Eşit Haklar Sendikası: Kral Çıplak!

Ülkenin birinde giyimine düşkün, kendini beğenmiş bir kral varmış. Kendini çok akıllı sanan kral, giyim kuşamdan başka bir şey düşünmezmiş. Günlerden bir gün komşu ülkenin kralı kendisini ziyaret etmek istediğini bildirmiş. Elbette ki, bizim kralın ilk aklına gelen yine ne giyeceği olmuş. Hemen adamlarını çağırtmış. “Tüm dünyaya haber gönderin” demiş. “Öyle bir elbise istiyorum ki, dünyada bir eşi daha olmasın. Bana böyle bir elbise dikecek terziyi zengin edeceğim. Misafirlerimi karşılarken bu elbiseyi giyeceğim.” Kısa bir süre sonra, haber her yana yayılmış. En iyi terziler, ellerindeki kumaşlarla, saraya gelmişler. Hepsi yapacaklarını krala anlatıyormuş. Ama kral anlatılanlardan hiç birini beğenmiyor;

Eşit Haklar Sendikası: Kral Çıplak!

“Çok daha güzel olmalı!” diye bağırıp duruyormuş.

Sonunda çok genç bir terzi çıkmış kralın karşısına. “Sen ne getirdin bakalım” diye sormuş kral. Terzinin genç ve tecrübesiz duruşu kralın umudunu iyice kırmış. “Benim getirdiğim çok özel sevgili kralım” demiş genç terzi. “Size öyle bir kumaş dokuyup, öyle bir elbise dikeceğim ki, sizden önce kimse böyle bir elbiseyi giymemiş olacak.”

Kral bu sözlere çok şaşırmış.

“Ancak bir şartım var” demiş genç terzi. “Giysiyi bitirene kadar işimize hiç kimse karışmayacak.”

Kral aradığını bulmanın sevinciyle kabul etmiş bu şartı. Hemen iki kese altın verip; “Çabuk olun o zaman!” diye emretmiş.

Genç terzi hemen başlamış çalışmaya. Ertesi gün iki kese altın daha istemiş kraldan. Kral hiç itiraz etmeden vermiş altınlarını. Aradan günler geçtikçe, kral genç terzinin dokuduğunu söylediği kumaşı merak etmiş. Sonunda dayanamayıp, çalıştığı odaya girmiş. Genç terzi tezgahın başında harıl harıl çalışıyormuş. Kral sessizce bir süre izlemiş, bir şey göremeyince; “Demek bunca zamandır boş oturdun ha!” diye kükremiş. “Kese kese altınları ben boşuna mı verdim sana!”

Terzi sakin ve kendinden emin;

“Saygıdeğer kralım” demiş. Bu kumaşı sadece akıllı insanlar görebilir. Bakın ne kadar da güzel oldu. Öyle değil mi?”

Kral ne diyeceğini şaşırmış. Aptal durumuna düşmemek için;

“Evet evet çok güzel” demek zorunda kalmış ve hızla çıkmış odadan.

Kralın elbisesi şehirde kulaktan kulağa dolaşır olmuş. “Sadece akıllılar görebilir!” İnsanların merakı bunu duydukça daha çok artıyormuş. Sonunda tören günü gelmiş. Halk toplanmış, hazırlıklar bitmiş. Terzi kralı soymuş ve gerçekten varmış gibi üzerine bir elbise giydirmiş. Sonrada karşısına geçip; “Çok şık oldunuz efendim” demiş. “Muhteşemsiniz.”

Kral genç terzinin bu iltifatları karşısında, aynada gördüğü çıplak bedene hiç aldırmadan; “Eline sağlık, çok güzel olmuş” demiş.

Kral yeni elbiseleri ile çıkmış saraydan. Dışarda toplanan halk kralı çıplak görünce çok şaşırmışlar. Ama kimse cesaret edip krala gerçeği söyleyememiş. Birden küçük bir çocuk haykırmış;

“Kral çıplak!!!”

Ardından cesaretlenen halk, gülmeye başlamış. Kral geç de olsa gerçeği böyle acı bir şekilde anlamış.

Hikâye bu ya. Ülkemizde “Kral çıplak” daha çok tiyatro konusu olur.  “Kral çıplak” bu kez de yazı konusu oldu. Ancak önümüzdeki Ağustos ayında 2022 ve 2023 yıllarını kapsayacak 6. Dönem Toplu Sözleşme için kurulacak müzakere masası yine bir “tiyatro”ya sahne olacak. Anlayacağınız yine seyre dalacağımız şey “tiyatro” olacak.

Başrol de muhtemeldir beş dönemdir tarih yazarak (!) başımızı döndüren yine aynı yetkili sendika olacaktır. Figüranlar ise iki konfederasyon yetkililerinin de oyuncu olarak katılacağı trajikomik bir tiyatro.

Açılış sahnesi “Efendim yüzde 38”, “mürekkep” sözleriyle başlar, “üzümün çöpü armudun sapı” ile tiyatro son bulacak.

Bahaneler…teraneler…zatı ali’lere bahşedilecek siyasi ikballer…

Önümüzdeki dönemle birlikte tam on yıldır toplu sözleşmelerle oyalanan milyonlarca memur ve memur emeklisi. Elde ne var? Elde var: 0 (sıfır).

Memur hacizli eyyy sendika kralı, memur pe-ri-şan… memur yoksul… memur çaresiz ve bitik.

Yüzde 4, yüzde 3; sizinle hayat ne güç!

Fileler dolmuyor, maaşlar yetmiyor, seninle bu hayat inan hiç çekilmiyor.

Ankara’da, fil kulesinde yaşayan Kral’ım;

 “Dediğim dedik, çaldığım düdük” diyorsun halbuki. Sen ki bakanlığın her kademesine ayar çekmiş, açılmayan kapıları tekmelemiş, her başkaldıranı dize getirmiş adamasın, sen ki, olacak değin şeye hiç itiraz olmadan kanunsuz olsa bile olduracak kişisin; ama gel gör ki toplu sözleşme masasından kaçan sen, dışarda da seyyanenler için ali kıran baş kesen yine sen.

En sevdiğin ayların muharremindesin değil mi?  

Sevsinler seni.

Yiyenler yer, biz yedik mi? Yemezleer!

Biliyorum “Kral çıplak” olsa bile korkaklar göremez. Ben yine de buradan haykırıyorum : “Kral çıplak!!!”

“Kral çıplak” fakat memur da fakirlikten “Çırılçıplak”

FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TWİTTER'DAN TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.