Toplu sözleşmede gündeme gelmeyen konular

Toplu sözleşmede gündeme gelmeyen konular
Bugünkü yazımızda 2024-2025 yıllarını kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde memur sendikalarınca gündeme getirilmeyen ama ciddi bir sorun olarak karşımızda duran kritik konuları açıklamaya çalışacağız.

Sözlü sınavlarda yaşanan sorunlar toplu sözleşme görüşmelerinde gündeme gelmedi

Kamu yönetiminde uygulanan ve rahatsızlık oluşturan sözlü sınavlar toplu sözleşme görüşmelerinde gündeme getirilmemiştir.

Kamu yönetiminde sözlü sınavlar acilen masaya yatırılmalı ve sözlü sınavların alanı daraltılmalıdır. Hal böyle iken, sözlü sınav uygulaması giderek yaygınlaşmakta ve en alt düzeydeki memura kadar sözlü sınavlarla alım yolu tercih edilmektedir. Özellikle yazılı sınavlarda çok yüksek puan alan adayların sözlü sınavlarda başarısız kılınması çok büyük hayal kırıklıkları ve tepkilere sebep olmaktadır. Gençlerde tanıdığı olmayanların, memur veya işçi olamayacağı algısı ağırlık kazanmaktadır. Sözlü sınavlardaki adaletsiz uygulamalar, yerini şeffaflığa bırakırsa gençlerin Devlete olan güveni yeniden artacak ve muhalefetin elindeki aparat ortadan kaldırılacaktır. Bu nedenle, hem memuriyete hem de işçiliğe giriş sınavlarında uygulanan sözlü sınavlar amacından sapmış, sistem, liyakatli kişilerin alımı yerine, en güçlü referans sahiplerinin alımına dönüşmüştür. Objektif kurallar konularak mülakat uygulaması şeffaflaştırılmalı ya da kaldırılmalıdır.

Instagram sayfamızı takip etmek için tıklayınız
 

Maalesef bu kadar önemli bir konunun toplu sözleşme teklif metinlerinde yerini almaması üzüntü vericidir. Özellikle öğretmen alımında uygulanan sözlü sınavlarla ilgili objektif kullar ve şeffaf uygulamalara yönelik olarak getirilmesi gereken düzenlemelerin toplu sözleşme metinlerinde yer alması gerektiğini düşünüyoruz.

Kariyer ve Liyakat Sistemini Koruma Kurulu gündeme gelmedi
Toplu sözleşme teklif metinlerinde yer almayan başka bir konu da kamuda kariyer ve liyakat sistemini korumaya yönelik tedbirlerdir. Bu konuda önemli bir rahatsızlık olduğunu biliyoruz. Ancak kamu personelinin hak ve menfaatlerini koruma görevi bulunan memur sendikalarının bu konuda önemli adımlar atması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuların gündeme gelmesi gereken en kritik zemin de toplu sözleşme görüşmeleridir.

Amerikan tarihinde işe alımlarda ilk dönemlerde yağma sistemi (spoil system) vardı. Yani liyakat ve kariyerden ziyade eş, dost, akraba ve siyasi partiye sadakate göre memur olunabiliyordu. Bu durum devlette yolsuzluklara, iş bilmeyen kişilerin işe girmesine ve her bir seçimden sonra bütün memurların yenileriyle değişmesine yol açıyordu.

Amerika, çözüm olarak öncelikle herkese memur olmak için eşit fırsatlar sağladı ve kamu görevlerine alınmada siyasi görüşü dikkate alınmaksızın en liyakatlilerin seçilmesi zorunluluğunu getirdi.

Sonrasında siyasetçilerin iki dudağının ucunda olan bir memurluktan (“at will employment”) giderek uzaklaşılarak memurların iş güvencesi ve tarafsızlığını sağlayacak ve güçlendirecek düzenlemeler gerçekleştirildi. Kamu çalışanlarının tarafsızlığı ve iş güvenliğinin sağlanması ile siyasi baskılardan korunması o kadar önemli ki bunun için Amerika ve İngiltere gibi ülkeler özel statülü kurumlar oluşturdu. Benzer bir kurul Türkiye’de oluşturulmalıdır. Memur sendikalarının böyle bir kurul oluşturulmasını gündeme getirmelerini beklerdik.

