ve sorumlulukları ayırt edilmeden verilen uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik unvanları, yıllardır eğitimcilerimiz arasında ayrıştırmaya neden oldu. Yeniden buna sebep verilmeden tüm eğitimcileri kapsayıcı bir uygulamanın hayata geçirilmesi gereklidir. Öğretmenlerimizi ekonomik kaygılarla boğmak yerine, eğitimde yakaladıkları başarı hikâyelerini kendi ağızlarından duymak daha anlamlı olacaktır.

Saygılarımızla…

Cihan DEMİRKOL
Eğitimde-Birlik-SEN
Genel Başkanı

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar (1)
hakkıaldemir 2 ay önce
Öğretmene değer falan vermezler eğitim denince akıllarına bina öğrenci (çünkü vatandaş ve siyasi çıkar gereği) okul sıra çanta ihale kitap say ha say her şey gelir, öğretmen akıllarına sayı rakam gibi gelir yani bir insan olarak öğretmen eğitimin ve toplumun olmazsa olmazı bu arkadaşlar için bir hiçtir. Biz konuşulana değil yapılana bakarız eğitimci günlük geçim derdinde olan ve şu an toplumda en alt seviyede bulunan bir sıradan devlet memurudur merak buyurmayın yakında asgari ücretle de müşerref olup mükâfatlandırılacaktır.
20
parçalı az bulutlu