Malazgirt Zaferi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı

Türk milletinin asla esir edilemeyeceğini; semaları süsleyen Türk Bayrağı’nın gönderden indirilemeyeceğini ve gök kubbeyi çınlatan ezan seslerinin dindirilemeyeceğini bütün dünyaya ilan eden, namusumuzu ve mukaddes değerlerimizi düşman saldırısından kurtarmakla kalmayıp; 26 Ağustos 1071’de Malazgirt’te sadece Anadolu’nun kapılarını açmakla kalmayıp,  Malazgirt Zaferi ile gönül kapılarını da açarak,, İ'la-yı Kelimetullah davasına hizmet ile gönlüleri fetheden ecdadın emaneti olan Anadolu’yu ebedi yurt kılarken, aynı zamanda esaret altında bulunan diğer mazlum milletlere de ilham kaynağı olan, 30 Ağustos Zaferimizi kutluyoruz.”

Hürriyet; ancak savaş meydanlarında kazanılan zaferlerle elde edilebilir, zaferlerle muhafaza edilir...

Kültürel kodlarımızda biliriz ki; milletleri yaşatan ve yükseltenler, kahramanlardır. Milletlere yol gösterenler, zafer kapılarını açanlar, tarihe şan verenler, insanlığın kaderine hükmedenler, medeniyet ufuklarına ışık tutanlar o emsalsiz, isimsiz kahramanlardır…

Toprak uğruna ölen varsa vatan olur diyerek, bizlere bir vatan, bir istiklal bırakmak isteyen, İ'la-yı Kelimetullah davasına asırlar boyu hizmet eden, “Haçlı Dünyası”nın da bu hizmete duydukları tepkilerin hedefinde yok edilmek istenen Ecdadımız;

Yüce Allah’ın, Kur’an da; "Sizinle savaşan düşmanlarla Allah yolunda siz de savaşın. Sakın aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez."(Bakara-190), ve " Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.” (Ali İmran-139), “Allah size yardım ederse artık sizi yenecek hiçbir kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa O’ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah’a güvensinler.”(Âl-i İmrân Suresi – 160) ayetlerine dayalı yaşamayı şiar edinmiş, bu ihlas içerisinde; ecdadın  Malazgirt’te kapılarını açarak, kendilerine emanet ettikleri vatanı, emanetin mana deriliği farkındalığı ile, 30 Ağustos’ta yokluklar içinde ve en ağır şartlar altında, yedi düvele karşı korumuş, bu uğurda, Gazi Mustafa Kemal önderliğinde, sayısız ve isimsiz kahramanlarıyla tarihte benzeri görülmemiş bir destan yazmıştır.

Türk Milletinin şanlı mazisinde büyük yeri olan Ağustos ayı “Zafer Ayı” olarak nitelendirilir ki; kazandığı her bir zafer ile gönül kapıları açılan, İ'la-yı Kelimetullah davasına hizmet eden ecdat, yeni zaferlere koşmak için yedi düzele karşı mücadele için, içerisinde bulunduğu imkan ve şeraiti düşünmemiştir…

İçinde bulunduğumuz Ağustos ayındaki nice zaferlere bizi ulaştıran, işte bu ruhtur. Malazgirt’te, Mohaç’ta, Sakarya’da, Büyük Taarruzda bütün terör örgütleriyle ve şer güçleriyle mücadelemizde hep bu ruh vardır.

Malazgirt’te Anadoluyu vatan kılıp, emanet eden ecdadın emanetine sahip çıkma yolunda 30 Ağustos’ta erişilen bu zafer; Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü, devletin varlığı ve bağımsızlığı temelinde mücadele edenlerin, yokluğa, yoksulluğa, haksızlığa, işgale ve zulme baş eğmeyenlerin, inananların zaferidir.

Küresel senaryoların yazıldığı/oynandığı bir süreçte, Malazgirt Zaferinin  mana derinliğinde, idrak edeceğimiz 30 Ağustos Zafer Bayramı sürecinde; öncelikle Milli Birlik ve Beraberliğin temini, tesisi ve devamının sağlanması yönünde her bir ferdimizin mesuliyetinin farkında olduğu, her tür tahrikin ötesinde duyarlı olmamız gereken günlerde olduğumuzun farkındalığı içerisinde, milli duruşun önemine, birlik ve beraberliğimize yeni vesileler oluşturmamız gerektiğine dikkat çekeriz.

 “Türk milletinin asla esir edilemeyeceğini; semaları süsleyen Türk Bayrağı’nın gönderden indirilemeyeceğini ve gök kubbeyi çınlatan ezan seslerinin dindirilemeyeceğini bütün dünyaya ilan eden, namusumuzu ve mukaddes değerlerimizi düşman saldırısından kurtarmakla kalmayıp; 26 Ağustos 1071’de Malazgirt’te sadece Anadolu’nun kapılarını açmakla kalmayıp,  Malazgirt Zaferi ile gönül kapılarını da açarak,, İ'la-yı Kelimetullah davasına hizmet ile gönlüleri fetheden ecdadın emaneti olan Anadolu’yu ebedi yurt kılarken, aynı zamanda esaret altında bulunan diğer mazlum milletlere de ilham kaynağı olan, 30 Ağustos Zaferimizi kutluyoruz.”

Bu vesileyle; şahsım ve Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu adına; 

26 Ağustos 1071’de Malazgirt’te sadece Anadolu’nun kapılarını açarak, bize bir vatan bırakan Sultan Alpaslan’a ve o isimsiz Alperenlere, kahramanlara, kendilerine emanet edilen bu cennet vatanın, muhafazasının önemimin mana derinliğinde, 30 Ağustos’ta Gazi Mustafa Kemal önderliğinde, yokluklar içinde ve en ağır şartlar altında, yedi düvele karşı koruyan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, canlarını feda ederek. bizlere eşsiz bir vatan bırakan aziz şehitlerimize,  Hakk’a yürüyen kahraman gazilerimize Yüce Rabbimden rahmet diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorum yazarak topluluk şartlarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan kamubiz.com İnternet Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Metin AKGÜN Arşivi