Dolayısıyla bu konuda farkındalık oluşturma görevinin memur sendikalarında olduğunu düşünüyoruz.

    WhatsApp Grubumuz İçin TIKLAYINIZ
 

Sınavsız personel atamaları ve sınavsız görevde yükselmeler gündeme gelmedi
Toplu sözleşme teklifi metinlerinde yer almayan başka bir konu da sınavsız atamalar ve görevde yükselmelerdir. Gönül isterdi ki memur sendikalarının bu konuda sesleri yüksek çıksın.

Milyonlarca gencin iş aradığı ve ailelerine muhtaç oldukları bir ortamda birilerinin sınavsız olarak işçi veya memur olarak kamu görevine atanması çok büyük tepkilere yol açmaktadır. Bu nedenle 657 sayılı Kanun’un istisnai memuriyeti düzenleyen 59’uncu maddesi yeniden kaleme alınarak kamuya sınavsız alımın önüne geçilmelidir. Özellikle mahalli idarelerin özel kalem müdürlükleri doldur boşalt haline getirilmiştir. Sayıştay Başkanlığı, bu konuları sorgu konusu yapsa da kanuni düzenleme yerinde durduğu sürece çok fazla bir şey yapılamamaktadır. Sınavsız personel alımı sadece 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesi ile yapılmamaktadır. Belediyelerdeki sözleşmeli personel alımıyla, birçok kamu kurumunun işçi alımında uyguladığı yöntemler adeta dudak uçuklatır cinstendir. Özellikle sınavsız işe başlatılanların, hatırı yüksek kişilerin çocukları olması ve bunların kamuoyuna yansıması, sınava girip de işe başlayamayan gençlerce tepkiyle karşılanmaktadır. Bir tarafta çok iyi okullardan mezun çocuklar sınavla işe girerken diğer tarafta vasatın altındaki okullardan mezun çocukların sınavsız işe alınarak aynı mekanlarda çalıştırılması adalet duygusunu yerle bir edecektir. Bu çocukların yerine empati yaptığımızda yaşadıkları duygunun tarifsiz olacağı görülecektir.

Bu nedenle bu konunun da memur sendikalarının gündemine girmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Kamuya personel atama yöntemleri gündeme gelmemiştir
Toplu sözleşme teklif metinlerinde yer almayan başka bir konu da kamuya personel atama yöntemleridir.

Daha önceki yazılarımızda detaylarıyla izah ettiğimiz üzere mahalli idarelerden başlayarak kamuya personel atama yöntemlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Bu konu maalesef toplu sözleşme teklif metinlerinde hak ettiği yeri bulamamıştır.

Bu çerçevede geleceğimizi inşa eden öğretmenlerin kamuya alım yöntemi ile üç kat öğretmen adayının mülakata alınmasının oluşturduğu rahatsızlık gözden geçirilmeli ve mülakata giren aday sayısı olabildiğince sınırlandırılmalıdır. Adaylardan sadece öğretmen olamayacakların elenecekleri şeffaf bir mülakat sistemi kurulmalıdır.

Yine kurumların kişilere özgü ilana çıkmalarının önüne geçecek şekilde sistem oluşturulması da gündeme gelmesi gereken başka bir konudur. Özellikle üniversitelerde yaşanan kişiye özgü ilan yönteminin sonlandırılmasına ilişkin konular gündem oluşturmalıdır.

Ayrıca, işe girmek isteyen adayların birden fazla kadroya başvurularının engellenmesi ile yılın başında ilan edilen açıktan atama izin sayılarının sınavla yapılacak atamalara ayrılması da gündeme gelmesi gereken başka bir konudur.

Yine istisnai istihdam biçimi olan sözleşmeli personel uygulamasının yeniden gözden geçirilerek mümkünse sonlandırılması veya azaltılması yoksa ıslah edilmesine yönelik konu da görüşmelerde gündeme gelmeliydi.

Görüleceği üzere bu kadar kritik konular toplu sözleşme görüşmelerinde gündeme dahi gelmemiştir. Ümit ederiz ki yukarıda sıraladığımız konular memur sendikalarının gündemine girer de toplu sözleşmelerde hak ettiği yeri alır.

yenişafak

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorum yazarak topluluk şartlarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan kamubiz.com İnternet Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
7 Yorum