EĞİTİM YÖNETİCİLERİNİN ATANMASINDA BİLİMSEL İLKELERE UYULMUYOR?

      İnsan yetiştirme düzenimiz için eğitim ve kültür son derece önemli. Ancak; hafızasına yanlış bilgiler yüklenerek eline diploma verilmiş kişilerle toplum kalkınamaz. Kültürlü olan kişilerin davranış biçimleri, değer yargıları, beden dilleri bile değişik bir hale bürünebilmektedir.

      Eğitilmemiş kişilerin yüz beden dilinde (yüz hatlarında, bakışları, davranışları) bir hamlık gözleniyor.

      Devletin temel sorumluklarından biri de bireyi geliştirmek, onun bilgi, kültür düzeyini geliştirmektir.

      Kişinin yaşamdan tat alabilmesi, yaşama sevincini arttırması bir ölçüde bilgi ve kültür düzeyinin artmasına bağlıdır.

      Günümüzde ne yazık ki , bireyi geliştirmek için çabalar yetersiz kalıyor.

      Eğitim yöneticiliği atamalarında bilimsel ilkelere uyulmuyor.

      Müfredat proğramları çağın çok gerisinde.

      Diğer taraftan, sosyalleşmesinde kitle iletişim araçlarından televizyona ayrıca değinmek gerekir. Adeta, komplo teorileri ve şiddet içeren TV proğramları bireyleri geliştirdiği söylenebilir mi? Yine TV. Habercilik alanında da etkili değil.

     Tabii ki, sorgulanması gereken diğer hususlarından biri de halkın kendisini geliştirecek proğramları izlemeye ne kadar istekli olduklarıdır. Örneğin, tiyatroya, resim sergilerine  rağbet ne oranda,  kitapevlerinde okunma oranı ne oranda? Bunların sorgulanması gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorum yazarak topluluk şartlarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan kamubiz.com İnternet Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Hasan GÜNEŞ Arşivi